0
1
ÖNCELİKLE; TÜM OKUYUCULARIMIZA MUTLU, HUZURLU, SIHHATLİ VE BEREKETLİ NİCE YILLAR DİLERİZ 40. sayı ile yine karşınızdayız ve dolu dolu bir sayı hazırladık. 15 abone ve +50 beğenenle daha yola devam ediyoruz, hep daha iyiye inşallah Dergimizde bir ay boyunca neler oldu bir göz atalım: *Fafatuka isimli arkadaşımız ikinci kere anne oldu(geçen ay da Güncel’ in [...]
7
  Tutku Günlükleri/ The Rum Diary Yapım: 2009_2011  -  ABD Tür: Dram,  Komedi,  Macera, Süre: 110 dakika Yönetmen: Bruce Robinson, Oyuncular: Johnny Depp,  Amber Heard,  Amaury Nolasco,  Aaron Eckhart,  Giovanni Ribisi,  Richard Jenkins,  Frankie ıngrassia,  Bill Smitrovich,  Marshall Bell,  Karen Austin,  Julian Holloway,  Gavin Houston,  William Charlton,  Luis O. Rosado,  Jason Smith,  Bruno ırizarry,  Aaron [...]
0
    Ben sevgilinin En çok öpülmesini severim Sen öpmezsen Ben öpmezsem Biz öpüşmezsek Ayrılalım o zaman sevgilim  
1
İtiraf ediyorum Geceleri ıslık çalan bendim Çocukların korkup kaçtığı bir şeytan Gecelerin en tehlikelisiydim Kıyametin suya vuran kırmızısı Günahların sokaklarda yürümesiydim   İtiraf ediyorum Taş atıp ben kırdım yıldızları Sarhoşların rüyalarındaki kadınları çaldım Ben akıttım hiç yoktan bir çiçeğin kanını İtiraf ediyorum ki unutmasın geceler Sokaktaki arkadaşını    
2
Özdemir Asaf Arun (11 Haziran 1923; Ankara – 28 Ocak 1981; İstanbul), Cumhuriyet dönemi Türkşairlerdendir. 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara‘da doğdu. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi‘nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi‘ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne [...]
0
1
Yine bir tükeniş kalıbına sokuyorum kendimi. Ümit değil adı artık… Tekerrür… Göz göre göre, gözüme baka baka yaklaşıyor çıkmazıma. Ama biliyorum giremez bu sokağa. Tek bir adım atamaz korkudan. İzin de vermez ki elinden tutmama… Oysa bu sokağın her taşını ezberledim ben artık. Kaçıncı dönüşüm etrafında? Kaçıncı bekleyişim? Kaçıncı ümit tohumum? Acaba kaçıncı hüsranım? En [...]
1
Kırılması zor olan kabukların nasıl kırıldığını ilk izlediğimde 12 yaşındaydım.Ceviz kabuğu kırmak konusunda hep başarılı olmuştum hayatım boyunca.Fındık ve kenarı açık olmayan antep fıstığında da gözle görülür bi’ başarım vardı. Hindistan cevizinde bile biraz zorlanmama rağmen kabuğu kırmayı başarmıştım.Zamanla kabukların adeta yaman bi’ düşmanı,eğilip aman diledikleri bir kabuk kırıcı olmuştum.Ta ki insan kabuğuyla karşılana kadar. [...]
2
Canım, Sana şimdiden böyle seslendiğim için umarım bana kızmıyorsundur. Ne yapayım seni çok seviyorum ve bunu saklayamıyorum. Daha tanışmadık seninle. Nerede, ne şekilde ve ne zaman tanışırız, Allah bilir ama bir gün olacak bunu biliyorum. Sen “O” olacaksın. Bayan doğru’sun sen ve beni sonsuza kadar seveceksin. Beni çok seveceksin ve sonsuza dek.. Bunu da dile [...]
1
Bir pencerenin arkasından ne görebilirsin.? Gördüğünü sandığının ne kadarını görebilirsin.! Bütününü göremediğin manzara için ne diyebilirsin.? Dersen, peki öyle olmadığını anlayınca ne diyebilirsin.! Birini seversinde seni pencere kenarına çeker Bak bu penceren göreceklerinde bu kadar der Önceleri gördüğün manzara gözünü kör eder En güzel manzaralar seninki kıymetini bil der Sorguladığında konuyu başka taraflara çeker Gördüğünden [...]
2
Bir çocuk vardı; hayattaki beklentilerini unutmuş, her gece kabuslarında hayallerindeki imkansızlıklarla yüzleşen… Bir kız vardı; gözlerinde gün batımının tüm ihtişamı ve yalnızlığını barındıran… Çocuk tüm zayıflığını saklardı yazdığı yazılara, sanki gerçek dünyada hiç bir derdi yokmuş gibi yaşayabilmek için. Sığmazdı ikisinin de yaşadıkları kağıtlara. Ne kızın temiz beyazlığı görünürdü kağıt üzerinde, ne çocuğun hayalleri. Ne [...]
1
Ellerin ne kadar da sıcak. Tıpkı gözlerin gibi. Tıpkı bakışların gibi. Ellerimi hiç bırakma ne olur! Oradaki sıcaklık tüm vücudumuza yayılsın. Aşkımızı ellerimizde yaşayalım önce. Bu çocuksu çekingenliğimizi atalım artık ne olursun! Bu “birleşme” hali ellerimizde başlasın artık. Elimi öyle bir tut ki; beni sevdiğini hissedebileyim. Sen elimi öyle bir kavra ki; aşkımız terlesin avuçlarımızda…” [...]
1
Ayakkabı boyasıyla boyadım; Elvedaları, unutulacak o dost simaları Ve yol gözleyen gözlerimi… Boyayıp cilaladım hisleri, Sanki ilk günkü gibi Olacakmış gibi… Ayakkabılar histeri, Bağcıklar kopar, bağlar…   Ayakkabı boyasıyla boyadım, Dualarımın kalıplaşmış nesnesini. Boyadıkça aradım, Sükûnlarda sesini. Sükûnet mızrabından sadâsız, Üryan nameler…   Ayakkabı boyasıyla boyadım, Kırmızı bir ayakkabıyı, Karanlıktı boyalarım Ve ayaklarım yoktu…
2
Bir ibadet ederken huzur doluyordu içi bir de onu düşünürken. Zaten onu düşünmeyi de ibadet sayıyordu çocuk. Yılmaz Erdoğan’ın dediği gibi “Ona bakmak Allah’a inanmaktı”… Annesiyle yaşıyordu. Küçücük bir evleri vardı. Günleri genelde birbirine benzerdi. Eğer arkadaşlarıyla dışarı çıkmazsa, ki genelde çıkmazdı, evinde oturur yazar dururdu. Yazıları nedense dönüp dolaşıp o güzel kıza varırdı. Nirvana’ydı [...]
0
Leman Sam son basın toplantısında demiş ki: “GÖNÜL isimli şarkımın sözlerini artık şu şekilde güncelleyerek kullanacağım, kamuoyuna duyurulur” ACANS HALİ: Bunca zaman yiyip rejimden kaçtın Su içsem yarıyor deyip yırtarım sandın Basküle çıkıncada o gözlerini dört açtın Sonrada terör saçtın yapma dedim yaptın ezo Hijyen senden çok uzaktı Banyo senin için bir tuzaktı Sanki saçlarını yıkamak yasaktı [...]
2
Sisli bir Ankara akşamı… Pencereyi açtığında yüzüne çarpan sert rüzgar… Ayaza kesmiş ihtimallerin şehri. Aylardan Aralık. Bir aralık hüzün girmiş sol yanıma. Kışın is karası olur evlerin duvarları der annem. İs karası olmuş içim; kıştandır deyip geçiyorum!
1
Eğrilik çiçeği düşmüşse kader yaprağına, Âlemi eğmektense, ikrar daha ıtırlıdır. İnsanlara dağ olup zorluk çıkaracağına; Takoz ol, olduğunu da bil! Daha hayırlıdır. Kendini bilen eğri, hadsiz doğrudan doğrudur. Doğru yolu gösteremiyorsan yanlıştan caydır, Doğruluk, kırık güneş ışıklarının yoludur, Karanlıkları ışıtan, huşû içinde aydır. Diken batıran gül kokulu eller lanetlensin; Misk, diken ayıklayan yağ kokulu makastadır. [...]
16
Muzur bir yaz akşamüstüsüydü.Bisikletle, çeşitli mahalleler dolaşıp aynı çeşitlilikte aksiyonlar yaşamıştık.Siteye dönme vakti gelmişti artık.’E vakit geldiyse bekletmek olmaz.’ deyip vakte mecburî uyuma geçtik… Siteye vardığımızda, çocukluğumuzu çılgınca yaşayan bir yığın sütlaç olduğumuzu gururla hissediyorduk.Hatta yaşadığımız çeşitli aksiyonlara kendimizi o kadar kaptırmıştık ki; arkadaşımın bisikletinin, bisikleti insansız ayakta tutan o küçük ayak gibi parçası bozulmuştu [...]
2
Merhaba Dünyalı, Ben, sizin uzaylı dediğiniz o varlığım ve harbiden de dostum, yalanım varsa iki gözüm önüme aksın.Yıllar önce bir köye düştüm ve bir yerlerden bulduklarımla haberler edinmeye, yaşamımı idame ettirmeye çalışıyorum.Etrafa bunu çaktırmadan şu ana kadar geldim…Sizinle ve yanılgılarınızla ilgili düşüncelerimi belirtmek için bu mektubu, biraz da utanarak, yazıyorum. Öncelikle sizin tahayyül ettiğiniz uzaylı [...]
4
Belki de iki bedende gizli iki güzel düştük! Her düşüşümüzde bir düşün izi saklı. Tüm tutunmalarımzda ellerimiz kanrevan. Şimdi şehir yağmurla yıkanırken; yeni bir güne uyanmak için ben ve şehir geceyle koyun koyuna güneşe yol alıyoruz! Bilsek de kanrevan tutunmalardan geçecek yolumuz, ben… şehir… yağmur … ölümüne tutunuyoruz!
1
Gökte ararken yerde buldum Yağmur bulutlarını, Hem de yerin ta dibinde… Ve gökte buldum lavları, Burnumun ucunda hissettim lehebi. Gökte ararken yerde buldum Güneşi, ayı… Bulutların ardına saklanmışlardı. Katreleri sobeledim, Bir ebe heyecanı sardı, Benliğimi beledim… Gökte ararken yerde buldum Işığı, maviliği, özgürlüğü… Yerin bile unuttuğu derinlikte, Öyle ki, göğün çoktan öldürdüğü… Gökte ararken yerde [...]
0
Kar yağıyor anne Şehir bembeyaz. Anne… Örter mi üstünü kar acıların? Örter mi yalnızlığı? Ne de çok özledim kokunu . Bak yanımda Sana cümleler biriktiren bir küçük kız. Baksana kar yağıyor anne! Ellerim, gözlerim bembeyaz. Yüreğime kar yağıyor anne. Yalnızlığımın üzerine yağıyor kar. Anne… Kar yağıyor. Üşüyorum. Issızım. Anne… Benim. Ben… Küçük kızın.
0
Ne zaman seni ansam, içli bir türkü sızlatır bamtelimi. Ne zaman bir türkünün peşine takılsam yalınayak, sana çıkar yolum. Ne zaman ah etse sol yanım, adın düşer dilime. Ne zaman  kah çay buğusunda, kah şarap kızılında kavuştursak  sesimizi, sözümüzü… Ben… O zaman  BEN olurum! 2. Yanan mum alevi gibi tükenirken gece,  kaç mısrayı mühürledik geceye?  [...]
1
P. S.  I LOVE YOU/ 2007 “Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin. Biliyorum, gitmene izin vermeliyim. Ama biliyorum ki nereye gidersen git asla uzakta olmayacaksın.. Çünkü parlak bir yıldızın ışığı gibisin. Yaşamımda parlamaya devam edeceksin… Hiçbir mesafe bizi ayrı tutamaz. Sen benim kalbimde olduğun sürece bu gözlerden hiçbir gözyaşı düşmeyecek.. Çünkü [...]
1
Hani Cem Yılmaz‘ın bir gösterisinde dalga geçtiği, komedyen vefatlarında söylenegelen bir söz vardır: “Bu defa güldürmedi!” Vefat durumlarında olmasa da bazı durumlarda gerçekten yerinde söylenmiş olabiliyor bu söz aslında. Charlie Chaplin‘in son filmlerinden Limelight, bizdeki adıyla Sahne Işıkları, komedi unsurları ve mizahî taşlamalar içerse de daha çok yürek burktuğu için bu defa güldürmekten çok hüzünlendiriyor [...]
0
  Dişçideyim, 3 dolgu 1 çekimden sonra, doktor hanım bir de dişlerimi temizlemek istiyor. Beni aşağılayan bir ses tonu ile: - Aman Allahım, ömrümde bu kadar çok taşı aynı ağızda görmemiştim, siz hiç temizletmez misiniz dişinizi? Eminim ki sırf, baştan beri içinde tuttuğu, bu lafı söylemek için dişlerimi temizlemeye kalktı. Cevabım: - Temizletsem de ne [...]
0
      Bir Garip Orhan Veli Açıklama : Murathan Mungan‘ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli’nin şiirlerinden kurgulayarka oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli’dir. İlk kez 1981′de sahnelenen oyun, kısa aralarla birlikte uzun süre afişte kaldı. 1993′te kitaplaşmış ve günümüze değin geniş bir okur kesimiyle buluşarak bir oyun klasiği haline gelmiştir.     Firarperest Açıklama : [...]
0
1
Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan? Evde evcil hayvan besliyorlar; kedidir, köpektir… Bunlar normaldir. Komşum evde yamyam bir tavuk besliyor. Evet; yamyam. Tereyağında kızarmış peynirli yumurtadan başka şey yemez. Nasıl olur da kendinden birini, her ne kadar kızarmış da olsa, böylesi iştahla yiyebiliyor aklım almıyor. Utanmasa ağzını şapırtadacak. Zaten ben o manzarayı gördüğümdendir eve yumurta [...]
0
1. BÖLÜM 2. BÖLÜM -          İyi akşamlar Prensesim. -          İyi akşamlar. -          Bendeniz buralara çok uzak bir krallıktan geliyorum. Adres sormayın uzun sürer. Ama bu üzerimde ki fırfırlı kıyafetten de anlayacağınız gibi prensim. -          Memnun oldum Prensim. -          Bugünlerde biraz üzüntülüymüşsünüz. Duydum, bende inanın çok üzüldüm. -          Teşekkür ederim. Nişanlımın ani ölümü beni gerçekten çok [...]
1
Sanki ellerimde kimliksiz bir manyetik alan varmış gibi, hangi elekronik cihaza dokunsam bozulur. Bilgisayar kaçtır tamire gitti, buzdolabına takılan ikinci motor, bu kaçıncı kumanda elimdeki ( kumanda sayesinde televizyon yırttı tabii), aldığım üçüncü telefon, kullandığım dördüncü ütü…(Komşunun elektrik süpürgesi ile bakkalın kutu kola makinesini hiç söylemeyeyim). Bunlar problem değil de, bu manyetik alan bankamatiklerde çok [...]
0
>Yazı yazarken şapkalı a nasıl yazılır, ben bunu bilmem. Hala yazmak isterim hala yazarım. Kar yazmak isterim kar yazarım. Hala anlamam hala ve kar nasıl yazılır. (Ama artık öğrendim. Bakın: Â Â Â Â veya â â â â ). >Word de yazı yazarken bazen bazı kelimelerin altında dalgalı ve yeşil bir çizgi oluşur. Sağa [...]
0
Raziye İçoğlu na ithaftır “Aslında pis bir ev görünce o ev kadınının çok mutlu olduğunu düşünürüm. Evi pis olan kadınlar her açıdan mutlu ve sakin kadınlardır. Çünkü sinirli, mutsuz kadınlar; bütün hırslarını ev işinden çıkararak, her yeri tertemiz yaparlar. Kocası silercesine sinirle silinmiş bir halı kadar temiz halı olamaz.” Raziye İçoğlu Böyle söylemiş son BAYAN [...]
0
1
0
Sen daha çok büyürken içimde Mutluluk başımı döndürdüğünde Şehirleri oynatsam yerlerinden Ülke sınırları birbirine karışsa Savaşların eşeğinden dönülse Özlemin büyürken yüreğimde Hasret başımı öne düşürdüğünde Taş taş üzerinde bırakmasam Korkudan yaprak kıpırdamasa Dalgalar sahille sessizce buluşsa Senin olmadığın gecelerimde Sessizlik büyüdükçe büyüdüğünde Bütün tabiatın dengesini bozsam Tabiat oldukça dengesiz olsa Ulu orta önüne gelene çatsa [...]
3
Sol göz bebeğimin beşiği kandan Sağ göz bebeğimin kundağı taştan Çıkılır mı ha denilince bu ah u zardan Kurtulur mu el kadar yürek aç kurttan Bir dev yürürken ezeceği karınca var mı diye bakabiliyorsa Onu dev yapan koca cüssesi değil yüreğindeki merhametidir Bir cüce ayrılıkta söylediği yalanlara kendini inandırabiliyorsa Onu cüce yapan küçük boyu değil [...]
3