KAYIP ARMUT ekibinden mini bir dublaj denemesi 🙂
0
“KAYIP ARMUT” EKİBİNDEN; Yeşilçam Aromalı GAME OF THRONES S8B3 Tamamen gerçek çeviridir Yeşilçam dili ve müziği kullanılmıştır 🙂 Seslendiren(tüm erkek sesler ve bayan sesi dahil): Doga Yaltirik  
0
Zamanın ilerleyişi ile beraber o alıştığımız meslek isimlerimiz var ya hani annelerin, her kızını istemeye gelene; kızımı ne doktorlar, mühendisler istedi de… derken hiç kırabileceğini düşünmediği onca mimar, öğretmen ve avukat kalbi, babaların okumakta gözü olmayan oğullarını tornacıya ya da berbere verirken söylediği; ustam eti senin kemiği benim ve Cem babanın “işçisin sen işçi kal” […]
0
Bu yazımızda psikolojik işkence yöntemlerinin belki de en acımasız, en rahatsız edici türlerinden birini işleyeceğiz: Gaslighting. Bu manipülasyon yöntemini hemen tüm hatlarıyla ele almaya başlayalım. Baştan belirtelim: Yazı oldukça uzun olacak, çayınızı kahvenizi hazır etmeniz yararınıza olabilir. İyi okumalar! İlk iş olarak “Gaslighting” teriminin nereden geldiğini açıklayalım. Terimin çıkış noktası 1938 tarihli Gas Light adında […]
0
Çocuk soruyor: ATASÖZÜ nedir baba? Babası: ııı… şey… Atalarımızın işlerine geldiği gibi söyledikleri sözlerdir çocuğum… Doğru! İki çıplak bir hamama yakışır diyen de atalarımız, iki gönül bir olunca samanlık seyran olur diyen de. İti an çomağı hazırla diyen de atalarımız, İyi insan lafın üstüne gelir diyen de. Haramdan şifa olmaz diyen de atalarımız, Üzümü ye […]
0
0
  Hz. İsa’nın doğumundan falanca yıllar önce, Taş Devri insanı, muhtemelen bir “gece gece” vaktinde daha çakmak taşlarıyla ateş yakmayı öğrendi. Bu buluşu, birbirine çarpan iki çakmak taşından çıkan kıvılcımın yerdeki kuru otları tutuşturmasıyla bir rastlantı sonucu yaptığı sanılıyor. Hâlbuki ateş ilk insanın yaratıldığı yıl bulunmuş olmalı. İnsan et ve kana büründüğü andan itibaren hastalanabilecek […]
0
Sen bir sokak çocuğusun İbrahim Bizimkine bakma sen Aldırma işte Öyle nazlı oluşuna, kaprislerine İtip kakmalarına Senin gibi sokakta öğrenmedi ki o Sevmeyi Sevilmeyi Kavgaya tutuşmayı Sen vurur gibi yapıp vurmuyorsun Farkındayım İbrahim Her şeyin farkındayım Ekmek de zamlanıyor Su da, Hayat zorlaşıyor gün geçtikçe Savaş kapımızda Ama sen onun kusuruna bakma A evladım Kara […]
0
Bir yazı yazmalı şimdi şu anda Nasıl da karamsarım oysa Neden diye bağırmak geliyor içimden Şu kalabalığın içinde mahzun bir balık gibi hissediyorum kendimi. Pis bir akvaryum sanki bu dünya Siyahı sevmek suç muydu? Ya da çok mu önemsemiştik çocuk olmayı? Pamuk şeker alasım var yolda gördüğüm şu Suriyeli çocuğa ”Kınayı getir annem” diyor türküde ”Parmağın batır […]
0
bir gün ama bir gün yavrum bizim de bir uçurtmamız olacak salacağız göklere dans edecek kuşlarla bir gün ama bir gün yavrum oyunlar oynayacağız seninle körebeler, saklambaçlar, ip atlamalar savulun çocuklar bir gün ama bir gün yavrum mutlu olacağız seninle tebessümler, gülücükler, kahkahalar, kıskanacak insanlar bir gün ama bir gün yavrum umut da olacak, yaşamak […]
2
Haya sağanağında kupkuru geceleri; Hıyanet ve isyan kumandasında, Bağlılık yemini edip düşman ağırlayan gözetleme kuleleri… Dili sarkmış köpeklerin istilasında, Hakikatte bir ricattır tövbeleri, Haya sağanağında kupkuru geceleri. Kuşlar konar mı göğüne yumruk sallayanın başına; Öyle asi ki yapayalnız kuleler, Öyle asi ki alkış tutulur yıkılışına… Hem soğuk hem de ıssız kuleler, Bir cehennem yakıştırılır kışına; […]
0
Haham kendini takip eden öfkeli kalabalığa aldırmadan suçu sabit görülmüş kadını iki Roma askeriyle birlikte surların dışına, tören için özel hazırlanmış alana götürüyordu. Kadın, otuzlu yaşlarda üstü başı yırtılmış, kaderine razı, kafası önde, gözler  bastığı toprağa sabitlenmiş, kollarından sıkı sıkıya tutan askerlerde olmasa toprağa kapaklanıverecek, kaderine küçük adımlarla yürüyordu. Yapmadığı bir suçtan ölüme gidiyordu, çok […]
0
Küçük bir hanım, ufak adımlarla sokakta yürürken ve birden kuşlar aman Allah’ım ne de güzel kuşlar, ve simitçi, sıcak simitleriyle geçerken; sokak ağlamaklı olmuştu çünkü o küçük hanım da ağlıyordu belki sevgilisinden ayrılmıştı ama pek de naifti bedeni ince, zarif çıt kırıldım ama ona yakışıyordu yakışmayan ise belki onu terk eden adamın yaptığıydı kaba saba, […]
0
Sahte bir kuş gördüm, Döşekler içinde, rahat; Taze nimetler, geniş bir hayat. Buna rağmen saldırgan… Saldırgan ve hoyrat; Kanatları daima gergin, ötüşü keskin ve bayat. O, sahte bir kuştu. Hakikat sanan kulları vardı, onlar da Uçmak için oradan oraya koşuştu. Halbuki kuşun kendi ne bir kere uçmuş Ne de bir kere konmuştu. Bir de hakiki […]
0
“Kendi toplumunu sevmenin yanında, farklı toplumlara karşı nefreti de barındıran düşünce biçimi” diyor sözlükler. Evet özü bu! Lakin bu bence yinede tek boyutlu bir bakışçısı ve işin aslında herkes en az bir kere ırkçı.   a-Kendi inancını diğer inançlardan üstün tutan, bununla da kalmayıp diğer inançlara sahip kişileri; şeytan, kafir ve ateist kelimeleri ile yaftalayan […]
0
Kalem türleri içinde en çok klasik  kurşun kalemleri seviyorum, uçlu kalemler gibi nankör değildirler, hiçbir sınavda sizi yarı yolda bırakmazlar, kolay kolay kırılmazlar ve hatta kalemtıraş bulamadığınız zaman bir çakı ile bile açılırlar. Kurşun kalemler ile yazarken hata yapmaktan korkmazsınız.   Ben; elimde kurşun kalemim yeni bir yazı yazmak için konu düşünürken, birden dedim ki; […]
0
Kadim şehir Diyarbakır… Tarih boyunca üç ana dini ağırlamakla kalmamış, birçok dili de bağrına basmayı bilmiş şehir… Kadim sıfatını en küçük, atomik toz zerresine varıncaya dek hak eden şehir… Çocukluğum herkese nasip olmayan surların ninnileriyle emekledi, gençliğim Dicle’nin ele avuca sığmaz sularıyla yıkandı. Küçük bir çocuktum, farklı dilleri, şarkıları, ağıtları canlı canlı dinledim, farklı dinlerle […]
0
*Ağzındaki kötü tat, ben çok sigara içtiğim için. *Çayın dibini dökecek bir saksım bile yok. Ev ancak kendine yetiyor. * Senin sesinle sıyrılırdım Bu şarkılar karmaşasından Dağda sıkılmışların mırıldandığı Bir ezgi duyardım yüzünde *Günlerden sadece Pazartesinin sendromu olması insanın kaypaklığına bir işarettir. Aynı sıkıntıyı Salı da yaşarsak başlar değiştirme ihtiyacı. *İnsan ancak bir kişiyi kurtarabilir. […]
3
“Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadına şiddete hayır”   NE KADAR KLİŞE BİR YAZI GİRİŞİ OLDU BU BÖYLE?   Kadına şiddete hayır, denildiğinde çoğumuz aklına gelen; morarmış gözler, darp olmuş bir ten, kirpiklerde takılı kalmış yaşlar, zorla sahip olunmuş bir beden ve başına gelenleri artık kabul etmek zorunda kalmış yok yok zorunda kalmamış zorunda […]
0
Gözlerinin beyazı dışında tümüyle karalara bulanmıştı. Eşinin hazırladığı sefer tasını yavaşça açtı, birinde çorba diğerinde 2 adet biber dolması vardı. Afiyetle yedi, ne de güzel yapmıştı. Yeni evlenmişlerdi, son kontrole gittiklerinde baba olmasına iki ay kaldığını söylemişti doktor, eli kulağındaydı. Yemek sonrası sendromu, sigara çekti canı, yasak olduğunu hatırladı. Abisinin tüm ısrarlarına rağmen bırakamamıştı mereti. […]
0
Mor menekşe: Bülbül güle aşık olmuş duydun mu? Papatya: gülün derdi, bana ne? Mor menekşe: bülbülün derdi demek istedin galiba. Papatya: gülün derdi. Aşk yanmayı göze alabilmektir, gün gelecek BÜL-BÜL yanıp KÜL,KÜL olacak, ve bir gün gül hiç böyle sevilemeyeceğini geç de olsa anlayacak… gülün derdi… *Dip not: BÜL: Cilt yanıklarında ortaya çıkan içi su […]
0
Günlerdir televizyonlarda-sosyal medyada Özgecan ile uyuyoruz Özgecan ile kalkıyoruz. Kimisi tüm içtenliğiyle idamı, kimisi biyolojik hadımı dile getiriyordu. Kimisi  iktidarı suçluyor, kimisi mini eteği. Deyim yerindeyse, demokrasinin gereği olsa gerek, ağzı olan konuşuyordu. Olayı abartanlarda oluyordu arada, olaydan siyasi rant elde etmeye çalışan Özgecan’ın katili kadar tehlikeli, cani ruhlu, iktidarı bununla da köşeye sıkıştırabilir miyim […]
0
Her yerde çiçekler açmıyor, Görülen yalnızca serap! O da cüzdana ısmarlı… Siyâh değil, siyâha boyalı çiçekler Satılıyor, satılıyor..! Gerçek siyâh vakarlı, Gerçek siyâh karlı. Yâh gibi, Siyâh… Siyâh düşünmezler, Siyâhı düşünmezler; Kara satarlar, Zifir satarlar, Siyâh satarlar… Yâh gibi, Siyâh… Onu ancak, Üşüyen anlar.  
0
Gökyüzüne bakın, Hayli daraldı. Kuşbakışı tadında temaslar, Ehli bile sınıfta kaldı. Şunun şurasında, Bunun burasında, Onun neresinde.? Murdar olmaya ne kaldı… Simülasyon sevinçler, ‘Beş boyutlu taş’ çatlasın Üç boyutlu özgürlükler, Bilmem kaç gigabyte ömür vesaire… Hepsi bir sıcak nefese kafa tutuyor; Ağlama ifadesi takının millet çünkü Korkarım ki, İnsanlar kuş renginde robotuyor…
0