“İçmiyo muyuz” dedim.”Yok dün çok içtim bugün içmek istemiyorum” dedi.Ona çok içmemesi için geçerli bir mazereti olmadığını uygun bir dille anlatım.”Haklısın” dedi.Evimiz tekele uzak olduğu için kimin gideceğine karar veremedik.”Yazı tura atalım.”dedim.Ben yazı dedim o tura.Tura geldi.Yazı deseydi yazı geleceğini adım gibi biliyordum.Tekele giderken apartmanda sivri burun ayakkabılarının çıkardığı ses iki kat aşağıdan duyuluyordu. [...]
Güneş battı Ölüyor bulutlar Sevgilim çorba yapmış Dışarıda sonbahar Perdeyi çekip oturmuş Yüzünde binlerce çocuk Kapıyı çalıp giriyor içeri Elinde pamuk şekeri bir mutluluk Ben sakalımın ucunda Okşuyorum yanaklarını Küçükçe sokuluyor karnıma Beyaz bir bulut gibi ayakları Hüzün şarkıda kaldı O’ndaymış bütün mutluluk Eğil de öp alnımdan Deniz kokuyor ortalık
Yaşadığım bütün kötülükler Arkasında güzel şeyler bıraktı Ama asıl kötü olan Kötülükler içinde Güzel şeylere rastlamaktı
Artık uzağa gitsin Bu emanet duran bulutlar Şöyle güneş silkinsin yerini bilsin Artık çiçekler utanmayın havadan Açın açılacağınız kadar Yaz devrimi başladı Kahrolsun yalancı beyaz Yaşasın ilkbahar
Hızlıca girdi içeri “terliyim öpüşmeyelim” Tokasını çıkarıp Yatağa attı Soyunup dökündü gülerek Duvarların gözü üzerinde Havlusunu alıp Banyoya girdi Başladı inceldiği yerden Vücudunu yıkamaya Taşa dökülen sular Akmak istemedi Bir su hayatı boyunca Ancak bu kadar şanslı olabildi
Ben şizofren ispanyol şövalyesi Sen olmayan güzeller güzeli Dülsinya Olmayan bir yerde buluşmak için Ayrıldığımızda Gelmemenden anlamalıydım Senin bana göre olmadığını
Bakınıyordu bahçe bahçe, Yüzünde akşamüstü turuncusu, Ellerindeki bu çocuk kokusu, beni ona çağırdı Bende, eskimesin diye tuttuğu çiçek. Topladım bütün yazları avucuna koydum…
Birbirini sevmiyor evren Bir çiçekle sonbahar mesela Sen ve ben evren misali Yaşıyoruz öle kala Birbirini aldatıyor evren Gökyüzü evinde güneşle ve yağmurla Yağmur güneşi seviyor ben seni Kendimizden kalanlarla
Sana gelmem için Önüme yolları koydular Koşarak uzaklaştım kendimden Seni bulacaktım orada Oraya gelmeden yolları kaldırdılar Sana geliyordum çocuk çocuk Sen yokmuşsun meğer Kandırdılar…
Ben sevgilinin En çok öpülmesini severim Sen öpmezsen Ben öpmezsem Biz öpüşmezsek Ayrılalım o zaman sevgilim
İtiraf ediyorum Geceleri ıslık çalan bendim Çocukların korkup kaçtığı bir şeytan Gecelerin en tehlikelisiydim Kıyametin suya vuran kırmızısı Günahların sokaklarda yürümesiydim İtiraf ediyorum Taş atıp ben kırdım yıldızları Sarhoşların rüyalarındaki kadınları çaldım Ben akıttım hiç yoktan bir çiçeğin kanını İtiraf ediyorum ki unutmasın geceler Sokaktaki arkadaşını
Özdemir Asaf Arun (11 Haziran 1923; Ankara – 28 Ocak 1981; İstanbul), Cumhuriyet dönemi Türkşairlerdendir. 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara‘da doğdu. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi‘nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi‘ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne [...]
Uyandığında Yaşadığını düşüneceksin Nefes alıp büyüyerek Bunu aynada ilk Kendine söyleyeceksin Uyandığında Bir rüya göreceksin Bunu aynalar söylemeyecek Yaşamayarak bileceksin Birgün uyanmayacaksın Rüyanda yaşadığını öğreneceksin Sana bunu beyazlar söyleyecek Bir daha hiç rüya görmeyeceksin
