Her Daim Görüşmek Dileğiyle 🙂 Takipte kalın.
AŞIRI ALINGAN KADIN     ÇOK KORUMACI ANNE
DERGİLER KAPANMASIN   DELİLER TEKNESİ, Temmuz- Ağustos sayısında bi öykümle, ALAMET DERGİ 2. sayısında “Vivaldi’ nin Kızları” isimli öykümle yer alacağım ve KALENDER DERGİ    10. sayı/52. sayfada “Gece Düşü” isimli şiirimle yer almaktayım 🙂 dergiyurdu.com dan temin edebilirsiniz 🙂 #dergilerkapanmasın, #edebiyatlakalın, #gecedüşü PEYOTE DERGİ  2. SAYISINDA “Keder ve Şölen” isimli bir öykümle yer almaktayım 🙂 Temin […]
Eklemeyi unuttuğum 4. Bölüm 🙂 Yakında “ARA SICAK TİPLER” de görüşmek üzere 🙂      
Annem dünyanın en güzel kadını En güzel gülümseyen kadını… Suya şeker katsa Sütlaç olur Toprağa kül dökse gül / Nurşen Alıcıer
  YARIŞMAMIZ SONUÇLANDI İŞTE KAZANAN ESERLER
  Hakkı Hanımlar ve kaynANAlar 🙂 3. Bölüm/ SÜPER HAKKI Ben yazdım, İpek oynadı 🙂 Beğenmeniz dileğiyle, keyifli seyirler 🙂 HAKKI HANIMLAR face sayfamız    
Erkekleri “maç günlerinde” nasıl alış-verişe ikna ederiz? Şşşşşt! OYNAYAN: İpek Ayaz Kortunç YAZAN: Lavinya Öz   Facebook sayfamızdan da takip etmeyi ve youtube kanalımızdan abone olmayı unutmayın 😀  
TÜM KADINLARI OYNAYAN: İpek Ayaz Kortunç YAZAN: Lavinya Öz. “Dünya Kadınlar Günü Farkındalığı” yaratmak istedik, başarmış olmayı umuyoruz 🙂 HAKKI HANIMLAR başlığı altında elimizden geldiğince haftada bir video yayınlamaya karar verdik, abone olunuz! 🙂  
KISMET OLAN HER YENİ SAYI BU LOGO ALTINDA “ÇANGAL” DA GÖRÜŞMEK ÜZERE
“Sigarayı Bıraktığını Nasıl Anlarsın?” >>> Aynı; “diyete başladım” cümlesi gibi “sigarayı bıraktım” cümlesi de çevrenizce ciddiye alınmaz çünkü iradenizin %80 oranında en fazla 4 gün süreceği düşünülür ama siz %20 lik dilimde olduğunuza inandırabilirsiniz; önce kendinizi. “Sigarayı bıraktığını nasıl anlarsın?” Artık “sigaranın zararları” temalı yazı ve görsellere kaçmadan bakıyorsan ve “sigara” kelimesini cümle içlerinde çok […]
      Bugüne kadar kimsenin başına gelmemiş, fakat herkesin başına gelebilecek hikâyeleri ile yönetmenliğini İbrahim Sevinç’in yaptığı “Dört Köşe Komedi” adlı oyunumuz ikinci gösterimde sürprizleri ile sizi bekliyor. Tam bir müzikal diyemesek de bu kez pek çok müzikli hallerin de bulunacağı yeni bir uyarlama ile bu sezon; sezon boyunca Tiyatro Run oyuncuları tarafından sahnelenecek. […]
SEVGİLİ KIZIM Şimdi gece, Noel gecesi. Benim küçük kalemimdeki silahsız muhafızların hepsi derin uykuda. Kardeşlerin uyuyor, annende uykuya daldı. Ne var ki sen çok uzaklardasın; eğer şu anda şu dakikada fotoğraflarına bakmıyorsam kör olayım. Fotoğrafların burada, masanın üzerinde, kalbime en yakın yerde duruyor. Oysa sen neredesin? Uzaksı, masalsı, Pariste, Camps Elyees’deki tiyatroda, görkemli bir sahnede […]
Kısmetse benim kalemimin tozunun da sahne tozuna karışacağı “DÖRT KÖŞE KOMEDİ” adlı tek perde tiyatro oyunu, Aralık da seyircisi ile buluşmaya hazırlanıyor Gelişmeleri bu sayfadan takip edebilirsiniz >>>>>>> TİYATRO RUN Skeçler: Kemal Oruç – Lavinya Öz Yöneten: İbrahim Sevinç  
SERDAR TÜTÜN’ ün son kitabı SEN, BEN VE BİZ… TÜM KİTAPÇILARDA… “Kitap deneme değil. Vaktiyle sinema filmi olması için yazılan 15 öykümün toplamından oluşan bir derleme. 15 öykü, 15 Film!” http://www.dr.com.tr/Kitap/Sen-Ben-ve-Biz/Serdar-Tutun/Edebiyat/Deneme-Yazin/urunno=0000000722759 https://www.facebook.com/yazarserdartutun/  
Kalemdaşlarımızdan Berker Yörgüç’ ün de artık bir kitabı var 🙂 Tebrikler Okuyucun bol olsun Berker.   “Kime desem, konuşmayı yeni öğrenmiş çocuklar Bilmediği yola çıkan yolcular yüzlerinde Zili çalsam açarlardı da ben kendi kapımı zorladım hep Üst katından ranzamın, eve dönerdim uyuyunca arkadaşlar İlkin bir uzun yolculuktaydı çıktı sakallarım Başka sorular sorarlardı, gözlüklü ve dağınıktılar […]
“KİMSEDEN MEKTUP VAR” Ömer Fikret Şen’in ilk kitabı olan ‘Kimse’den Mektup Var’, geçmişini bilmeyen bir adamın (Adem) kilitli bir odada çaresizce çırpınışını anlatıyor. Hiçbir şey hakkında hiçbir fikri olmayan Adem, aldığı ve yazdığı mektuplarla odaya nasıl girdiğini, nasıl çıkacağını ve nasıl yaşayacağını çözmeye çalışıyor. Psikolojik bir durumu anlatan kitap, yetkin bir bilim kurgu örneği olarak […]
AHMET ZEKİ YEŞİL‘ in yazmış olduğu HUNİLİ KRAL isimli kitap MÜHÜR KİTAPLIĞI yayınları aracılığıyla önümüzdeki günlerde kitapevlerinde yerini alacak… Kendisine “Ütopya E-dergi” olarak bol okurlu bir basım dileriz 🙂 kaleminize sağlık efendim. Ahmet Zeki Yeşil, yaptığı bir açıklamada “Komik olan her şey mizah değildir. Mizah, haksızlığa bir tepki olup, temelinde hoşgörü olmalıdır. Mizah susarsa, bir […]
KAYIP ARMUT ekibinden mini bir dublaj denemesi 🙂
“KAYIP ARMUT” EKİBİNDEN; Yeşilçam Aromalı GAME OF THRONES S8B3 Tamamen gerçek çeviridir Yeşilçam dili ve müziği kullanılmıştır 🙂 Seslendiren(tüm erkek sesler ve bayan sesi dahil): Doga Yaltirik  
Bu yazımızda psikolojik işkence yöntemlerinin belki de en acımasız, en rahatsız edici türlerinden birini işleyeceğiz: Gaslighting. Bu manipülasyon yöntemini hemen tüm hatlarıyla ele almaya başlayalım. Baştan belirtelim: Yazı oldukça uzun olacak, çayınızı kahvenizi hazır etmeniz yararınıza olabilir. İyi okumalar! İlk iş olarak “Gaslighting” teriminin nereden geldiğini açıklayalım. Terimin çıkış noktası 1938 tarihli Gas Light adında […]
Haham kendini takip eden öfkeli kalabalığa aldırmadan suçu sabit görülmüş kadını iki Roma askeriyle birlikte surların dışına, tören için özel hazırlanmış alana götürüyordu. Kadın, otuzlu yaşlarda üstü başı yırtılmış, kaderine razı, kafası önde, gözler  bastığı toprağa sabitlenmiş, kollarından sıkı sıkıya tutan askerlerde olmasa toprağa kapaklanıverecek, kaderine küçük adımlarla yürüyordu. Yapmadığı bir suçtan ölüme gidiyordu, çok […]
“Kendi toplumunu sevmenin yanında, farklı toplumlara karşı nefreti de barındıran düşünce biçimi” diyor sözlükler. Evet özü bu! Lakin bu bence yinede tek boyutlu bir bakışçısı ve işin aslında herkes en az bir kere ırkçı.   a-Kendi inancını diğer inançlardan üstün tutan, bununla da kalmayıp diğer inançlara sahip kişileri; şeytan, kafir ve ateist kelimeleri ile yaftalayan […]
Kalem türleri içinde en çok klasik  kurşun kalemleri seviyorum, uçlu kalemler gibi nankör değildirler, hiçbir sınavda sizi yarı yolda bırakmazlar, kolay kolay kırılmazlar ve hatta kalemtıraş bulamadığınız zaman bir çakı ile bile açılırlar. Kurşun kalemler ile yazarken hata yapmaktan korkmazsınız.   Ben; elimde kurşun kalemim yeni bir yazı yazmak için konu düşünürken, birden dedim ki; […]
Kadim şehir Diyarbakır… Tarih boyunca üç ana dini ağırlamakla kalmamış, birçok dili de bağrına basmayı bilmiş şehir… Kadim sıfatını en küçük, atomik toz zerresine varıncaya dek hak eden şehir… Çocukluğum herkese nasip olmayan surların ninnileriyle emekledi, gençliğim Dicle’nin ele avuca sığmaz sularıyla yıkandı. Küçük bir çocuktum, farklı dilleri, şarkıları, ağıtları canlı canlı dinledim, farklı dinlerle […]
“Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadına şiddete hayır”   NE KADAR KLİŞE BİR YAZI GİRİŞİ OLDU BU BÖYLE?   Kadına şiddete hayır, denildiğinde çoğumuz aklına gelen; morarmış gözler, darp olmuş bir ten, kirpiklerde takılı kalmış yaşlar, zorla sahip olunmuş bir beden ve başına gelenleri artık kabul etmek zorunda kalmış yok yok zorunda kalmamış zorunda […]
Gözlerinin beyazı dışında tümüyle karalara bulanmıştı. Eşinin hazırladığı sefer tasını yavaşça açtı, birinde çorba diğerinde 2 adet biber dolması vardı. Afiyetle yedi, ne de güzel yapmıştı. Yeni evlenmişlerdi, son kontrole gittiklerinde baba olmasına iki ay kaldığını söylemişti doktor, eli kulağındaydı. Yemek sonrası sendromu, sigara çekti canı, yasak olduğunu hatırladı. Abisinin tüm ısrarlarına rağmen bırakamamıştı mereti. […]
Mor menekşe: Bülbül güle aşık olmuş duydun mu? Papatya: gülün derdi, bana ne? Mor menekşe: bülbülün derdi demek istedin galiba. Papatya: gülün derdi. Aşk yanmayı göze alabilmektir, gün gelecek BÜL-BÜL yanıp KÜL,KÜL olacak, ve bir gün gül hiç böyle sevilemeyeceğini geç de olsa anlayacak… gülün derdi… *Dip not: BÜL: Cilt yanıklarında ortaya çıkan içi su […]
Günlerdir televizyonlarda-sosyal medyada Özgecan ile uyuyoruz Özgecan ile kalkıyoruz. Kimisi tüm içtenliğiyle idamı, kimisi biyolojik hadımı dile getiriyordu. Kimisi  iktidarı suçluyor, kimisi mini eteği. Deyim yerindeyse, demokrasinin gereği olsa gerek, ağzı olan konuşuyordu. Olayı abartanlarda oluyordu arada, olaydan siyasi rant elde etmeye çalışan Özgecan’ın katili kadar tehlikeli, cani ruhlu, iktidarı bununla da köşeye sıkıştırabilir miyim […]
Adaleti ile nam yapmış bir padişah, yaşlı, dürüst bir adamı, saraya her sabah gelip ezandan önce; “SEN DOĞRU OL PADİŞAHIM, EĞRİ BULUR BELASINI” demesiyle görevlendirmiş. Yaşlı adam her sabah sözünü söyler bir kese altını alır evinin yolunu tutarmış. Günlerden bir gün bu yaşlı adamın saraya girip çıkması ile edindiği bir kese altından işin özünü bilmeyen […]
Masa kalabalıktı, herkes demlenmiş, koyu sohbetin, yılda birde olsa bir araya gelmenin keyfini çıkarmaktaydı. Ortamı dolduran fondaki sanat müziğimi, müziğe eşlik etmenin coşkusu mu, ağır ama emin adımlarla boşalan kadehlerin verdiği rehavet mi sıcak ortamın oluşmasına etkendi bilinmese de, felekten çalınacak bir gece için yer zaman denklemi tümüyle hazırdı. Şarkılar, yan masayı rahatsız etmeyecek şiddetteki […]
Suikast çemberi (asssasins) denilen filmi izlediniz mi bilmiyorum, öyle aman aman bahsedilecek bir film olmasa da, uvertür diyebileceğim kadar da vasat bir film değil. En azından oyuncuları ( Sylvester Stallone, Antonio Banderas, Tulianne Moore) ve başarılı aksiyon çekimleri ile dişimizin kovuğuna sığar. Yönetmen Richard Donner, yapım yılı 1995. Bu filmi köşeye taşıyacak önemli bir yanı […]
  KADIN isimli dergideki KASIM ayı yazım 🙂 Hollanda da yayınlanan bir Türk, Kadın dergisidir.   Yeniden basılı bir dergide yer almak ruhuma iyi geldi :)) Tek sıkıntı dergiye şimdilik sadece ABONELİK sistemi ile ulaşılması.   KADIN dergisi Kasım sayısı     Aralık sayısı içeriğimi de en erken Ocak ayında not düşebilirim 🙂 Kucak dolusu sevgiler, […]
  İyi, kötü… “Çirkin” i de eklesem Clint Eastwood’ un filmine gönderme yapmış olacaktım ama çirkinlik katarak yazımın enerjisini düşürmek istemedim. Ne kadar zıt görünse de iyi ve kötünün aslında birbirini tamamlayan iki kardeş olduğunu düşünüyorum. Biri olmazsa diğerinin anlamını yitireceğini. YİN YANG; Chi ’ nin alçalan ve yükselen evrelerine verilen isimlerdir. Birbirlerine karşıt ama […]
Kara derili adam sırtına aldığı kafasından ve bacağından okla vurulmuş ceylan ile soluk soluğa hızlı adımlarla köyüne gidiyordu. Şu önündeki sarp yamacı aştı mı tamamdı. Yokuş yukarı sırtındaki yükle yürümek zor gelse de tepenin zirvesine az bir yolu kalmıştı. Aniden, gürültülü bir sesle, donup kaldı, sağına döndü, hemen hemen yüz metre ilerde altı minik aslan […]
SEN GİTTİN CAN/ Dilek Rabia Asım  Varlığımın son kalıntıları üzerimde yok oluşlardayım can. . . Yüreğimin zümrüt tepelerinden sana sesleniyorum, GİTME CAN… Ben rüzgar olup savrulayım sen gitme. Ben hiç böyle varlığımı hissetmedim senin yanında olduğum gibi… Sen gidiyorsun can, ben yok oluyorum. Aşkımız siliniyor hatırası bile kalmıyor. Yüreğim de sadece sözcükler kalıyor ama onlar da senin […]
GAM KENARI Acının dağlandığı anlar vardır… Aramaya gerek yok, o gelir bulur… Beraber gidilen bir lokantanın kapanması bile üzüntüdür… Veyahut lokantanın yerine dükkânı çiçekçinin tutması… Gözyaşından çorba olmaz ama… Dilin, damağın yanar tuzdan… Soğutamazsın… Zamansız, kırmızı bir toka çıkar nereye saklanmışsa… Saçı toplasın diyedir küçük canavarın dişleri… Ve fakat dağıtıp ısırır, acıyan ne varsa… Yaşananları… […]
Bir film, sinema üzerine her şey forumunda konu açılmış” SENARYOM VAR NASIL SATABİLİRİM?” KUZEYDENİZ isimli kullanıcı makale tadında olan şu hoş cevabı vermiş  🙂   ” Dostum bunun bir kaç yolu var, O’da zaman. Zamanın varsa; tek tek yapımcılara gidip, onlara projeni beğendireceksin. Randevu alacaksın. Defalarca üzerinden geçip, güzel bir sinopsis hazırlayacaksın. Yada, bir ekip kurup, […]
  *Merhabalar, önce sizi kısaca tanıyalım Oktay Kara kim? Merhaba. İsmim Oktay Kara. 1989’da Rize/Pazar’da doğdum. Artvinli bir ailenin iki erkek çocuğundan biriyim. Babam devlet memuru, annem ev hanımıdır. İlk, orta ve lise öğrenimimi Rize ve Samsun’da, üniversite eğitimimi Ardahan’da (Ardahan Üniversitesi – İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) tamamladım. İnsanın kendi çabalarıyla ne yapması gerekiyorsa, hayatım […]
Yazımı okumanız biter bitmez kaldırın başınızı. Çevrenize bir bakın. Hayır bakmayın; GÖRÜN! Ne çok hükümdar var etrafımızda, dört yanımız çevrili adeta. Benim bulunduğun yerden gözüme ilişen ilk hükümdar; havşte boynunda bir ip ile aklına estiği gibi dolaşıp duran şu beyaz tavuk. O tavuktan daha hükümdarı yok şu an; şu dünyada, küçük de olsa başını sokacak […]
Sonraki sayfa »