Açınca kalpte aşk tomurcuğu Başlar ömür ikliminin ilkbaharı Aşktır yüreği mutluluğa bulayan Sevdalıktır huzura bereketi katan Hadi uyanın aşktan konuşalım bu gece Ama önce şu hislerinizin tozunu aldırın Ve gecenin rengini bir iki ton kadar açın Kapatmayın yıldız kapılarıda aralık kalsın İçinizden biri büyük okyanusu dillendirsin Gökyüzünün yanaklarına sevda serpiştirin İğneden ipliğe aşka yakışmalı her [...]
Yalnızlığa ömürde ekin zamanı Ruhlarda sahipsizlik boşlukları Hatıralar dolu pişmanlık anıları Düşlerdeyse gözyaşı tohumları Yalnızlık konuşacağız bu gece Kederden kendinize sos yapın Hislerinizin boynunu vurdurun Çıkartıp yüreği gökyüzüne asın Gözyaşı kadehleri boş kalmasın Ateş yakıp geleceğinizi tutuşturun Korku romanlarını kaldırıp fırlatın İçeri sıcak oldu yeter artık gülmeyin Mutlu biten masalları buruşturup atın Yorganları başınıza çekecek [...]
Hayat Defterimin Sayfalarına Karanlık Satırlar Düşüren, Kader Kalemini Tutan O Ellere; Bir Çift Sözüm Var.!
Suskun Geveze ( Düşbaz )/10 Mart 2012
Alın şu yıldızları başımdan Çekin şu gökyüzünü üstümden Gece kıyılarıma yaklaşmasın Yağmurlar sabrımı taşırmasın Rüzgar bulaşacak olmasın bana Kentimin sokaklarını susturun Hasreti yüreğimden uzak tutun Hepsini yırtasım parçalayasım var! Bu gece ölmeyelim olmaz mı? Göz yaşları yaşlanır mı? Yahut gülüşler eskir mi? Peki sözcükler paslanır mı? İhtiyar bir ruh gördün mü? Bu şu o [...]
Seni düşünmek düştüğü ağaca tekrar tırmanan İnatçı ve yanakları kir bir kız çocuğu yüreğimde Ama saçları altın sarısı seni her düşlediğimde… Batıdan uğurlamadan Doğudan çıka geliyorsun Yeryüzünde yaprak kıpırdamaz Ama sen gökyüzünden esiyorsun Sen estikçe kır bahçeleri sen kokuyor Sen mi onları sevdiğinden bunu yapıyorsun Yoksa onlar buram buram sen koktukları için mi Böylesine sevilesi [...]
Hayat kalıplara sığmayacak kadar kısa Tek bir renkle yaşanamayacak uzun… Bu dünyaya bir daha gelsem Gök kuşağı olmak isterdim ben Ya da yaşlıca bir tavus kuşunun Kocaman kuyruğu gibi rengârenk O ressamların çizdiği resimlerdeki Hem ana renklerim olmalı hem yan Önce fırçasını eteklerime dokundurup Sonra eli hafifçe tuvali dövmeli ressam Tuvale anne şefkati gibi gelen [...]
Ayrılık Gevrek Bir Simitti Sen Yedin Bense Avuçlarıma Dökülen Susamları Avuçladım
Suskun Geveze ( Düşbaz )/4 Şubat 2012
Kalbim sana emekçi sevdan umut bahçeme olur bekçi Ben bir avuç balçıktım fırınında çömlek diye pişmeden Yokluğunda çarpar sağıma soluma sızlatır kanatır diken Sustuklarımda hasretindi dudaklarımı kudret ipliğiyle diken Haram kıldığın kuyularından bir avuç su mu içtim Ya da yasak kıldığın ağacından bir elma mı koparttım Bilmiyorum neden kovuldum cennetinden Ruhumun dört bir yanı kuşatıldı [...]
Tabiatla Senden Konuştum, Denize Seni Çizdim ve Gökyüzüne Seni Yazdım.
Suskun Geveze ( Düşbaz )/8 Ocak 2012
Seni konuşmak için tabiat dillerinden ilkbahar lisanı kullanılmalı Sohbet demini alıp koyulaştığında ise sigaradan da uzak durulmalı Her damla dikkatli kullanılıp nokta atışıyla yağmurlar yağdırılmalı Diyarbakır berraklığından utanılıp karı mahçup bir halde yağdırmalı Adın geçtiği her şehrin ucundan bucağına dört mevsim yaşanılmalı Kozalaklar sesinde açılmalı her kelebek özgürlük diye sana uçmalı Güzelliğin anlatıldığı vakit dört [...]
Açın Perdelerinizi Kırın Bütün Pencerelerinizin Camlarını Da Özgür Kalsın Ruhunuz
Suskun Geveze ( Düşbaz )/7 Ocak 2012
Bir pencerenin arkasından ne görebilirsin.? Gördüğünü sandığının ne kadarını görebilirsin.! Bütününü göremediğin manzara için ne diyebilirsin.? Dersen, peki öyle olmadığını anlayınca ne diyebilirsin.! Birini seversinde seni pencere kenarına çeker Bak bu penceren göreceklerinde bu kadar der Önceleri gördüğün manzara gözünü kör eder En güzel manzaralar seninki kıymetini bil der Sorguladığında konuyu başka taraflara çeker Gördüğünden [...]
Leman Sam son basın toplantısında demiş ki: “GÖNÜL isimli şarkımın sözlerini artık şu şekilde güncelleyerek kullanacağım, kamuoyuna duyurulur” ACANS HALİ: Bunca zaman yiyip rejimden kaçtın Su içsem yarıyor deyip yırtarım sandın Basküle çıkıncada o gözlerini dört açtın Sonrada terör saçtın yapma dedim yaptın ezo Hijyen senden çok uzaktı Banyo senin için bir tuzaktı Sanki saçlarını yıkamak yasaktı [...]
İçimde Tek Günlük Ömründe Dünyayı Tavaf Eden Kelebeğin Mutluluğu Var…
Suskun Geveze ( Düşbaz )/7 Ocak 2012
Sen daha çok büyürken içimde Mutluluk başımı döndürdüğünde Şehirleri oynatsam yerlerinden Ülke sınırları birbirine karışsa Savaşların eşeğinden dönülse Özlemin büyürken yüreğimde Hasret başımı öne düşürdüğünde Taş taş üzerinde bırakmasam Korkudan yaprak kıpırdamasa Dalgalar sahille sessizce buluşsa Senin olmadığın gecelerimde Sessizlik büyüdükçe büyüdüğünde Bütün tabiatın dengesini bozsam Tabiat oldukça dengesiz olsa Ulu orta önüne gelene çatsa [...]
Sol göz bebeğimin beşiği kandan Sağ göz bebeğimin kundağı taştan Çıkılır mı ha denilince bu ah u zardan Kurtulur mu el kadar yürek aç kurttan Bir dev yürürken ezeceği karınca var mı diye bakabiliyorsa Onu dev yapan koca cüssesi değil yüreğindeki merhametidir.! Bir cüce ayrılıkta söylediği yalanlara kendini inandırabiliyorsa Onu cüce yapan küçük boyu değil [...]
Güneş Seni Görmeye Dursun Güzelliğinin Nurundan Işık Işık Ağlar
Suskun Geveze ( Düşbaz )/18 Aralık 2011
Ve tabiat sustu çiçekler konuştu, ‘Zaman serpiştirilecek çatlakların üzerine şifa niyetine’ dedi Yüreklerimizden kaldırıp taşın üzerine üç kız çocuğu oturttuk Yaşına başına bacak kadar boylarına bakmadan ‘siz söyleyin’ dedik. Önce gözünde anlamlı bir ifade olan sarı saçlı yüzü çilli olanı konuştu: ‘Peki ya gerekenin bu olduğuna emin miyiz?’ dedi Ona cevabı; dilinde sitemli cümleler olan [...]
Geceyi açtım bu gece soframa Bardağına yürek sürahimden hasret doldurdum Özlemişim seni eski dostum yürekte hasret birikmiş Bak en ışıltılı yıldızları senin tabağına koydum Tamda sevdiklerinden kaymaya niyetleri yok Tamam açık olacağım kaymaya mecalleri de yok Kendine bir bulut çek ve geç tam karşıma otur Hay aksi çat kapı gelince çatalları unutmuşum Avuçlarındaki çatallaşmış çizgileri [...]
Sürgünler yemiş sevdalar gördüm Can çekişiyordu tebessümler yüzlerinde… Hüsranlara mahkûm serzenişler duydum gecenin dipsiz boşluğunda Bir taş attım sevda kuyusuna sessizliği deldi geçti üşüştüler başına… Yorgun bedenlerin cılız feryadına şahitlik etti benliğim Mutlulukları boğazlıyorlardı arkalarında parmak izi bırakmadan… Avuç avuç hasret döküldü yüreğimden şehrimin ücra sokaklarına Birileri süpürme gereksimi bile duymadı yüz çevirmek yerine… Salkım [...]
Güzelliğini Dicle’ye Düşüreceksin, Avuçlarında Bulutlar ; Başını Göğsüne Düşüren Geceyi Okşayacaksın… Kar’ın saflığı gökten süzüldüğü hali değildir Kar’ın berraklığı yere ilk düştüğü hali değildir Kar’ın büyüsü çarşaf gibi serildiği hali değildir Kar’ı safta, berrakta büyüleyici kılanda sensin kardelen. Dökülmeseydi üzerine karlar hiç o kadar beyaz olabilir miydi.? Önce tomurcuğunu sonra karın altındaki toprağı En son [...]
Gözlerime Güzelliğini İlikleyip Son Dansımızı Yaparken Kulaklarımızda Çınlayan Sonbahar Senfonisiydi
Suskun Geveze ( Düşbaz )/26 Kasım 2011
Dalından kuş havalandığında el sallar gibi titrerdin Yağmur serpiştirdiğinde ilk tanesini hep sen tutardın Gece kayan yıldızlar sana dokunmadan kaybolmazdı Gün ışığı döküldüğünde üzerine sen hep gülümserdin Benim o zamanlar sana boyum erişemezdi içlenirdim Senin o zamanlar bana gözün değmezdi hislenirdim Sen dalının en güzel yaprağı bense henüz esemeyen rüzgâr… En güçlü fırtınaları bile evcilleştirip [...]
Seninle Biz Bir Mıknatısın Zıt Kutupları Gibiyiz,Uzaklaştıkça Çekiyoruz Birbirimizi
Suskun Geveze ( Düşbaz )/20 Kasım 2011
Seninle; çürümüş günah izlerini Pasaklı yalan hislerini ayıklıyor insan ruhundan… Uyuduğunda kör bir ressamın Sağır bir müzisyenin Burukluğu çöker yaşama Kainat gökyüzünde avuç içi kadar kalan bulutları Yorganına doluşturur kuş tüyü niyetine. Uykunda dahi senden ayrı kalmak Atomu çekirdeklerine ayırıp Onları çerez niyetine yemek gibi Ya da barutu gargara yapmak… Geceden sabaha dek hasretin yağmurlar [...]
Rüzgar Çekil Aramızdan Yoksa Düşürdüğün Yaprakların Bir Gün Ahı Tutacak Olma İhtimalini Büyütürüm Yüreğimde.
Suskun Geveze ( Düşbaz )/19 Kasım 2011
Bu ara rüzgârın dilinden anlıyorum Gündüz nefes nefese konuşurken Akşam cümlelerini özenle seçiyor Gece vakti küçük harflerle esiyor Aşk cümleleri çözülürken kursağımdan Pencereme usulca tıklarken görüyorum Camı aralamamla yatağımıza kıvrılıyor Kalk oranın sahibi var diyecek oluyorum Ama gözlerini kapatmış oluyor kıyamıyoruz Sonra sen ikimizin arasına kıvrılıp uyuyorsun Gözlerini kapatmanla mücadelemiz başlıyor Birbirimizle yarışırken huzurunda uyuyoruz [...]
Bir tutam hüzün içerirse bakışlar iki yürek arasında Renkler dökülür ilk baharın çerçevedeki paslı resim edasında Sonbahar yağar yaprak yaprak yüreklere sarı tonlarında Kapısı çalınır içine sinişlerin etekleri uçuşan rüzgarda Ortaya saçılır hatıralar hatırlatanlar Nafile kendine çıkar kendinden kaçışlar İçine batar gecenin kapısından tek çıkışlar Suskunculuk oyununu bozar gökyüzüne bakışlar Belki göz yaşların gecenin dipsiz [...]
Yalnızlığın ziline basıp kaçsan: Kim açar kapıyı? Kim seslenir “kim o” diye? Kim içeri buyur eder? Kim yüreğine mutluluk serip gönlünü hoş eder? Bir çift söz mü yoksa bir çift göz mü? Gözse; Gözlerim anahtarıdır gözlerin, Görmedikçe açılmaz kapıları. Sözse; İçine düştüğün sessizlikte, Ne kadar uzağa yankılanır sesin? Sesine kulak verecek biri olmasa, Bir önemi [...]
Her şeye anlamı hissettiğin kadar yüklersin Her şey anlamını sana hissettirdiği kadarından alır Ve yüklediğin anlam kadarının ancak değerini bilirsin Elinde avucundaki sıkı tutup anlam yüklediğin kadar senindir… Bazen başkalarına anlamsız gelen senin en anlamlın olabilir! Bir çocuğun düşmesi can acıtsa da iç sızlarsa da Sen ayağa kalktığın anları yükleyebilirsin o ana Ya da gözden [...]
Güzelliğin Düşlerimin Dilidir, En Güzel Masalları Anlatır Gözlerime…
Suskun Geveze ( Düşbaz )/15 Kasım 2011
( Ellerin Tanrı Huzurunda Yüreğimin Akı ) Ellerin hala gizemini koruyan çözümlenemeyen bir sır… Ellerin daha henüz kırkı çıkmamış çocuğun kulağına, Ezanlarla okunan; bir ömür yüreğinde çınlayan iki cihandaki adı… Ellerin avının peşinden koşan bir avcının yayından çıkan okun, Gökyüzünün o gür saçlarını dağıtması gibi hüzünlerimi dağıtması… Ellerin senin olan canımın sağlığı, ellerin seni gören [...]
Büyümeye çalışırken hayatın sana kaşı çatıktı Aşk yanın eksildiğinde kanadından biri kırıktı Bir elin anneni tutarken diğer elinse boşluktaydı Bir gözünde aydınlık diğer gözde karanlık vardı Bir yanın gülüp güldürürken diğeri ağlamaklıydı Varlığın bazen kendindeki huzuru dağıtmaktaydı Yüreğin bir alıp karşılığında bin tane sunmaktaydı Yaşattığın mutluluk yanında yaşadığın bir parçaydı Adalet terazisinin pek adil olmayan [...]
Her Canlının Vardır Bir Seni Yoksa Olur Hayat Oyununun Kaybedeni
Suskun Geveze ( Düşbaz )/1 Eylül 2011
Bir sen vardın yüreğimin ucundan başım üstüne Hep sen varsın gönül minderimden ruhum özüne Varlığını anlatmalıyım ihanetsiz bir sevda gibi gururla Senden bahsetmeliyim besmele çekercesine yürekten Şehirlerimiz uzak değil bir elmanın iki yarısı bizim için Ulu camide okunan duaya Merkez camide amin denilir Abdal köprüsünden geçenin tüccarı Taş köprüye de düşer Uluabat gölünde yüzen balığın [...]
