Her gün, bir gün… Boş bulduğum günü ‘Hıyarlar Günü’ ilan ettim.
Hıyar severlerin hayır duasını almaya kararlıyım. Halik bilmezse,
malik bilir. Üzerinize afiyet, ben de kendimi hıyar gibi hissediyorum.
Kendini hıyar gibi hisseden ve de arkalarından “Hıyara bak, hıyara!”
diye seslenilenleri çok iyi anlıyorum. Artık, başımız dik mutluluk
şarkıları söyleyebileceğimiz bir günümüz var. Bütün hıyarların
Hıyarlar Günü kutlu olsun. Senede bir gün, pilav günü yerine
Hıyarlar Günü’nde buluşalım. Bu anlamlı günü, semt pazarından
alacağımız birer hıyarı birbirimize hediye ederek kutlayalım. Siyaset
bizim işimiz değil. İktidarın bizi fark etmesini beklemeyelim.
“Hepimiz hıyarız” diye bağıralım. “Salın da gel meydan hıyar
görsün” türküsünü çığıralım. Beraber ıslanalım, bu yollarda. Pek çok
yaz, pek çok sevinç beklesin bizleri.

Hıyarlarda anlama sıkıntısı var diyenleri utandırma zamanıdır. Bu
ülkenin bizim gibi hıyarlara ihtiyacı var. Ülkemizin geleceğinde
bizim de imzamız olsun. Senede bir gün, ‘Hıyarlık paylaşılmaz’
kuralını bozalım. Bir hıyarın, halet-i ruhiyesini yine bir hıyar anlar.
Altları kuru, keyifleri yerinde olanlar bizi anlayamaz. Severiz
hıyarlığı, çünkü yapışmış üzerimize. Alışmışız. Gittikçe
hıyarlaşıyoruz. Sessiz ve karmakarışığız. Detayların içinde
kayboluyoruz. Üzgünüz. Çaresiziz. Hıyarlık bir insanın özgürlüğü
mü, yoksa laneti mi çözemiyoruz. Göz göze gelmeyi beceremiyoruz.
Ortaya çıkmaktan ve hıyar gibi dolanmaktan korkuyoruz. Çünkü
dışarıda cümbüş var. Sokaklar sarhoş. Bütün ve tek olmak mı, cacık
olup yok olmak mı? İşte bütün mesele bu…

Zaman artık sahici değil. Baş aşağı gidiyor her şey. Hiçbir şey
şaşırtmıyor. Mevsimler değişti, hıyarlık değişmedi, gelişmedi. Neden?
Çünkü ülkemizde okur yazar olmayanların sayısı 7.5 milyona
yaklaşıyor. Yoksul ailelerdeki kadınların yüzde 58’i hiçbir zaman
gazete okumuyor. Bu yüzden hayatımız hüzünlü. Tanıklık ettiğimiz
olaylar umut vermiyor. Patlıcana, “Patlican” diyerek yaşlanıyoruz.
Her dört Türk’ten biri geçen yıl tatil bütçesinden kısmış. Yani, hıyar
gibi evinde oturmuş. 6,5 milyon abonenin elektriği kesilmiş. Yani,
mecburiyetten ve dışarıdaki aydınlıktan habersiz tarlada yatan hıyar
gibi yatmış uyumuş. Her 10 kadından 4’ü hıyar yerine konularak
dövülmüş. Her dört gençten biri işsiz. Yani, her dört gençten biri iş
aramaktan yorulunca, kendini hıyar gibi hissetmeye başlamış. Kazara
iş bulanlar ise, işsizlere ayıp olmasın diye yüksek sesle, “İşsizim,
mutsuzum ve hıyar gibiyim” atasözünü mırıldanıyor.

Keşke, her şey bizim istediğimiz gibi olsa. Hıyarlar birbirine
benzemese. Başı sonu aynı olmasa. Engelli demokrasi kader değildir
ama engelli hıyar olmak kaderdir. Hıyarlar Günü’nde, kaderimizi
baştan yazalım. Günlük yaşantımızın bir parçası haline gelen
hıyarlığımızı doğru yönlendirip, performansımızı arttıralım. Kapı gibi

arkasında durup, savunalım. Algıları geliştirip, hıyarlık bilinci
oluşturulmasına katkı sağlayalım. Kendimizi sevelim, sevdirelim.
Senede bir gün, memleketi germeyelim. Cümle alemi hıyarlığın
büyülü dünyasıyla tanıştırıp, köşe yazarlarına örnek olalım.
Unutmayalım ki, gün gelip can bedenden gidecek. Ancak, geriye
hıyarlığımızın sanal halleri kalacak. Ve her şey nasıl sessiz başladı
ise öyle sessiz bitecek. Yaşamın görünürdeki ciddiyetinin ardında
yatan hıyarlığın farkında olduğumuz için ne mutlu bize…

AHMET ZEKİ YEŞİL



Bu yazı 1246 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.