(Ayna ayna. Artık bana bir şey sorma. Sanki
artık akşamüstü bile
yakışmıyor dünyaya)

Bir çocuktur akşama doğru başlar
Duymaz yüzüne değen kuşların gölgesini
Penceresine vuran güneş sesine uyanır

Aynalar kırıktır gece uzun hüzün belli olmaz
Bir ağaç mı düşer uykusunu böldüğü yere
Sokağa yalnız deprem olursa çıkar

Şimdi olmayan bir yoldan gelmiştir
Yaşanmamış bir anın doğruluğunda
-Anılarını yazmaz çünkü yoktur-
Yağmur yoksa başı çevrilmez göğe

(Ayna ayna . Eskileri unut, ormanları bırak, cam tabutlar orda kalsın. Şimdi kimsenin kalbini istemez kötü kraliçe. Krallıklar yıkıldı, ırmaklar kirli akıyor artık
Prensesler öperek uyandırılmaz Cumhuriyet rejiminde.)

Herkes mi uyur gider ay ışığına karışır şimdi
Hırsızları ayırır çiçekleri damları ayırır
Vapur seferleri ve tren kokularını içine katıp
Herkes mi uyur sabah erken mi gelmiştir
Biraz yaşamadan gider şimdi

(Şimdi kimin boynuna sokulsam
Cebine saklıyor elini
Sevgilimi dokunarak bile ağlatıyorum artık
Benim gibi üzen var mıdır yanındakini?)

Ayna ayna
küfret bana.

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi (50)

 

 



Bu yazı 1182 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.