Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne akrabaların halamlara köyden yolladıkları erişteleri aldıktan sonra ne yapacağımı bilmeden elimde eriştelerle sıcağın tam altında önemli bir işi halletmiş gibi yürümeye başladım.Yaz tatilinin ortasında yaşıtlarım sevgililerini “gel aşkım su çok güzel” diye denize davet ederken ben akrabaların köyden yolladıkları erişteleri almak için adını yazarken bile dünyayı tekrardan sorgulamaya başladığım bir yere gitmiştim.Mutsuzdum,huzursuzdum,olmamam gereken bir yerdeydim…

İnsan elinde erişteyle küçük bir şehrin ortasında yürürken,bugüne kadar lisede,üniversitede,cilt cilt okuduğu romanlarda öğrendiklerini ister istemez bi gözden geçirir.3 katlı tanjantlı kotanjantlı integraller ,sayfa sayfa çözdüğümüz termodinamik soruları bu hayatın neresindeydi?Hitler’e elimdeki erişteyi verip halamlara bırakmasını rica etsem biraz olsun masumlaşmaz mıydı?Bukowski’yi Amasya Sığır Yetiştiricleri Birliği’ne götürüp klima altında serin serin Uludağ gazoz içirsem “yere batsın at yarışı da içkisi de hovardalığı da.Bu zamana kadar ne ana bildim ne bacı bildim ne de bi akrabaya faydam oldu,mal gibi yaşayıp durdum” diye içinden geçirmez miydi?”İnsan ne okursa okusun öğrenemeyeceği,hissedemeyeceği şeyler var.

(Erişteler yapıldıktan sonra)

Erişteleri halama bırakıp ne yapacağımı bilmeden dolaşmaya başladım.Şehir sıcaktı,yolların üstünde nasıl çıktığını anlamadığım buharlar,insanların yüzünde bir işi yapmanın telaşı.Özleyeceğim birisini bulmaya çalıştım ama bütün eski sevgililerime bir daha özlemeye hakkım olmayan laflar ettiğimden utanıp sıkılıp yürümeye devam ettim.Ben böyleyim.En fazla 13 dakika sinirlenebilen ben o süre içinde sonunu düşünmeden ağzıma ne gelirse söylüyorum.Geri kalan zamanım da pişman olarak geçiyor.

Yolda yürürken Murat ırmak kenarındaki bi kafede buluşmak için beni aradı.Tamam dedim.Buluştuk.Ben çay söyledim o ice tea mango.”Yakışıyo mu lan saçına sakalına ice tea mango delikanlı ol iki dakka” dedikten sonra Murat sözü alıp asıl derdini anlatmaya başladı.

-Hacı hani senin bi kız arkadaşın vardı dershanede,Pelin,onunla konuşuyoruz,ciddiyiz,sen de bil istedim.
-Ne zaman tanıştınız lan,nerde tanıştınız,benim niye şimdi haberim oluyo.
-Ehliyet kursunda tanıştık,beni liseden de tanıyormuş zaten

Bi garip oldum.İkisi de hayatımın çok ayrı yerlerindeydi,oturtamadım,sanki bildiğin bir şehrin ortasından sonradan ırmak geçmeye başlaması gibi.Biraz da takıntılı olduğum için bu konuya kalkıp gittim masadan.Kızmıştım Murat’a,belki bu kadar geç haber vermesine belki hatıralarımın orta yerine bariyerleri kırarak girmesine,belki de hepsine.

Peşimden “Berker” diye bağıran Murat’ı gördüm.Koşarak geliyordu.
-Niye kızdın olum bu kadar,ne var büyütecek,ayrılmışsınız çoktan geçip gitmiş,sevdiğin bi sevgilin var,asıl benim durumum kötü,ciddi düşünüyorum ben,ama alışmaya çalışıyorum işte.
-…
-…
-Ya Murat,bu Suriye neye güveniyo gerçekten?
-Ne Suriye’si lan?
-Bence Ruslar,kesin onlar veriyo gazı.Rus işi bu.Belli



Bu yazı 1314 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    YAZI DA FOTOĞRAFLAR DA 😀 HOŞTU 🙂

  2. Lavinya Oz. dedi ki:

    TARZINI SEVİYORUM 🙂 ASLINDA BURADAKİ HERKESİN BELİRLİ VE ORİJİNAL BİR TARZI VAR VE BU HARİKULADE 🙂

    EN BÜYÜK HAYALİM YA DA HEDEFİM DİYEYEİM, HİÇ DEĞİLSE TEK SAYILIK ÖZEL BİR BASKI 🙂 OLUR İNŞALLAH 🙂

  3. Berker Yorguc dedi ki:

    Çok güzel olur aslında.Kütüphanemize koyacak canlı bir hatıra olur elimizde.Teşekkür ederim bu arada:)

  4. Lavinya Oz. dedi ki:

    EVET BENCE DE ÇOK GÜZEL OLUR… TÜM ÇABAM BUNUN İÇİN YANİ DERGİMİZİ ELİMDEN GELDİĞİNCE HER YERDE TANITMAYA ÇALIŞIYORUM BİR GÜN REKLAM VEREN OLURSA Kİ BUNUN İÇİN GÜNLÜK ZİYARETÇİ SAYIMIZI EN AZ 200- 300 E ÇIKARTMAMIZ LAZIM İLK İŞİM REKLAMDAN GELEN GELİRLERİ BİRİKTİRİP ÖZEL BİR ÜTOPYA BASTIRMAK 🙂

You must be logged in to post a comment.