bul beni yağmur…

 

bul çünkü özledim seni, hem de çok…

 

sesini, ışığını, hiçbir şeye benzetemediğim dokunuşunu…

 

rahmet oluşunu, bereket oluşunu

 

huzur oluşunu, ümit oluşunu özledim

 

 

sana dair anılar topladığım o şehirde bulunmasam da

 

gözlerimi kapatmış seni hissediyor olmasam da

 

elimin üstüne düşüp sudan yaprakları olan bir çiçeğe dönüşmesen de

 

bul beni yağmur

 

içimin kanı dur durak bilmeden akarken

 

gözyaşlarımı senin damlalarına karıştırırken

 

susmanın ağırlığını taşıyamıyorken bul

 

bul ve söyleyemediğim cümlelerime dönüş birden

 

akıp git sonra, suskunluğumun sebebine giden yolda…

 

 

beni bul, yağmur

 

belki güneş doğarken

 

belki gece, denize düşerken

 

belki de uykumun en derin yerindeyken

 

bul beni yeter ki

 

sana kavuşmanın heyecanıyla koşturayım sokaklarda

 

ellerim sana bulanmış olsun

 

gözlerim senden başkasını seçemiyor olsun

 

kokun doldursun iliklerimi

 

sonra bu kokuya buladığım anılar doldursun zihnimi

 

hayal meyal göreyim yürüdüğüm sokakları

 

anılarımdaki yağmurlara gideyim

 

ve bir daha ıslanayım

 

bir daha ve bir daha…

 

 

nerede nasıl bulmak istersen

 

istediğin şehirde istediğin sokakta

 

istersen, odamda gökyüzünü seyrederken

 

tek başımayken ya da kalabalıklar içinde

 

hiç önemi yok, sen yeter ki gözlerini gözlerime değdir

 

yere dokunuşunun sesini duyayım

 

bileyim senmişsin rüzgarın ellerinde dans eden

 

bileyim sen gelmişsin yine pencereme

 

ve bileyim senmişsin herkese haykıran, benim yerime…

 

ama bulutlarını gösterip sonra çekip gitme

 

sen de ukde bırakma içime…

 

 

bekliyorum yağmur

 

ve biliyorum, seni beklemek bile güzel…

 

ama yine de…

 

beni hemen bul yağmur

 

bul

 

bul ki

 

sana anlatacak çok şeyim var…

 

 

BEYAZ KARDELEN



Bu yazı 1390 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.