Boş bir mahallede yürüyorum. Vakit henüz akşam olmuş, ezan yeni yankılanıyor. Sonrasında bir kadın sesi ”ekmek al da gel” diyor. Ardından da yalvaran bir tonla ”5 dakika sonra gelirim anne lütfen” diyor çocuk.
****************************************************************************************************************************************************
Balkondan bağıran anne, bende moral bozukluğunu, üzgünlüğü, sinirliliği, hayal kırıklılığını temsil eder. Çünkü; Mahallede oynanan dünyanın en önemli maçı sırasında gelmiştir o ses, eşofmanlarımın yırtık dizlerinden bağırarak. Saklambaç oynarken, olduğum yerden çıkmak zorunda bırakmıştır o ses. Ağzımla, burnum arasında gidip gelen sümükleri koluma sildirmiştir o ses.

Anne sesi ve balkon arkasında, salonun tek kişilik koltuğunda oturan adamın korkusundan bir isyan girişimi dahi yapamıyordum. ”Ekmek al, gel” diyordu bana balkondaki otorite. Sanki beni dünyanın öbür ucuna gönderirmiş gibi geliyordu. Dudaklarımı büküp gidiyordum. Işık hızını ben bulmuştum sanırım. Bakkalla ev arasını saniyelerle bitirip, maçın bitmesine izin vermeden merdivenleri 2’şer, 3’er iniyordum.

2’şer 3’er indiğim merdivenleri, hala zoraki çıkıyorum. ”İnmek istiyorum ben” desem de zaman buna izin vermiyor. Yukarı doğru bastığım basamaklar ardımdan siliniyor, tüm zorluklarıyla, mutsuzluklarıyla yenileri geliyordu. Son basamağa basmadan, oturup düşünüyorum.

Boş bir mahallede yürüyorum.Vakit henüz akşam olmuş, ezan yeni yankılanıyor. Sonrasında bir kadın sesi ”ekmek al da gel” diyor, ardından da yalvaran bir tonla ”5 dakika sonra gelirim anne lütfen” diyor çocuk.

Seslerin geldiği yere yaklaşıyorum, çocukluğum önümden geçiyor koşarak. Gözlerimi ovalıyorum, uzaklaşıyor benden. Peşine düşüyorum hızla, çaktırmadan. Ara sıra dönüp arkasında bakıyor, sanki izlendiğini biliyormuş gibi. Yaklaştığımı sandıkça, uzaklaşıyor, tutamıyorum. Koştukça pantolonumun dizleri yırtılıyor, ellerim pisleniyor, burnum akıyor. Durdu bir süre sonra çocukluğum. Tam o sırada annemin sesi geliyor kulağıma. Çocuk bana, ”gelsene” diyor. Gelemem diyorum annem çağırıyor. Çocukluğumu bırakıyorum, oturduğum merdivenden kalkıyorum.Çocukluğum elimi bırakıyor ve arkadaşlarına katılıyor. Ben anneme bakıyorum ”ekmek al” demiyor ve ben hala çıkmaya devam ediyorum. Bir o kadar zorla, bir o kadar isteksizce…



Bu yazı 1179 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    “…çocukluğum önümden geçiyor koşarak. Gözlerimi ovalıyorum, uzaklaşıyor benden. Peşine düşüyorum hızla, çaktırmadan. Ara sıra dönüp arkasında bakıyor, sanki izlendiğini biliyormuş gibi. Yaklaştığımı sandıkça, uzaklaşıyor, tutamıyorum. Koştukça pantolonumun dizleri yırtılıyor, ellerim pisleniyor, burnum akıyor. Durdu bir süre sonra çocukluğum. Tam o sırada annemin sesi geliyor kulağıma. Çocuk bana, ”gelsene” diyor. Gelemem diyorum annem çağırıyor. ” ÇOK BEĞENDİM BUĞRA KALEMİNE SAĞLIK 🙂

  2. Lavinya Oz. dedi ki:

    Derler ya “tüylerim diken diken oldu” işte öyle bir şey 🙂

  3. Bugra Aksoy dedi ki:

    Çok teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim. 🙂

You must be logged in to post a comment.