1.

Yüreğime hergün bir çizik daha atıyorum.
Sensizliğe maphus günlerimde kaçıncı şafak?

Bir takvim yaprağı daha düşüyor yere
ve firari bir damla gözlerimden.

Acılarımı
Aşkımı
Kendimi büyütüyorum
Sensizliğimde.

2.

Ayrılık makamında
yardan armağan bir ezgi tutturmuşum.

Kaçtıkça;
ona koşuyorum!

Nadasa bıraktım sol yanımı.
Yaktım bir ucunu yatağın.

Ellerimi yaktım.
Gözlerimde suretini yaktım alev alev
Türküler yaktım!

Bak görüyor musun?
Şehir ışıl ışıl!
Herkeslerden habersiz
şehri yaktım.

3.

Sözlerin yetmediği yerde başlıyordu aşk.
Söylenecek sözün kalmadığı yerde bitiyordu.

Bizim daha söylenecek sözümüz vardı;
sustuk!

Noktasız cümleler kuruyoruz şimdi,
yarım kalmış öykümüzden ötürü.

Düş



Bu yazı 1322 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    NEFİSTİ!

    “Noktasız cümleler kuruyoruz şimdi,
    yarım kalmış öykümüzden ötürü.”

    OYSA;
    HER MUTLU BİTEN HİKAYENİN SONUNDA OLDUĞU GİBİ,
    BU HİKAYE DE ÜÇ NOKTALARLA BİTMELİYDİ.

    GÖKTEN DÜŞEN ÜÇ ELMA MİSALİ…

    Diye yazmak geçti içimden 🙂

You must be logged in to post a comment.