Kaç mevsim geçti; sol yanıma sen düşeli sevdiğim?…

 

Ben en çok, ellerim ellerinin arasında karşıladığımız mevsimleri sevdim. Aynı şehirde beraber ıslandığımız yağmurları sakladım göz bebeklerimde, sensiz şehrimde yağan yağmurla firar ettiler.

 

İlkbahar, yaz, sonbahar, kış…

Bir bir geçiyor mevsimler.

 

İlkbaharda yeşille raks eden kaç ağaç başımızı döndürdü? Yaz sıcağında kaçı gölge etti de bize; biz seyre daldık güneşin koynunda gizlediğimiz düşlerimizi.

 

Kaç sonbaharda kucak dolusu kuru yaprak topladık? Sonbahar koktu ellerimiz, odamız. Kuru yaprağın çatlamış dudakları, kaç dizemi fısıldadı sana sürpriz diye gülümseyerek? Ve karşılığında gülüşünü çalarak dudaklarından.

 

Akça pakça kışlar tükettik. Nefesin yanı başımdayken ürpermezdim hiç. Gözümü takvimlere mıhlayıp; mevsimleri, ayları, günleri, saatleri…  çentik çentik işlemeye başlayalı beri kışlar ayaza kesti.

 

Kaç mevsim geçti; sol yanıma sen düşeli sevdiğim?

 

Ne ilkbahar, ne yaz, ne sonbahar, ne kış!

 

Sonbahar kokulu yaprakların arasına gizlenmiş ilkbahar yeşili aklımı çelen. Ona tutunuyorum sevdiğim.

 

 

Gözüm yolda beklediğim tek bir mevsim var artık; adı: VUSLAT…

Düş



Bu yazı 1068 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.