♥ Sen hayalkırıklığının başkenti şehrimde adını bilmediğim sevdam. Sen,yanında yıllanmış baharları takın da üzerine gel; gel artık!

Aşkı vuruyor akreple yelkovan.
Çeyrek kalasında değil ta içindeyim aşkın!

♥ Yılın ilk karı kucaklıyor sokakları. Bak, bir mevsime daha birlikte girdik yanyana. Bu mevsimde de içime sen yağıyorsun.

♥ Gözaydınlığımsın ey yar!

Tüm bedelsiz “seni seviyorum” lar sana armağanımdır sevdiğim!

Suyun hayaliyle susuz kalmak değil, kanmadan kana kana içmek istedim ben. Aşka sadık bir aşığım yalnızca, anla beni.

♥ Nedensiz bir şafak beklemekte yüreğim. Nasıl bir sancıdır bu heyhat! Sol yanımı acıtıyor hayat.

Düşüşlerimin kurdelasız armağanları yaralarım… Kağıt kesiği yürek sızım.

Hasretin kıymık sızısı sinemde.

♥ Gidiyorsun. Varsın olsun sevdiğim. Uzağıma düşmeyecek ki yüreğin. Sol yanımda attıkça bu kalp; adının geçtiği her cümleye “Seni seviyorum” ekleyeceğim.

♥ Bir soru işareti gibiyim. Sorulanın ağırlığı altında boynu bükük, kırılgan…

♥ Gecenin en sus pus anında içimde yüksek oktavlı bir çığlık.Ve ben ağzımı her açtığımda dökülen sadece alfabenin en sessiz harfleri.

Çarşafa dolandı yüzün; kaçak sevişmelerinde özlemimin.

♥ Mahsur kaldı gülüşünde gülüşüm.

Hadise yürekte yaşanıyor ve olay mahalini terkedemiyor insan!

♥ İnfaz cümlemin başında öylece bekliyorum.
Faili meçhul de değilim üstelik.
Maktul failini bizzat tanıyor.
İlk defa da değil üstelik; aşk bunu her seferinde yapıyor!

“Ben giderken en çok seni götürdüm.” der ya hani şair.Doğruymuş. Gittin. Ben kalmadı senden geriye. Yarım kalmış bir aşkın yadigarı ortaya saçılan ruhumun kırıntıları. Ve şimdi fotoğraflarda adım hep hüzün…

♥ Anka kuşuna öykünür her yürek, küllerinden doğar. Kül olmanın acısını unutur; inadına yanar.

Ters yüz edilmeli şimdi tüm yamalı umutlar.

♥ Ahh yarenliğim… Vakitsiz ritmimi şaştım. Şimdi senin yüzünde mahsun bir efkar, benimse atışımda içli bir hicaz. Yine de inanırım be yarenliğim! Bir gün senin yüzünde menevişler, ben de notaların en cıvıl cıvılı olacak.

♥ Bazen içimizde kelebekler çırpınır sanki. Ömürlerinin o tek gününü unutulmaz kılmak için, coşkuyla   kanat çırpışlarına eşlik eder yürek. 

Gülüşümüz olur gündoğumu gibi ışıl ışıl ve iç ısıtan. Dilimizde bir ezgi olur. Nihavent bir ıslığın peşine düşeriz.

An gelir düşük yapar en güzel düşlerimiz. İçimiz dışımız lal olur. Ta ki sağanak olana dek gözyaşımız. Hicaz oluruz. 

Ne de olsa seyyahız.

Nihaventten hicaza… ♪♫ 

Hicazdan nihavente… ♫♪

♥♥♥ Nihaventin coşkusundan, hicazın efkarına bir ömürlük melodi gibi yaşanacak NİHAVETHİCAZ AŞK!..


İşte bu yüzden hayatın da, aşkın da makamıdır NİHAVENTHİCAZ;) ♫♪♪♫ 

 

DÜŞ



Bu yazı 1266 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    HEMEN FAVORİLERİME GEÇEYİM 🙂
    ♥ Bir soru işareti gibiyim. Sorulanın ağırlığı altında boynu bükük, kırılgan…

    ♥ Suyun hayaliyle susuz kalmak değil, kanmadan kana kana içmek istedim ben. Aşka sadık bir aşığım yalnızca, anla beni.

    ♥ Hadise yürekte yaşanıyor ve olay mahalini terkedemiyor insan!(BU MUAZZAM!!!!)

    ♥ Anka kuşuna öykünür her yürek, küllerinden doğar. Kül olmanın acısını unutur; inadına yanar.

    ♥ An gelir düşük yapar en güzel düşlerimiz. İçimiz dışımız lal olur. Ta ki sağanak olana dek gözyaşımız. Hicaz oluruz.

    Ne de olsa seyyahız.

    Nihaventten hicaza… ♪♫

    Hicazdan nihavente… ♫♪

    YÜREĞİNE SAĞLIK!
    BU ARADA; BEN “RAST” SEVERİM :))

You must be logged in to post a comment.