Karanlığın içinde bir tek kalbimin pırpır edişini duyar ilerlerim; o koyu karanlığın beni çağıran sesine. Karanlığın tam ortasında bir ışık hüzmesi düşer üzerime, gözlerime…
Yüreğime düşer ışık! İçimde bir cümle uğuldanır:


“VEE PERDEE!”

Bazen kendimden bile sakladığım bir sır gibi, evimde olmanın coşkusu vardır içimde. Her defasında bir başka BEN dolaşır ışığın içinde. Dans eder ruhum. Ve yavaş yavaş sönerken ışık; içimde koşuşur durur muzur çocuk!

Tekrar karanlığın tam içindeyken, sesler sarıverir heryanı. O an bir insan elinin çıkarabileceği en güzel ses gibi gelir alkış sesleri. Kimseler farketmese de yüreğin gibi al al olur yüzün. O gece, alkışları ve yüreğine düşen ışığı yorgan yapıverir üstüne öyle uyursun.

Şimdi uzun soluklu bir perde arasında gibiyim.

 

Yüreğime düşen ışığı düşlüyorum.


Sahneyi düşlüyorum, emek kokan yorgun geceleri düşlüyorum.

“İki direk arası bir hevesi”düşlüyorum…

 

Uyku tutmuyor!

Düş



Bu yazı 1019 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.