Yüreğimdeki yangınları ancak şiirlerimle söndürebiliyorum. Hiçbir sebep yokken yüreğim tutuşuyor geceleri. Bulanık rüyalar görüyorum. Dilim damağım kuruyor, uyanıyorum. Bir damla mürekkep damlatıyorum dilime. Susuzluğum geçse de sensizliğim geçmiyor. Yanımda yatıyorsun üstelik. Elimi uzatsam dokunacağım sana. Ama anla işte be kadın doyamıyorum sana…

Sonra gece gece sokaklara vuruyorum kendimi. Dilimdeki mürekkeple duvarlara adını yazıyorum. Dilim kanıyor. Sokaklar kan revan. Yüzmeye çalışıyorum. Kayboluyorum. Bir fırtına kopuyor ansızın ve ben ilk defa bu kadar çok korkuyorum. Ama seni kaybetmekten çok olamaz…

Deli olduğumu düşünen bir toplulukla karşılaşıyorum en ücrada bir sokakta. Sokağı aydınlatan lamba titriyor. Etrafımda büyük bir halka oluşturuyorlar. Binlerce soru soruyorlar. Onu neden yaptın? Bu neden böyle? Ehh be size ne! demek istesem de dillerim lal. Gözlerimi kapatıp dua ediyorum Yaradana. Geçecek diyor yüreğimde oturan yaşlı bilge.Kurtulacaksın bu halkadan. Daha duam bitmeden halkanın dışında senin elini tutan ve bana benzeyen bir çocuk görüyorum. Saçları aynı seninki gibi güneş. Güneşin oğlu… Gülünce aynı seninkiler gibi gözlerinin yanlarında kırışıklıklar oluşuyor. Elleriyle halkayı yarıyor. Birden kendimi daha güçlü hissediyorum. Daha güçlü olmak zorundayım belki de.

Halkadan çıkıp sokaklarda geziyoruz. Sen, ben ve güneşin oğlu. Mutluluğun resmi bu muydu acaba Abidin? Sokaklar aydınlanıyor siz yanımda oldukça. Fırtına dinmiş haberim yok. Toprak yağmur sonrası umut kokuyor. Çiçekler açmış. Bahar gelmiş. Oradan buradan çiçekler topluyoruz. Sonra şehrin en geniş meydanına bu çiçeklerle çok güzel kelimeler yazıyoruz. Aile örneğin… Sevgi, dostluk, umut, barış…

Sonra ben alıyorum bir kaç çiçek ve şöyle yazıyorum. Seni seviyorum…

Seni seviyorum…

Sizi seviyorum…



Bu yazı 1321 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.