ALO, ben mutluluğu aramıştım.
– Aradığınız mutluluğa şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.
…The happiness you have called…

***

– Alo, ben mutlulukla görüşmek istemiştim ama..
– Az önce çıktı beyfendi. Bir notunuz varsa ben iletebilirim.
– Onu çok özlediğimi söyler misiniz?

***

– Alo, ben mutluluğu aramıştım…
– Mutluluk mu huzur mu?
– Hangisi varsa siz onu verin telefona.
– Şu an ikisi de yok. Kaygı ve Endişe’den birini versem ?

***

– Alo, ben mutlulukla görüşecektim.
– Kim arıyordu?
– Emre ben, ben Emre. Bilir o beni… Dah önce de pek çok defa aramıştım.
– Emre bey, mutluluk sizinle görüşmek istemiyor.
– Neden? Neden ama? Alo alo alooooo

***

– Alo, ben mutluluğu aramıştım.
– Siz telefonunuzu bırakın biz sizi daha sonra ararız.
– Hep böyle yapıyorsunuz ama..(biliyorum ki aramayacaksınız..)

***

– Alo, ben mutluluğu arıyorum.
– O film şu an kirada, onun yerine arzu ettiğiniz başka bir film verelim.
– Ne yani, siz şimdi mutluluk sadece filmlerde mi olur demek istiyorsunuz? Aşk olsun 🙁
– dıt dıt dıtt dıt dıııııtt ..

***

– Alo, mutluluk yok biliyorum. Pes ettim. Ben size sormak istiyorum. Sizce mutluluk çok mu uzakta?
– Hayır.
– E öyleyse?
– Mutluluk belki de çok yakınınızda. Size o kadar yakın ki onu farkedemiyorsunuz. Hatta belki siz mutlusunuz. İnsan sahip olduklarının çoğu zaman farkında değildir. Sizin yaptığınız neye benziyor biliyor musunuz?
– Neye?
– Başındaki gözlüğü arayan ihtiyara? Ya da kulağının arkasındaki kalemi arayan kişiye…
– Hmmm
– Aramaktan vazgeçin! Yaşayın. Belki de mutluluk:

Güneşin doğuşunu izlemekte..
Ya da ailenizle yaptığınız bir kahvaltıda..
Şiirlerinizde..
Yazılarınızda..
İş yerindeki dostlarınızla geçirdiğiniz komik anlarda..
Bir bebeğin yüzünde…
Takımınızın golünde…
Sevgide..
Aşkta..
Hayatın, hayatınızın tam ortasında.. Sadece farketmenizi bekliyor. Emre Bey, mutluluğu aramayı bırakın. Onun sizi kanatlarınıza almasına izin verin. Birlikte semaya çıkın ve hayatınıza bir bakın. Bir de başkalarının hayatına. İşte o zaman anlayacaksınız mutluluk nedir? İşte o zaman anlayacaksınız ona sahip olduğunuzu.. ve işte o zaman anlayacaksınız sahip olduklarınızı..

– Anladım. Gerçekten anladım. Teşekkür ederim…
– Bırakın mutluluğu gerçekten ona sahip olmayanlar arasın. Bu hattı da daha fazla meşgul etmeyin. İyi günler…
– İyi günler.



Bu yazı 1747 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    NEFİS BİR KURGU 😉

    “- Alo, mutluluk yok biliyorum. Pes ettim. Ben size sormak istiyorum. Sizce mutluluk çok mu uzakta?
    – Hayır.
    – E öyleyse?
    – Mutluluk belki de çok yakınınızda. Size o kadar yakın ki onu farkedemiyorsunuz. Hatta belki siz mutlusunuz. İnsan sahip olduklarının çoğu zaman farkında değildir. Sizin yaptığınız neye benziyor biliyor musunuz?
    – Neye?
    – Başındaki gözlüğü arayan ihtiyara? Ya da kulağının arkasındaki kalemi arayan kişiye…
    – Hmmm
    – Aramaktan vazgeçin! Yaşayın.”

    KATILIYORUM.
    MUTLULUK ELİMİZDE OLMAYANLARA ÜZÜLMEKLE ARANMAZ 🙂
    ELİMİZDEKİLERE ŞÜKREDİP ELİMİZDE OLANLARA SEVİNMEKLE BULUNUR 🙂

  2. Emre C. dedi ki:

    Çooook teşekkür ederim Lavinya abla…
    Ne demiş ünlü düşünür:
    ”Akışmassam neye yarar tutkularla yaşıyorum” 🙂
    Sağlıcakla…

You must be logged in to post a comment.