Gözlerinin saati tam olarak seçemediği saatlere girmişsen ve kulaklarında nedensiz  uğultular varsa neden olduğunu pek düşünmeden uyu bence.

Genelde neden ya da nasıl yazıldığı belli olmayan bir avuç söz birikintisinin tam ortasına saplanmış olarak da bulabilirsin kendini. Yitirilenlerin farkında değildir kimse.Yitirdiklerinin hiç farkında değildir hele…Sen de o insanlar kadar huzurlu uyu geceleri. Rüyanda mor filler gör ya da kırmızı atlar ne bileyim işte…  En az onlar kadar rahat olsun ama için , çünkü bil ki sen düşündüğünün yarısı kadar düşünülmedin hiç.

Sen ve senin gibi insanların yokuşları herkesinkinden daha diktir bunu unutmadan yürü.Karaladığın sayfaları üst üste koy uzaktan bak onlara. Gördüğünü sandığına değil gerçekten gördüğüne yaklaşmayı dene. Parmak uçların sızladığı  zaman kalbine odaklan , kalbin sızlarsa parmak uçlarına. Çünkü hep bu ikisi arasında gidip gelir senin gibilerin hayatı. O yolları dikkatli takip et.

Açıkça söylenmemişte olsa söylenmek istenileni anlamaya çalış. Bugün olmassa yarın , yarın olmassa öbür gün olacakları sen bugün gör. Sezgilerine hep güven çünkü onlar seni tarif eder sende onları. Gözünü kapattığın zaman gördüklerinden uzaklaş. Git bi’ göl kenarında uyu veya Afrika savanlarına kamp kur. Çakmaklardan en çok sen uzak dur.

Yağmur sesini en çok sen seversin bilirim. Yağmur yağdır yatak odana. Yatmadan önce egonu çıkartıp astığın duvarlara iyice bak uykuya dalmadan önce. Bi’ şeyler düşünmek için değil , hiç bi’ şey düşünmemek için bak duvarlara. Bil ki düşündüklerin sadece senin düşündüklerin , hissettiklerin sadece senin hissettiklerin. Üstünün nasıl karalandığını ya da ne kadar çabuk uçurumdan atıldığını düşünme sen.



Bu yazı 1127 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.