Nuri Bilge Ceylan tarzını sevenler büyük ihtimalle Bir Zamanlara Anadolu’da için “yönetmenin şimdiye kadar çektiği en iyi filmi” diye düşünüyorlardır. NBC tarzına uzak duranlar içinse bence aradaki mesafeyi kısaltmak adına iyi bir fırsat Bir Zamanlar Anadolu’da.

Ben ne hayranı ne de uzak duranı olarak tarafsız bir konumda izledim filmi ve çok beğendim. Bunda NBC filmlerinden klasik tarzda giriş-gelişme-sonuç tarzı beklememek gerektiği fikrim etkili oldu elbette. Sinema salonunda yerime oturduğumda beni çoşturacak, kahkahalara boğacak ya da ne bileyim nerde başlayıp nerede biteceğini açık açık anlatacak bir film izlemeyeceğimi biliyordum. Tavsiyem siz de öyle yapın, bırakın, filmin kendisi sizi kollarına alıp istediği yere götürsün, istediği yerde birkaç kelam edip istediği yerde anlamı bakışlarından, susuşlarından, iç çekişlerinden, bazen babacan tavrından bazen öfkesine hakim olamayan davranışlarından çıkarmanızı beklesin. Siz dediklerine de diyemediklerine de “he” deyin, “tamam” deyin, “yanındayım” deyin. İki buçuk saatin sonunda filmin olmadığına kanaat getirirseniz varın ağzınıza geleni söyleyin, ama dikkat edin, haksızlık etmeyin. Bir Zamanlara Anadolu’da olmuş bir film çünkü.

Filmin özeti çıkarılabilecek bir konusu yok, “bir cinayetin izini süren bir grup yasal yetkili, cesedi bulmak üzere yola çıkarlar ve bulurlar.” diye yazabileceğim cümle, filmin hem özeti hem konusu zaten. Ama filmin derdi hikaye anlatmak olmadığına göre buna çok takılmamak gerek, zira Bir Zamanlar Anadolu’da, ele aldığı karakterleri yukarıda verilen durum içinde analiz etme, tanıma filmi. Bu konuda, yani karakterleri anlatma ve karakterlerin gerçeğe uygunluğu konusunda şahsen filme tam not verdiğimi söylemeliyim. Öyle ki, yazımda hepsine tek tek değinmek istememe rağmen, film gözümün önüne geldikçe, yazacaklarımın onların gerçekliği yanında sahte kalacağı endişesini taşıyorum. Yapılacaklar yapılmış, söylenecekler söylenmiş filmde, dahası büyüyü bozacak gibi sanki. Bu Nuri Bilge Ceylan‘ın oyuncu yönetimindeki başarısı mıdır, oyuncuların kendi yetenekleri mi kestiremiyorum, sadece şunu söyleyebilirim ki Yılmaz Erdoğan bile, Yılmaz Erdoğanlığını unutturabiliyor, diğer oyuncular hakeza çok iyiler. Muhtarı oynayan Ercan Kesal var ki, hayatının bir dönemi kesin köyde geçmiştir, oradaki insanları biliyordur diye düşünüyorum, yoksa o doğallık, gerçeklik nasıl açıklanabilir? Savcı rölündeki Taner Birsel de, tipik devlet memurundan şüphelerin içini kemirdiği adama dönüşürken oldukça başarılı. Otopsi görevlisinden hastane aşçısına, hatta katil Kenan’ın saf kardeşi Ramazan’a kadar bütün oyuncular falsosuz oynamışlar gerçekten. Bence filmin bir gücü, senaryodaki karakterlerin perde üzerinde canlandırılmasındaki gerçeklikte gizli.

Bir diğeri de filmin alt metinlerinde elbette. Mesela ağaçtan sağlam bir elmanın düşürülüp yuvarlana yuvarlana çürük elmaların yanına varmasını uzun uzadıya gösteriyorsa yönetmen, bu sahne sırf görsellik olsun diye konulmamıştır diye düşünmekte haklı çıkarız. İki adam konuşurken konuşmaların dudaklar kıpırdamadan verilmesinin isteyip de diyemediklerinin dillendirilmesi olarak yorumlasak başımız ağrımaz sanırım. Otomobil bağajında bir cesedin yanına, çalınan iki kavunun pervasızca atılmasını “ateş düştüğü yeri yakar”, “hayat diğerleri için devam ediyor işte” diye anlamlandırabiliriz mesela. Ya da kan lekesi bulaşan bir yüzün, durumu değerlendiren bir yüz olmaktan çıkıp işe kendini de bulaştırdığını çıkarabiliriz rahatlıkla.

Bir Zamanlar Anadolu’da’da bunun gibi bir çok sahne var, anlatamadığımız ama sezebildiğimiz. Dolayısıyla kendine de iş bırakan filmlerden hoşlanan sinemaseverler için Bir Zamanlar Anadolu’da adeta bir vaha niteliğinde. Ha, başlardaki bir iki devamlılık hatası Nuri Bilge Ceylan gibi titiz bir yönetmenin gözünden nasıl kaçar demedim değil açıkçası; ama başka çaresi yoktu herhalde diye çok takılmadım ona da. Film, ufak tefek takıntıları rahatlıkla görmezden geldirecek güzellikte çünkü. Hatta yönetmenden beklemediğim kadar mizahi unsur taşıyan, basbayağı komik sahneleri var filmin. Filme şimdiye kadar mesafeli yaklaşan sinemaseverlere sadece uzun uzun manzara seyretmeyeceklerini de eklemiş olayım böylece.

http://www.sivrisinema.com/dram/bir-zamanlar-anadoluda-2011/



Bu yazı 1539 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.