Hani Cem Yılmaz‘ın bir gösterisinde dalga geçtiği, komedyen vefatlarında söylenegelen bir söz vardır: “Bu defa güldürmedi!” Vefat durumlarında olmasa da bazı durumlarda gerçekten yerinde söylenmiş olabiliyor bu söz aslında. Charlie Chaplin‘in son filmlerinden Limelight, bizdeki adıyla Sahne Işıkları, komedi unsurları ve mizahî taşlamalar içerse de daha çok yürek burktuğu için bu defa güldürmekten çok hüzünlendiriyor Chaplin.

Filmimiz 1910′lu yılların Londra’sında geçmekte. Zamanında meşhur bir komedyen olan Calvero, artık yaşlanmış ve pek iş yapamayan biri olmuştur. Birgün kaldığı apartmanda, kendinden iki kat aşağıda oturan bir genç kızı, kız hem ileç içip hem de fırının gazını açarak intihar etmekteyken kurtarır. Kimsesi olmayan ve balerin olduğunu öğrendiği Terry adındaki kıza bir süre evinde bakan Calvero, bir yandan fiziksel olarak bir yandan da psikolojik olarak kızı iyileştirmeye çalışır. Çünkü Terry, bacaklarıyla ilgili yaşadığı sorun yüzünden bir daha dans edemeyeceğini, dolayısıyla hayatında bir anlamın kalmadığını düşünmektedir. Kapıldığı bu umutsuz durum, aslında fiziksel olarak gerçek bir problemi olmasa da psikilojik olarak onu hasta olduğuna inandırmıştır. Calvero, olgunluğu ve tecrübesiyle Terry‘ye yaşama sevinci aşılamaya çalışır. İkili arasındaki bu iletişim, Calviro açısından da içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesi için bir çeşit terapiye dönüşür.

Filmin genelinde Calvero‘nun bilgeliği, Terry‘nin ise gençlik ve tecrübesizliğiyle birbirine bağlanan bu ikiliyi izlerken, arka planda değişen yaşam şartlarının özellikle sanatçılar üzerindeki etkisini Calvero sayesinde görme imkanı buluruz.

Filmi izlerken diğer Chaplin filmlerinde olduğu gibi eğlenmediğimi söylememe gerek yok sanırım. Bu biraz filmin sonunu bilmemden; biraz da Chaplin‘de adeta kendi hayatını, kendini oynuyormuş havası sezdiğimden ve bu durumun beni üzmesinden kaynaklanıyor. Her ne kadar Charlie Chaplin için giderek sönen bir yıldız dememiz büyük haksızlık olacaksa da, Chaplin‘in hayatında bazı iniş çıkışlar yaşadığının ve bunların onu duygusal olarak etkilediğinin ipuçlarını yakalamak mümkün filmde.

Yine de hayatı boyunca komedi yapmış usta bir sanatçının nasıl bir dram yaptığını görmek, Calvero‘nun bilgece sözlerine kulak vermek, taşlama ve esprilerine gülmek için izlemeye değer bir film Sahne Işıkları. Ayrıca yaşadığı dönemde Charlie Chaplin‘in en büyük rakibi olarak görülen bir diğer sessiz sinema ustası Buster Keaton‘un da filmde yer aldığını, Chaplin ve Keaton‘un bu filmle ilk ve son kez bir araya geldiklerini, Chaplin‘in oğlu Sydney Chaplin‘in yakışıklı müzisyen Neville rolüyle filmde arz-ı endam ettiğini de notlarımıza ekleyip yazımızı bitirelim.

http://www.sivrisinema.com/dram/sahne-isiklari-limelight-1952/

Film Künyesi

  • Yönetmen: Charlie Chaplin
  • Senaryo: Charlie Chaplin
  • Oyuncular: Charlie Chaplin, Claire Bloom, Buster Keaton, Nigel Bruce, Sydney Chaplin
  • Tür: Dram, komedi,müzikal
  • Orjinal Adı: Limelight
  • Müzik: Charlie Chaplin
  • Yapımcı Firma: Celebrated Production
  • Yapım Yılı: 1952
  • Yapım Ülkesi: ABD
  • Orjinal Dili: İngilizce
  • Filmin Süresi: 137 dk.
  • Vizyon Tarihi: Aralık 1954 (Türkiye)
  • IMDB Sayfası: http://www.imdb.com/title/tt0044837/


Bu yazı 2194 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.