Dünyanın sayılı zenginlerinden olan bir medya patronunun hayatını anlatan Yurttaş Kane / Citizen Kane, sinema tarihinin başyapıtları arasında gösterilen bir film.

Küçük bir pansiyon işleten Charles Foster Kane‘in annesine bir müşterisi, borcuna karşılık değersiz olduğunu düşündüğü madeninin tapusunu verir. Bir süre sonra madenin aslında o kadar da değersiz olmadığı anlaşılır. Öyle ki bu madenden kazanılan paranın işletilmesiyle Charles Foster Kane 25 yaşına geldiğinde dünyanın en zenginlerinden biri olur. Para Kane için bir oyuncak hükmündedir artık. Sahibi olduğu gazeteler, radyo istasyonları gibi medya organlarıyla gündeme yön veren isim olmaktan tutalım, eşine özel opera binası yaptırmaktan, Xanadu adını verdiği benzeri görülmemiş büyüklükte ve ihtişamda bir saray inşa ettirmeye kadar parasının ve gücünün yetmeyeceği şey yoktur. Bazıları için gıptayla bakılacak bazıları için de nefretle anılacak bir yaşam süren Kane‘in son nefesini verirken, aslında tek bir şeye hasret gittiğini öğreniriz: Rosebud

Burada filmin kahramanının öldüğünü söyleme gafletinde bulunduğum sanılmasın, Kane filmin başında ölüyor zaten. Yaşamının büyük bölümü insanların gözleri önünde geçmiş, yaptığı her şey olay olmuş bu adamın ölümü de medyada büyük yankı uyandır. Ancak daha ilginç bir hikayenin peşinde olan bir gazete, Kane‘in ölürken son nefesinde söylediği Rosebud‘la neyi kast ettiğinin izlerini sürmeye başlar. Film, Rosebud‘ın ne olduğu hikayesidir bir bakıma.

Rosebud‘un ne olduğunu öğrenmek için filmin sonuna kadar beklemek gerekiyor. Ama alınan cevap beklemeye değiyor. Zira insanoğlunun ne kadar zayıf bir mahluk olduğunun, sahip olduğu güçlerin (para, mevki, şöhret, siyasi güç vb.) varlığını tam hissetmek, mutlu olmak için ona yetmediğinin cevabını da almış oluyoruz. “Rosebud”ın eksikliğinin Kane‘e, hayatı nasıl bir oyunmuş gibi algılattığını; yaptıklarıyla, asıl eksikliğini hissettiği şeyin yerini umutsuzca nasıl doldurmaya çalıştığını, Kane‘in aslında koca bir adam kılığında küçük bir çocuk olduğunu görüyoruz.

Yurttaş Kane / Citizen Kane‘i başyapıt haline getiren şey filmin hikayesinden çok teknik özellikleri aslında. O zamana kadar hiçbir filmde olmayan ve iş bu yazıyı yazanın da pek vakıf olmadığı kamera ve ışık kullanımı, kadrajlama vb. özellikler filmi sinema sanatına yön veren filmlerden biri haline getirmiş. Özellikle Kane‘in rakip gazetenin yazarlarını kendi gazetesine transfer ettiğinin anlatıldığı sahnedeki fotoğraftan gerçeğe geçiş sahnesi, filmin genelindeki sahne geçişleri görülmeye değer. Üstelik Orson Welles bu filmi yaptığında 26 yaşındaymış sadece.

Filmin teknik anlamda zamanının ilerisinde olması hikayesinin zayıflığı anlamına gelmesin sakın. Filmdeki işlenişi gibi hikayenin kendisi de ilginç aslında. Hatta Amerika’nın ilk medya patronu William Hearsts‘ün hayatına benzerliği yüzünden Hearts ‘ün medya grubunda filmin yerden yere vurulmuşluğu, gösterimine engel olunmaya çalışıldığı da vakiymiş. Çünkü tıpkı filmdeki Kane gibi elinde bulundurduğu medya gücüyle nufuz sahibi olmuş, sansasyonel haberlerin peşinden koşan ya da bu tip olayların meydana gelmesine sebep olan gazeteler çıkarmış, kısa bir politikaya atılma macerası yaşamış ve Kane‘in Xanadu‘su gibi kendine saray misali bir mekan yaptırmış bir adammış Hearst. Filmin başında, Kane‘in haber izliyormuşuz gibi tanıtılması da Kane’in gerçek bir kişilik olduğu izlenimini güçlendirmek için yerinde bir seçim olmuş.

http://www.sivrisinema.com/dram/yurttas-kane-citizen-kane-1941/

 

Film Künyesi

  • Yönetmen: Orson Welles
  • Senaryo: Orson Welles, Herman J. Mankiewicz
  • Oyuncular: Orson Welles, Joseph Cotten, Dorothy Comingore, Everett Sloane, George Coulouris
  • Tür: Dram
  • Orjinal Adı: Citizen Kane
  • Yapımcı Firma: Mercury Productions, RKO Radio Pictures
  • Yapım Yılı: 1941
  • Yapım Ülkesi: Amerika
  • Orjinal Dili: İngilizce
  • Filmin Süresi: 119 dk.
  • IMDB Sayfası: http://www.imdb.com/title/tt0033467/


Bu yazı 2785 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.