Senden başkasını düşünürken yakaladım bugün kendimi. Utansam mı, övünsem mi karar veremedim. Bir yandan aşka tekrar kucak açacak kadar yüzsüzleşen bu yüreğe kızdım delice… Diğer yandan hayata karşı takındığım dirayete hayran kaldım içten içe…

Hayallerime sızmış biri meğer… Yeni fark ettim… Hayallerimde sızmış kalmış. Kovamıyorum da mahremimden, uzanamıyorum da yanına… Seyrediyorum sadece sakinliğini usulca… Ne buluyorum bu durgunlukta acaba? Teşekkür mü etmeliyim ona bana yeni düşler öğrettiği için, yoksa tüm şiddetimle bağırmalı mıyım suratına iyileşememiş yaralarıma dokunduğu için bilmiyorum. Çıt çıkarmadan bekliyorum sükûnetinin nihayetini…

Onun adını anarken yeni ritimler keşfetti yüreğim. Heceledi onu sanki. Sonra ismini bile bölmeye kıyamadı ama. Tıpkı sevmeye kıyamadığı gibi her hücresini. Hep en doğru zamanda beni çıkardığı için dipsiz kuyulardan âşık mı olmalıyım, yoksa onu da incitme ihtimalini göze almamalı mıyım bilmiyorum. Sadece onu kaybetmemek için didinmek yeter belki benliğime…

Ruhum kuşatılmış. Asil bir fatih var atının üzerinde çıkagelen. Fetih benim işim edasında. Her eda yakışıyor aslında ona. Ben şimdi teslim edip ruhumu ellerine, takmalı mıyım prangalarını gururla, yoksa girip bir çatışmanın ortasına, direnmeli miyim sonuna kadar bilmiyorum. O ata binip kaçasım da var, ardından bakıp yine yolunu gözleyesim de…

Neden sana yazdıklarıma o karışmış? Onu bile bilmiyorum. Sen mi o mu diye sormaya da hakkım yok kendime. Gururumu kaldırıp yerlerden unutmalı mıyım seni, yoksa atlayıp bir yelkenliye bulmalı mıyım onun yerini? Ya da olabildiğince kaçmalı mıyım ikinizden de? Bunlar bile karmakarışık. Aklım, düşüm, kalbim, ruhum gibi… Benim gibi… Arapsaçına dönen sen gibi…




Bu yazı 991 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.