Aklım şaşkın, kalbim uçarı… Bugün müydü bu sevdanın zamanı? Ne depremler atlattı bu yürek, ne enkazların arasından tutundu yeniden hayata. Tutunacak bir el aradı etrafında nafile bakışlarla… Artık alınabilinir mi yaşanamamışlıkların intikamı? Peki ya kim verir heba olan heyecanların hesabını?

Bıraktığın yerde miyim, unuttuğun yerde mi? Dön bir bak bakalım bulabilecek misin tavırlarımda ki eski meltemi? Ya da sana bakmayı bana yasaklayan, kirpiklerime saklanmış o koruyucu melekleri… Çoktan fırtınalara bıraktım edalarımın hiddetini… Ve senin beni gördüğün yerde düşürüverdim minicik perilerimi… Geride o köhne çocuk kalp kaldı aynı duran. Senden bir damla tattığı an yerinde duramayan…

Sessiz kalmak, sensiz kalmaktı bir zamanlar. Şimdi avazım çıktığınca bağırmak, geri getirir mi seni ve masumiyetimi? Susmasam, susturmasam, acısını çıkarsam yiten zamanın, yetişebilir miyiz bugüne beraber? Yoksa geç kalır, seslenir mi birimiz gerilerden?

Ne kadar geç kaldık bu sevdaya? Bugün başlasak yetişir mi bizimle beraber yaşlanmaya? Yoksa daha mı az canımızı acıtır sadece sahip çıkmak hatırlara?

 



Bu yazı 1128 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.