–  Vay! Nusret nasılsın? Okula mı gidiyorsun?

–   Evet Kamil Amca okula gidiyorum.

–   Dersler nasıl? Söktün mü okumayı?

–   Ben dörde gidiyorum Kamil Amca ya, okuyoruz tabii ki.

–   Aferin aferin! Oku oğlum okursan kendini kurtarırsın. Söyle bakayım dört kere beş…

–   Yirmi.

–   Aferin len!

–  Ne sandın Kamil Amca ya.

–   Şımarma hemen. Peki söyle bakalım, konuştuğun biri var mı?

–   Seninle konuşuyorum ya Kamil Amca.

–   Öyle değil len. Yavuklun var mı yavuklun?

–   Biz de yamuk olmaz Kamil Amca.

–   Len öylede değil len. Anlamıyor musun sen beni evladım?

–   Anladım ya işte.

–   Ne anladın len? Manita diyorum len manita, manita.

–   Kamil Amca sen “s” diyemiyor musun ya? Hahhahahaha

–   Len vuracağım şimdi ağzının orta yerine Nusret. Manita diyorum len. Flörtün var mı flörtün?

–   Benim yok daha ama ağabeyimin var.

–   O dişlek ağabeyinin flörtü mü var len hakikaten?

–   Var tabi hem de sarı.

–   Sarışın mı yani? Vay vay vay dişleğe bak sen!

–   Ağabeyim mavi istiyordu ama annem “sıra arkadaşının ki de mavi karışır” dedi gitti sarı aldı.

–   Ne aldı len?

–   Flüüüüt. Hem flüt altıncı sınıfta var Kamil Amca ya. Sen de hiç bilmiyorsun okul işini ha.

–   La havle … sen dörde kadar iyi gelmişsin Nusretçiğim. Ulen takıntı var mı takıntın?

–   Benim yok ağabeyimin var ilk karneden. Yıl sonunda düzeltemezse babamla külahları değiştireceklermiş.

–   Hay babana da ağabeyine de. Nereden girdim bu muhabbete, girmez olaydım. Siz nasıl diyorsunuz evladım, dalgan var mı?

–   Dalgan ne amca?

–   Şimdi söveceğim ha. Taktım kafaya anlayacaksın ne dediğimi. Sevgilin var mı?

–   Bir tane çok sevdiğim silgim vardı. Kokulu. Annem vermedi yanıma.

–   Yârin var mı?

–   İşte yerim yokmuş kalem kutumda o yüzden.

–   Kız arkadaşın var mı len?

–   Haaaaaaa! Öyle desene Kamil Amca ya. Bende ne diyor bu adam sıyırdı mı, başımıza mı kaldı diyorum. Kız olmaz olur mu Kamil Amca ya? Bizim sınıfta Tuğçe var bir tane. Çıkıyoruz biz. Biz maç yaparken hep beni seyrediyor. Ben gol atınca seviniyor hep. Aşık bana bence. Seviyor beni. Ama Tuğçe’nin kankisi var Açelya geçen gün benden silgi istedi. Bence seviyor beni. Ama teneffüste Tuğçe “sen Açelya’ya niye silgi veriyorsun onun silgisi yok mu?” dedi. Ben de “belki onun silgisi iz bırakıyordur. Onun içindir” dedim. Kıskanıyor bence beni. Bir de 4-a’ dan Eda var. Teneffüste hep kesişiyoruz. Beş dakika falan kesiştik yani. Bence o da beni seviyor. Dün bizim sınıftan Ahmet’in 4-a’ dan arkadaşı geldi. Dedi ki; “Eda, o kızın yanında ayrılsın diyor” dedi. Tuğçe için söylüyor bunu. “onu demiş, 4-c’ den Rıfat’la parkta gördüm demiş.” Bence o da Tuğçe’yi kıskanıyor. Bende ne yapacağımı bilmiyorum. Tuğçe’den ayrılmak istemiyorum. Eda’nın ayrı bir havası var. Ama Açelya da güzel bir kız. Bir de 5-d den Yasemin var. Onu hiç sorma zaten. Bilmiyorum vallahi ne yapacağımı. Kızların arasında kaldım, offf offf!

–   Saygılar sunuyorum evladım Nusret. Sana iyi günler diliyorum. Hoşça kal evladım.

 

 



Bu yazı 1069 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Kinix dedi ki:

    Senin yazılarını seviyorum ya, özellikle şu diyalog mantığı çok hoşuma gidiyor. 😀

    Bu da güzel olmuş, eline sağlık 🙂 Nusret de geleceğin playboyu olmuş, şimdiden uyuz oldum. 😛

  2. Lavinya Oz. dedi ki:

    Keyif ve gülücüklerle okudum 🙂 ne olur hep yaz 🙂

You must be logged in to post a comment.