(Not: Konuşma diliyle yazılmıştır.)

 

-Alo, buyurun! Sen misin? Nasılsın? Sağ ol sağ ol ben de iyiyim.

-Neler yapıyorsun?

 

 

-Tam da yemek yapmak için mutfağa girmiştim…Yok, canım! Ne rahatsızlığı. Zaten zor bir yemek değil, menemen…Evde başka malzeme kalmamış…E ne yapalım canım olur o kadar …Senin derdin neydi anlat bakalım…Canım bi’ yandan yemeği yaparım bi’ yandan konuşuruz işte………………………….

……………………….

………………

 

…Eee?…Adama bak olayı ateşlemiş resmen. Dur ocağı yakayım dur… Eee, sonra?…Kızdırmışlar seni baya. Kızma ya. Yağ kızıyor. Hayır sen değil. Yağ kızıyor, ya sana niye yağ diyim. Ocak… yahu ocaktaki yağ kızıyor. Dur bi’ dakika. Ne kadar telaşlı adamsın? …Yağı kızdırmamak lazım seni de tabii… Ben sıvı yağ kullanıyorum. Sen devam et…

 

…………………….

………………………….

……………………

 

 

…Ağladı mı? Ağlar tabi o kadar üstüne gidilirse. Ben soğanları ekliyim, sen devam et…Bu soğanların pembeleştiğini nasıl anlıycam? E bunlar zaten pembe! Pembe soğanın pembeleştiği nasıl anlaşılır? …Daha önce soğanla işim olmadı ki. Neyse iki döndürürüm olur herhalde.

 

………………….

………………………………

……………………………..

 

 

…Acıtmaz mı? O sözler acıtır tabi ki ya. Yeşil biberlerin çekirdeklerini çıkarmasam çok yanar mıyım? Acı tabii. Renginden belli. …Koyu yeşil. Acı olsun boş ver. Söz yiyip canımız acıyacağına biber yiyelim ağzımız acısın.

 

 

………………………..

……………………….

……………………..

 

 

…Aşık mıymış?…Herkesin içinde mi söyledi? Vay vay vay. Her şey aşk için ha? Ha, aşk dedin de şu domatesleri de unutmadan atiyim…. Ne demek ne alakası var, ikisi de kırmızıdır. …Yeşiliyle turşu yaparsın. Aşkın turşusunu mu kurcan? Hem ikisi de yuvarlak hatları sever. …Hayda! Elbette ilgisi var. Aşkta da keskin olursan canın acır, biber gibi…. Hahaha tabi ki ya. Hem al sana bir özellik daha domatesin de aşkın da ne olduğunu bilen yok…. Meyve mi, sebze mi? Aşkın ne olduğunu bilen var mı? …Pes edersin ya. Aşk bana domatesi hatırlatmasında ne yapsın?

 

 

………………………….

…………………………………

……………………………..

 

 

… Evlenme mi teklif etti? …Kabul etti mi? …Yakında düğün var o zaman. O adamla, o kadın birleşecekler ha? Yumurtayı çırpiyim dur. …Demek evleniyorlar ha aynı evde yaşıycaklar. Şunu da tavaya boşaltalım… Öyle valla. Gel bi’ gün de oturalım…. İşin mi var? Ya boş ver işi. Bir menemen daha yaparız. Bu sefer malzemeyi bol tutarız söz.

 

 

………………………….

………………………………

…………………………….

 

 

….Etkilenme bu olaylardan…. Sen de elini biraz çabuk tutsaydın. …Sen uzaktan bakana kadar adam öyle böyle kaptı kızı. …Sen devam et uzaktan bakmaya ben de menemenimi kapiyim. … Canım ekmek banmadan olur mu hiç? Domates ince ince doğranmış salmış suyunu , biberler vermiş acıyı, soğan mahzun, yumurta oynak. Tavadan dumanlar çıkıyor. …Sil ağzının suyunu sil.

 

…………………………….

……………………………….

………………………………..

 

 

… Beni menemenimle yalnız bırak. Sen de bakma artık uzaktan hayata. Malzemen az diye üzülme. Az malzemeyle de güzel yemek yapabilendir usta aşçı. Dolabında ne olursa olsun masaya getirdiğindir, yapabildiğin. Maharet, masaya iyi yemekler getirebilmektir. Mutfağı tıka basa doldurmak değil.

 

………………………….

………………………………

………………………………..

 

 

… Sana da iyi günler …Hadi hadi hoşça kal.



Bu yazı 1221 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.