–          Selamünaleyküm

–          Aleyk… sen kim lan?

–          Lan mı? Hiç yakıştıramadım senin gibi bir yönetmene.

–          Tamam, pardon da sen kimsin birader?

–          Seyirci.

–          Nasıl seyirci?

–          Bildiğin seyirci.

–          Bildiğin?

–          Hee! Bildiğin seyirci, basbayağı seyirci. Zaten bilmediğin seyirci olamaz çünkü onu daha bizde bilmiyoruz.

–          Dur, dur. Laf salatası yapma. Senin burada ne işin var ya. Elini kolunu sallayan girebiliyor mu buraya? Güvenlikçi nerede?

–          Güvenlikçi mi o güvenlik mi? Hangisi doğru.

–          Bilmiyorum onu tam ya. Manav, manacı gibi bir şey değil mi?

–          Evet aynen güvenliğe bir sormak lazım “size ne diyorlar” diye.

–          Ya bak gene aynı şeyi yapıyorsun?

–          Neyi?

–          Laf salatası!

–          Ya yumurta kıramam ben, ne salatası?

–          Sen buraya niye geldin birader?

–          Seyretmeye.

–          Seyretmeye?

–          Seyretmeye. Seyirciyim, seyretmeye geldim.

–          Televizyondan seyret.

–          Ya televizyon televizyon nereye kadar? Hayatımız televizyon olmuş. Kaptırmamak lazım kendini bu kadar. Sonuçta aptal kutusu yani.

–          Ben televizyona iş yapıyorum ne biçim konuşuyorsun sen benimle?

–          He dimi. Doğru. Pardon.

–          Ya sen niye geldin?

–          Dedim ya seyretmeye. Ben sıkıldım televizyonun başında oturup izlemekten. Dedim bir gideyim, bakayım nasıl çekiyorlar bu diziyi, nerde çekiyorlar? Nasıl oluyor da oluyor diye kaynağında araştırmak için geldim.

–          Kaynağında?

–          Evet, kaynağında. Ya şurada oturup biraz izleyeceğim. Amma sorun çıkardın ha.

–          İyi tamam. Sessiz otur ama.

–          Tamam. Sessiz. Tıp. ……….. şşt sonunda ne olacak söylesene.

–          La havle..

–          Kulağıma söyle kulağıma. Kimse duymaz, bende kimseye söylemem söz.

–          Oldu! Filmin başından sonunu söyleyelim.

–          Hee, ne güzel işte! Sizde uğraşmamış olursunuz hem. Bütün bir sezon sabahlara kadar çekimlerle filan kim uğraşacak. Baştan paranı al bütün sene yat. Ooh, ne güzel. Ense. Sizin işiniz çok güzel vallahi. Bende olayım mı oyuncu? Rol var mı banada?

–          La havle. Var. arkadan geçen adamı oynayacaksın. Böyle bir aşağı bir yukarı yürüyeceksin.

–          Aaa! Olur mu acaba? Becerebilir miyim?

–          Yürümesini biliyor musun?

–          Evet.

–          İyi. Yarın gel başla.

–          Ama nasıl yürüyeceğim yani? Böyle afili mi, havalı mı? Yoksa sıkkın bir şekilde mi?

–          Normal yürüyeceksin. Bir tarafa giderken elinde torbalar olacak. Öbür tarafa giderken ellerin boş. İki kişiyi canlandıracaksın yani.

–          Aha iki kişi parası mı alacağım?

–          Ulan hemen para konuşmaya başladın. Bu filmde bir saniye görünmek isteyen ne kadar çok seyirci var biliyor musun? Üstelik parasız. Sen nasıl sadık seyircisin?

–          Sadık seyirciydim hocam artık profesyonel oyuncuyum.

–          Efendim?

–          Yani oyuncuyum artık hocam.

–          Oyuncu mu?

–          Tabi. Sokaktan geçen adamı canlandıracağım kolay mı? İlerde anlatırım “kariyerime böyle başlamıştım” diye.

–          Kariyerine?

–          Evet. Oscar töreninde anlatırım.

–          Oscar? Yuuh!

–          Hocam ayıp oluyor ama. Baştan da bir “lan” dediniz zaten.

–          E sende uçma o kadar. Hem biz para vermiyoruz figürasyona. Öyle yol parası biraz o kadar.

–          Niye?

–          Parayı aktör-aktris götürüyor?

–          Kim? Bu dizide aktör-aktris mi var? Ben hiç görmedim.

–           Var ya kardeşim başrol oyuncuları. Şimdi sus biraz da sahneye hazırlanacağım.

–          Tamam. ……. Bu ekranlar iyiymiş ya. Kaç para bunlar?

–          Alacak mısın?

–          Belki alırım. Bu ekranlar kameralara bağlı öyle mi? Yani şimdi kamera nereyi çekerse orayı buradan görüyorsun.

–          Evet.

–          Kamerada senin kontrolünde tabi. Orayı çek burayı çek haaaaa çakal. Az çakal değilmişsin ha.

–          Sen ne pis bir adamsın. Güvenliği çağıracağım şimdi. Rahat dur yerinde.

–          Tamam, tamam. …. Aaa! Onlar ne yapıyor öyle ya?

–          Kimler? Gene ne gördün ya?

–          Şunlar ya bak. Yenge ile kaynı.

–          Yen… ha onlar. Ne yapıyorlarmış? Kaynı nedir bu arada ya?

–          Kadının kocasının erkek kardeşi kadının kaynı olur. ….  Neyse sen takılma ona. Ne kadar yakınlaşmışlar görmüyor musun?

–          Sevgili onlar.

–          Yengesiyle?

–          Yahu o rol. Sen rolle gerçeği ayırt edemiyor musun?

–          Tamam da baştan yenge demiş. Olmaz yani.

–          Ya git başımdan. Deli misin nesin?

–          Bu niye oluyor biliyor musun?

–          Niye?

–          Diziler çok uzun ondan.

–          Allah, Allah!

–          Tabi. Bak şimdi, diziler çok uzun ya, hah o yüzden bu insanlar en çok birbirlerini görüyorlar. E öyle olunca da böyle dizi aşkları oluyor.

–          Hayranım sana. Onu bunu bırak da sen yarın gelecek misin? Onu söyle.

–           Yarın mı? Sen onu şaka diye söylememiş miydin?

–          Yoo! Figürasyona ihtiyaç var. Yarın gel arkadan geç.

–          Yarın olmaz hocam.

–          Nasıl olmaz?

–          Yarın olmaz. Yarın benim işim var.

–          Ne işin var?

–          İşim var işte. Ne yapacaksın “ne işim var”? var bir işim. Özel hayata bu kadar müdahale olur mu ya?

–          Özel mi? Ya sen deminden beri…

–          O başka. O özel değil o. Onlar kamunun malı olmuşlar artık. Ama bak bana ben kendi halimde bir malım.

–          Orası kesin.

–          Neyse ben kaçtım. Ben gider. Burası bana göre değil. Ha dersen ki “senin istediğin zaman çekelim o sahneyi. Sen ne zaman müsaitsen.” gelir arkadan geçerim. Olur mu?

–          Ya yürü git. Atın şunu dışarıya atın. Güvenlik atın şunu dışarı.

–          Vay şimdi böyle mi olduk? Helal olsun sana be helal olsun. Ben giderim………..  (bağırarak) Hocaaaam sonunu söyle sonunuuuuu

–          Ya yürü git başımdan.

 



Bu yazı 1201 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    “Onlar kamunun malı olmuşlar artık. Ama bak bana ben kendi halimde bir malım.”

    😀 😀 😀

    VEEEEE

    ” Kim? Bu dizide aktör-aktris mi var? Ben hiç görmedim.

    – Var ya kardeşim başrol oyuncuları. Şimdi sus biraz da sahneye hazırlanacağım.

    – Tamam. ……. Bu ekranlar iyiymiş ya. Kaç para bunlar?

    – Alacak mısın?

    – Belki alırım. Bu ekranlar kameralara bağlı öyle mi? Yani şimdi kamera nereyi çekerse orayı buradan görüyorsun.

    – Evet.

    – Kamerada senin kontrolünde tabi. Orayı çek burayı çek haaaaa çakal. Az çakal değilmişsin ha.

    – Sen ne pis bir adamsın.”

    😀

    VE HOŞGÖRÜNE SIĞINARAK 🙂
    BİR ELEŞTİRİ:
    DAHA KISA VE DAHA ÖZLÜ BİR KONUŞMA DA ÇIKABİLİRMİŞ…

    Yanlış anlama genel olarak ve daha dışardan bir göz olarak söylüyorum yoksa ben her zamanki gibi keyifle okudum :)kalemine sağlık 🙂

You must be logged in to post a comment.