Bir martıydım geçen gün Hangi gündü hatırlamıyorum Uçtum gökyüzünde Kanatlarımda gurur Kanatlarımda hüzün… *** Nasıl başladı bilmiyorum. Birden gökyüzünde buldum kendimi. Hayal mi gerçek mi sorgulamadım. Şaşırmadım, üzülmedim. Sadece uçtum. Uçtum ve özgürdüm. Sanki beyaz kağıda yazı yazıyordum. Ben kalem olmuştum ve sema da kağıdım. Uçtukça yazıyordum. Yazdıkça… Uçmak tahmin ettiğimden daha güzel bir duyguymuş. [...]
2
Açınca kalpte aşk tomurcuğu Başlar ömür ikliminin ilkbaharı Aşktır yüreği mutluluğa bulayan Sevdalıktır huzura bereketi katan Hadi uyanın aşktan konuşalım bu gece Ama önce şu hislerinizin tozunu aldırın Ve gecenin rengini bir iki ton kadar açın Kapatmayın yıldız kapılarıda aralık kalsın İçinizden biri büyük okyanusu dillendirsin Gökyüzünün yanaklarına sevda serpiştirin İğneden ipliğe aşka yakışmalı her [...]
0
Dününü bugününü anlayamadan yarınlara koşuyordu, gençliğini solduracak kadar coşkunlukla. Dedesinin koltuğuna enikonu uzanmış, dünyayla bağlantısını kesecek denli telefonuna odaklanmış kız arkadaşıyla mesajlaşıyordu. Simasında yabancı ve şehevi bir gülümseme vardı. Bedeni, sanki ondan bağımsızmışçasına hareket ediyor, sanki bir oyuncakmış gibi davranıyordu. Kırmızı bir elin oynattığı, fani bir oyuncak… Dedesi kapının kolunu yavaşça indirdi ve ağır ağır [...]
0
Havadar bir aklım ve kalbim var. Üşüyorum. Altımda bir ıslaklık… Refah tabana yayılıyor galiba. Haliyle her şeyi komik tarafından alıyorum. Geri dönüşümlü anılardan komik bir hayat üretip gayri resmi gülüyorum. Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar gülüyorum. Sudan sebeplerle gülmekten iyidir. Çünkü su pahalı. Velhasıl insanlık halidir gülmek. İleri demokrasinin göstergesidir. İnsanın gülesi gelince gülebilmesi demokrasidir. Halkı, memleket [...]
0
Geç anladım yüreğimin tavan arası artıklarını temizlemem gerektiğini! Benden gitmişti yüreğin ve tüm benliğin ama ben senden hiç gitmemişim bu gece anladım… Senden kalan üstü toz tutmuş tüm anıları ve seni geç kalmış gönül mahkememde idam ederken gözümü bile kırpmadan, yıllardır seni ve sende yaşadığımı bu gece anladım… Oysa, gitme diye haykırırken yüreğim en sessiz [...]
0
  “İçmiyo muyuz” dedim.”Yok dün çok içtim bugün içmek istemiyorum” dedi.Ona çok içmemesi için geçerli bir mazereti olmadığını uygun bir dille anlatım.”Haklısın” dedi.Evimiz tekele uzak olduğu için kimin gideceğine karar veremedik.”Yazı tura atalım.”dedim.Ben yazı dedim o tura.Tura geldi.Yazı deseydi yazı geleceğini adım gibi biliyordum.Tekele giderken apartmanda sivri burun ayakkabılarının çıkardığı ses iki kat aşağıdan duyuluyordu. [...]
0
Vaziyet durumları hem kritik, hem de analitik. Ne eski kaldı, ne de eskiden kimse. Eski mevsimler ve eski tatlar hayatımızdan sessizce çekildi. Adı konulmamış hassasiyetin duvarları yıkılıyor. Lokal irkilmeler başladı. Oyunlardayız… Allah sonumuzu hayır etsin. Bal kabağı gibi ortada duran durum, ortasından çatladı. Gaz kaçağı var. Tabiri caizse bünyeye zehir akıyor. Üç maymunlar, mezarlıkta ıslık [...]
0
Gözlerinin saati tam olarak seçemediği saatlere girmişsen ve kulaklarında nedensiz  uğultular varsa neden olduğunu pek düşünmeden uyu bence. Genelde neden ya da nasıl yazıldığı belli olmayan bir avuç söz birikintisinin tam ortasına saplanmış olarak da bulabilirsin kendini. Yitirilenlerin farkında değildir kimse.Yitirdiklerinin hiç farkında değildir hele…Sen de o insanlar kadar huzurlu uyu geceleri. Rüyanda mor filler gör ya da [...]
0
Senden başkasını düşünürken yakaladım bugün kendimi. Utansam mı, övünsem mi karar veremedim. Bir yandan aşka tekrar kucak açacak kadar yüzsüzleşen bu yüreğe kızdım delice… Diğer yandan hayata karşı takındığım dirayete hayran kaldım içten içe… Hayallerime sızmış biri meğer… Yeni fark ettim… Hayallerimde sızmış kalmış. Kovamıyorum da mahremimden, uzanamıyorum da yanına… Seyrediyorum sadece sakinliğini usulca… Ne [...]
0
Sevgili… Gözlerinden öpüyorum seni. Sen gidince 15 cm. kaydı dünyamın ekseni. Japonya 4 m. öteye gitti. Gideni değil, kalanı seviyorum ben. Senden sonra “sensiz geçmiyor zaman” desem yalan. Bir günüm 15 sn. kısaldı. Artık en köklü kavramlarım tepetaklak. Derin imaların, derin sızılara yol açıyor. Kalplerimiz eş zamanlı atmıyor. Aşkımızın görüş mesafesi sıfır. Endişeliyim. Kaygılıyım. Yaz [...]
0
Yalnızlığa ömürde ekin zamanı Ruhlarda sahipsizlik boşlukları Hatıralar dolu pişmanlık anıları Düşlerdeyse gözyaşı tohumları Yalnızlık konuşacağız bu gece Kederden kendinize sos yapın Hislerinizin boynunu vurdurun Çıkartıp yüreği gökyüzüne asın Gözyaşı kadehleri boş kalmasın Ateş yakıp geleceğinizi tutuşturun Korku romanlarını kaldırıp fırlatın İçeri sıcak oldu yeter artık gülmeyin Mutlu biten masalları buruşturup atın Yorganları başınıza çekecek [...]
1
ALO, ben mutluluğu aramıştım. - Aradığınız mutluluğa şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz. …The happiness you have called… *** - Alo, ben mutlulukla görüşmek istemiştim ama.. - Az önce çıktı beyfendi. Bir notunuz varsa ben iletebilirim. - Onu çok özlediğimi söyler misiniz? *** - Alo, ben mutluluğu aramıştım… - Mutluluk mu huzur mu? [...]
2
Kaçar uykular. Ne zaman uyuyabildim ki adam gibi zaten. Ne gecenin keyfi var bugün, ne benim. Neden hep yapamayacaklarımızı biliriz de, yapacaklarımızdan kimse bahsetmez? Giremezsin, çıkamazsın, şekerli yiyemezsin, burada sigara içemezsin, telefonla konuşamazsın, onu yapamazsın, bunu yapamazsın… Neden insan sadece olmayacak şeylere odaklanır da olacak şeyleri hep yok sayar? Bardağın dolu tarafını görmek marifet de, [...]
1
Bir elimde ayna, bir elimde cımbız, kıllarımı alacağımı sandıysanız yanıldınız. Gün ışığında sözlerimi cımbızlıyorum aslında. Kafiyelerim kafiye değil. Cümlelerimin altı boş, üstü hoş. Haberlerin ucu açık. Bir tuhaflık var hissediyorum. Bitmiyor “-ecek, -acak” larım. Af buyurun ki kir ki kir ki kir diyorum. Boş vere boş vere boş veriyorum. Elimde değil, apartman yönetim kurulu toplantısında [...]
3
Kaskatı durdu cebimde zaman Ve takati yoktu iki direk arası mesafeyi yürümeye. Gökyüzü yeşile çaldı sanki bi’ an Yıldızların pek umrunda değil gibiydi , yürüyüp devam ettiler. Sola doğru giden yolun sonu griydi , Sağa giden yolun kırmızı. Sıvasız duvarlar vardı asfaltı yanmış sokaklarda Asma katlı bahçelerden elma çaldım. Kediler vardı sonra çatılarda. Bed bakardı [...]
1
    Bu mevsimlerin çiçeği değilmişim. Açmak için çaba göstermişim. Havamda değişmiş, toprağımda… Bir can suyu seçmişim kendime… Kurutmuş köklerimi… Zaman mıydı yanlış olan yoksa biz mi? Sen miydin yanlış kalan yoksa ben mi? Gözümün önündeydin, burnunun dibindeydim. Ama bana ışığını vermek için tüm ümitlerimi yitirmemi bekledin. Önceleri içimi ısıtan bir teselliydin. Sen bana geldin, [...]
1
Sürur sarhoşu gülistana dalar, Diken âleminde Gül denen, zerre miskal. Gıyabım Kan kokulu adımlar… Sevda; yanında olsun diye koparmak değil, sevdiğin gibi yaşasın diye dalında bırakmaktır. Vuslatsız, dakika farksızdır aydan, Hem sevda kokusu, Hem hasret getirir zaman. Lügate sığmaz bu huy… Zaman öyle bir süpürgedir ki, hortumunun alamayacağı tek şey aşktır. İtiraf ediyorum, ben asla [...]
4
Seni düşünmek düştüğü ağaca tekrar tırmanan İnatçı ve yanakları kir bir kız çocuğu yüreğimde Ama saçları altın sarısı seni her düşlediğimde… Batıdan uğurlamadan Doğudan çıka geliyorsun Yeryüzünde yaprak kıpırdamaz Ama sen gökyüzünden esiyorsun Sen estikçe kır bahçeleri sen kokuyor Sen mi onları sevdiğinden bunu yapıyorsun Yoksa onlar buram buram sen koktukları için mi Böylesine sevilesi [...]
2
Herkesin gördüğü türden rüyalar görmem ben. Ben gerçekten de “Rüyalar Âlemine” gidiyorum. Mesela bir tane pastaneci var; hangi ülke hangi şehir, hangi sokaktır orası bilemiyorum ama hep aynı pastane ve aynı pastaneci. Aynı kişi ki, ömrümde görmemişim onu gerçek dünyada; etine dolgun hafiften kel, 45 yaşlarında, kumral biri. Her seferinde aynı kişi, aynı pastane ve [...]
0
0
İlk bıraktığın iz sol şakağımda kaldı sanırım. Diğerlerinden biraz daha belirgin. Belkide yara gibi, bilmiyorum. Ama baya bi’ derin.                                                                                                                                                                                               Sağ elimle sol elimi tutmayı denedim demin. Kendini kandırma sanatında ne kadar büyük bi’ yeteneksiz olduğumun farkına varmam çok zaman almadı, bıraktım hemen.                                                                                                                                                   Renkli post-it lerin bu derece büyük anlam kazandığı başka oda yoktur [...]
0
Diyorlar ki; sevme! Ne de kolay söylemesi. Her sabah doğan güneş gibi, her gün sana doğan umutlarımı nasıl durdurabilirim ki? Nasıl durdurabilirim dünyayı, nasıl tutabilirim kum saatinde akıp giden kum tanelerini? Nasıl sağlayabilirim aldığım nefesin kalbime uğramadan beynime ulaşmasını?   Diyorlar ki; yanma! Öyle bir ateş ki ondaki, kendini bile yakar diyorlar. Dokunan kurtulamaz, külleri [...]
1
Bugün hiçbir şey yemek istemiyorum. Dünyanın en iyi yazarı olduğum kanısına ne zaman kapıldım bilmiyorum. Kim bilir kaç yıldır bu ruh halindeydim acaba? Bir kaç kişi bir kaç uyduruk yazımı övdü diye(ki bu bir kaç kişi genelde ailem:kuzguna yavrusu hesabı) kendimi neredeyse Kafkayla bir tutuyordum. (Galiba..ve yuh !) Aslında kendimi beğenmiş değilimdir. Mütevazı (bazen fazlaca) [...]
3
Bir gölge oyunu hayat. Bazen; sen çok gerisindesin yaşanmışların. Bazen; gölgen senden ötede. Ebemkuşağını yakalamaya çalışmak gibi çaresiz imkansızlıklar kovalamacası bu! Anlamsız bir duvar yazısı gibi gelirken baktığımız, koca metinlerde aramaya dalmışken cevapları , Zamansız yarım kalıyor şarkımız. Oysa, unutuyoruz. Satır aralarında saklıdır hayat. Ve yarım kalmış şarkılar Hayatı yeniden yazar. Bir oyun bu! Ne [...]
1
Bu da geçecek biliyorum. Bu zamansız, bu apansız yakalandığım bu fırtına dinecek. Yanlış limanlar seçmişim kendime sığınacak. Ondan bu denli ağır hasarlar bırakıyor yüreğimde bu tufan. Toparlanmaya çalıştıkça, başka yerden yara alıyor ruhum. Ama biliyorum geçecek bu fırtına da… İçimi enkaza çevirse de, delik deşik etse de kalbimi geçip gidecek nasılsa… Sakin kalmalı, beklemeliyim. Karşı [...]
1
Kırılması zor olan kabukların nasıl kırıldığını ilk izlediğimde 12 yaşındaydım.Ceviz kabuğu kırmak konusunda hep başarılı olmuştum hayatım boyunca.Fındık ve kenarı açık olmayan antep fıstığında da gözle görülür bi’ başarım vardı. Hindistan cevizinde bile biraz zorlanmama rağmen kabuğu kırmayı başarmıştım.Zamanla kabukların adeta yaman bi’ düşmanı,eğilip aman diledikleri bir kabuk kırıcı olmuştum.Ta ki insan kabuğuyla karşılana kadar. [...]
2
Yine bir tükeniş kalıbına sokuyorum kendimi. Ümit değil adı artık… Tekerrür… Göz göre göre, gözüme baka baka yaklaşıyor çıkmazıma. Ama biliyorum giremez bu sokağa. Tek bir adım atamaz korkudan. İzin de vermez ki elinden tutmama… Oysa bu sokağın her taşını ezberledim ben artık. Kaçıncı dönüşüm etrafında? Kaçıncı bekleyişim? Kaçıncı ümit tohumum? Acaba kaçıncı hüsranım? En [...]
1
Canım, Sana şimdiden böyle seslendiğim için umarım bana kızmıyorsundur. Ne yapayım seni çok seviyorum ve bunu saklayamıyorum. Daha tanışmadık seninle. Nerede, ne şekilde ve ne zaman tanışırız, Allah bilir ama bir gün olacak bunu biliyorum. Sen “O” olacaksın. Bayan doğru’sun sen ve beni sonsuza kadar seveceksin. Beni çok seveceksin ve sonsuza dek.. Bunu da dile [...]
2
Bir çocuk vardı; hayattaki beklentilerini unutmuş, her gece kabuslarında hayallerindeki imkansızlıklarla yüzleşen… Bir kız vardı; gözlerinde gün batımının tüm ihtişamı ve yalnızlığını barındıran… Çocuk tüm zayıflığını saklardı yazdığı yazılara, sanki gerçek dünyada hiç bir derdi yokmuş gibi yaşayabilmek için. Sığmazdı ikisinin de yaşadıkları kağıtlara. Ne kızın temiz beyazlığı görünürdü kağıt üzerinde, ne çocuğun hayalleri. Ne [...]
1
Ellerin ne kadar da sıcak. Tıpkı gözlerin gibi. Tıpkı bakışların gibi. Ellerimi hiç bırakma ne olur! Oradaki sıcaklık tüm vücudumuza yayılsın. Aşkımızı ellerimizde yaşayalım önce. Bu çocuksu çekingenliğimizi atalım artık ne olursun! Bu “birleşme” hali ellerimizde başlasın artık. Elimi öyle bir tut ki; beni sevdiğini hissedebileyim. Sen elimi öyle bir kavra ki; aşkımız terlesin avuçlarımızda…” [...]
3
Bir ibadet ederken huzur doluyordu içi bir de onu düşünürken. Zaten onu düşünmeyi de ibadet sayıyordu çocuk. Yılmaz Erdoğan’ın dediği gibi “Ona bakmak Allah’a inanmaktı”… Annesiyle yaşıyordu. Küçücük bir evleri vardı. Günleri genelde birbirine benzerdi. Eğer arkadaşlarıyla dışarı çıkmazsa, ki genelde çıkmazdı, evinde oturur yazar dururdu. Yazıları nedense dönüp dolaşıp o güzel kıza varırdı. Nirvana’ydı [...]
0
Muzur bir yaz akşamüstüsüydü.Bisikletle, çeşitli mahalleler dolaşıp aynı çeşitlilikte aksiyonlar yaşamıştık.Siteye dönme vakti gelmişti artık.’E vakit geldiyse bekletmek olmaz.’ deyip vakte mecburî uyuma geçtik… Siteye vardığımızda, çocukluğumuzu çılgınca yaşayan bir yığın sütlaç olduğumuzu gururla hissediyorduk.Hatta yaşadığımız çeşitli aksiyonlara kendimizi o kadar kaptırmıştık ki; arkadaşımın bisikletinin, bisikleti insansız ayakta tutan o küçük ayak gibi parçası bozulmuştu [...]
2
Merhaba Dünyalı, Ben, sizin uzaylı dediğiniz o varlığım ve harbiden de dostum, yalanım varsa iki gözüm önüme aksın.Yıllar önce bir köye düştüm ve bir yerlerden bulduklarımla haberler edinmeye, yaşamımı idame ettirmeye çalışıyorum.Etrafa bunu çaktırmadan şu ana kadar geldim…Sizinle ve yanılgılarınızla ilgili düşüncelerimi belirtmek için bu mektubu, biraz da utanarak, yazıyorum. Öncelikle sizin tahayyül ettiğiniz uzaylı [...]
4