TÜM KADINLARI OYNAYAN: İpek Ayaz Kortunç YAZAN: Lavinya Öz. “Dünya Kadınlar Günü Farkındalığı” yaratmak istedik, başarmış olmayı umuyoruz 🙂 HAKKI HANIMLAR başlığı altında elimizden geldiğince haftada bir video yayınlamaya karar verdik, abone olunuz! 🙂  
0
“Sigarayı Bıraktığını Nasıl Anlarsın?” >>> Aynı; “diyete başladım” cümlesi gibi “sigarayı bıraktım” cümlesi de çevrenizce ciddiye alınmaz çünkü iradenizin %80 oranında en fazla 4 gün süreceği düşünülür ama siz %20 lik dilimde olduğunuza inandırabilirsiniz; önce kendinizi. “Sigarayı bıraktığını nasıl anlarsın?” Artık “sigaranın zararları” temalı yazı ve görsellere kaçmadan bakıyorsan ve “sigara” kelimesini cümle içlerinde çok […]
0
SEVGİLİ KIZIM Şimdi gece, Noel gecesi. Benim küçük kalemimdeki silahsız muhafızların hepsi derin uykuda. Kardeşlerin uyuyor, annende uykuya daldı. Ne var ki sen çok uzaklardasın; eğer şu anda şu dakikada fotoğraflarına bakmıyorsam kör olayım. Fotoğrafların burada, masanın üzerinde, kalbime en yakın yerde duruyor. Oysa sen neredesin? Uzaksı, masalsı, Pariste, Camps Elyees’deki tiyatroda, görkemli bir sahnede […]
0
Bu yazımızda psikolojik işkence yöntemlerinin belki de en acımasız, en rahatsız edici türlerinden birini işleyeceğiz: Gaslighting. Bu manipülasyon yöntemini hemen tüm hatlarıyla ele almaya başlayalım. Baştan belirtelim: Yazı oldukça uzun olacak, çayınızı kahvenizi hazır etmeniz yararınıza olabilir. İyi okumalar! İlk iş olarak “Gaslighting” teriminin nereden geldiğini açıklayalım. Terimin çıkış noktası 1938 tarihli Gas Light adında […]
0
“Kendi toplumunu sevmenin yanında, farklı toplumlara karşı nefreti de barındıran düşünce biçimi” diyor sözlükler. Evet özü bu! Lakin bu bence yinede tek boyutlu bir bakışçısı ve işin aslında herkes en az bir kere ırkçı.   a-Kendi inancını diğer inançlardan üstün tutan, bununla da kalmayıp diğer inançlara sahip kişileri; şeytan, kafir ve ateist kelimeleri ile yaftalayan […]
0
Kadim şehir Diyarbakır… Tarih boyunca üç ana dini ağırlamakla kalmamış, birçok dili de bağrına basmayı bilmiş şehir… Kadim sıfatını en küçük, atomik toz zerresine varıncaya dek hak eden şehir… Çocukluğum herkese nasip olmayan surların ninnileriyle emekledi, gençliğim Dicle’nin ele avuca sığmaz sularıyla yıkandı. Küçük bir çocuktum, farklı dilleri, şarkıları, ağıtları canlı canlı dinledim, farklı dinlerle […]
0
“Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadına şiddete hayır”   NE KADAR KLİŞE BİR YAZI GİRİŞİ OLDU BU BÖYLE?   Kadına şiddete hayır, denildiğinde çoğumuz aklına gelen; morarmış gözler, darp olmuş bir ten, kirpiklerde takılı kalmış yaşlar, zorla sahip olunmuş bir beden ve başına gelenleri artık kabul etmek zorunda kalmış yok yok zorunda kalmamış zorunda […]
0
Gözlerinin beyazı dışında tümüyle karalara bulanmıştı. Eşinin hazırladığı sefer tasını yavaşça açtı, birinde çorba diğerinde 2 adet biber dolması vardı. Afiyetle yedi, ne de güzel yapmıştı. Yeni evlenmişlerdi, son kontrole gittiklerinde baba olmasına iki ay kaldığını söylemişti doktor, eli kulağındaydı. Yemek sonrası sendromu, sigara çekti canı, yasak olduğunu hatırladı. Abisinin tüm ısrarlarına rağmen bırakamamıştı mereti. […]
0
Günlerdir televizyonlarda-sosyal medyada Özgecan ile uyuyoruz Özgecan ile kalkıyoruz. Kimisi tüm içtenliğiyle idamı, kimisi biyolojik hadımı dile getiriyordu. Kimisi  iktidarı suçluyor, kimisi mini eteği. Deyim yerindeyse, demokrasinin gereği olsa gerek, ağzı olan konuşuyordu. Olayı abartanlarda oluyordu arada, olaydan siyasi rant elde etmeye çalışan Özgecan’ın katili kadar tehlikeli, cani ruhlu, iktidarı bununla da köşeye sıkıştırabilir miyim […]
0
Suikast çemberi (asssasins) denilen filmi izlediniz mi bilmiyorum, öyle aman aman bahsedilecek bir film olmasa da, uvertür diyebileceğim kadar da vasat bir film değil. En azından oyuncuları ( Sylvester Stallone, Antonio Banderas, Tulianne Moore) ve başarılı aksiyon çekimleri ile dişimizin kovuğuna sığar. Yönetmen Richard Donner, yapım yılı 1995. Bu filmi köşeye taşıyacak önemli bir yanı […]
0
Olay: Bolu’da İzzet Baysal Üniversitesi’nde, bir hasta yakınının saldırısı sonucu bir doktorun burnu ve kolu bir hemşirenin ise kolu kırıldı. Haberlerde hasta yakınının yanlış anlaması sonucu olduğu söylendi. Trajikomik bir açıklama. Daha da komiğini bekleyin, söylemedim daha. Mahkemeye çıkarılan yanlış anlamış amcam mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla bir gecelik karakol misafirliğinden sonra salıverildi. Sanki burada […]
0
Yazımı okumanız biter bitmez kaldırın başınızı. Çevrenize bir bakın. Hayır bakmayın; GÖRÜN! Ne çok hükümdar var etrafımızda, dört yanımız çevrili adeta. Benim bulunduğun yerden gözüme ilişen ilk hükümdar; havşte boynunda bir ip ile aklına estiği gibi dolaşıp duran şu beyaz tavuk. O tavuktan daha hükümdarı yok şu an; şu dünyada, küçük de olsa başını sokacak […]
0
Hayda… Nerden çıktı bu başlık,Türkçe-Kürtçe bitti de İngilizce mi eksikti bizden? Hadi İngilizce attın başlığı bari anlamını söyle de bizde bilelim’ serzenişlerinizi duyar gibiyim.                Üç gün önceydi, anneler üzerine bir yazı yazdım, başlığını da ‘Gözyaşı Kardeşliği’ diye belirledim. Sonra tekrar tekrar okudum bir şeyler  eksik gibiydi, bir türlü çözemiyordum.Daha sonra yüreği yanmış, feryat figan […]
0
Hitler; tarihin kirli yüzü dünya kamuoyu nezdinde birçok kesimin nefret ettiği isim. Tehlikeli bir dönemecin içindeyiz, bu nefret dolu kesim yavaş yavaş nefretten uzaklaşıp Hitlere sempati ile yaklaşmakta ki bu durumun müsebbipleri maalesef Hitler den en çok zulum görmüş kesim. İnsanlar ölüyor öldürülüyor. Dünya kamuoyu bireysel tepkiler haricinde sessiz sedasız izliyor. Savaşlarda masumlar ölür sözu […]
0
*Bir gün,5-6 sene önce sanırım, Diyarbakır sokaklarında ilerlerken bir gazete bayii önünde ve hayli uzun zaman sonra bir GIRGIR gördüm 8 sayfalık bir dergi, hemen aldım özlemiştim çünkü fakat aldığıma pişman oldum o kadar aradığım ve dahi özlediğim o dergiye öyle uzaktı ki hayal kırıklığı yaşadım bu sizden bir öncesiydi sanırım çünkü şu an GIRGIR […]
0
0
  Halk arasında “kelime oyunu”  ismini verdiğimiz oyunun kartlarını çok iyi kullanan bir kalem olarak bu işte iyi oluşunuzu neye bağlıyorsunuz, sivri zekânıza mı yoksa kelime hazinenizin bolluğuna mı? Türkçe’nin mizaha uygunluğuyla birlikte, kelime haznem ve hece bilgim de bu oyunları iyi yapmamı sağlıyor… Zekâm o kadar da sivri değil, sadece hayatta kalmama yarıyor… Yazılarınızda […]
1
Müsterihim, rahatım ama moralim sıfır. ‘Berhudar olmak’ ya da ‘bertaraf olmak’ işte bütün mesele bu… Kimse tüketmesin nefesini, dağıtmayacağım kederimi. Çünkü bir çekincem, iki soru işaretim var. ‘A’dan ‘Z’ye karşıyım. Bu interaktif bir durum. Atama asla söz konusu değil. Öyle olsa, tayini olur, terfisi olur. Sonuç olarak, bu memleket meselesi, ayakkabı köselesi değil. Hepimiz kardeşiz, […]
0
Milli Eğitim Bakanlığı, şiirlere sansür yapıldığına ilişkin iddialara açıklık getirdi. Açıklamada, makaslama işleminin, şiirlerin kolay anlaşılması ve bir okumada yorumlanması amacıyla yapıldığı belirtilerek, “Bu sansür sayılmaz” denildi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Muhlis ise, Hayrobolu Öğretmenevi’nde gazetecilerle yaptığı sohbette şiire yapılan makaslamayı değerlendirdi. Muhlis, ”Örneğin mesela bir şiiri alıyorsunuz, okuyorsunuz ama anlamıyorsunuz. Biz bunu özel […]
0
İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki; “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.” Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı: · Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. · Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. · […]
0
Hayat… kimi zaman hüzünlü… kimi zamansa neşe dolu… tıpkı oğlum gibi. (canım benim) Hayat=ailem *** Ben de herkes gibiyim. (normalim desem inanır mısınız?) Benim de üzüldüğüm zamanlar oluyor. Kahkahalarla güldüğüm de. Yağmuru izlerken ben de büyük zevk alıyorum sizler gibi. Ama ahmak gibi ıslanmak bazen beni de deli edebiliyor, saklamıyorum. Gördüğüm herşey bende iz bırakıyor. […]
0
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçe’de sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen‘de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey’le, Fatma Hanım’ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan […]
0
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский,  Dinle (yardım·bilgi)) (d: 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova – ö: 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg‘taki Mühendis Okulu’na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü’ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek […]
0
Özdemir Asaf Arun (11 Haziran 1923; Ankara – 28 Ocak 1981; İstanbul), Cumhuriyet dönemi Türkşairlerdendir. 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara‘da doğdu. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi‘nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi‘ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne […]
0
Rüştü Onur(d. 3 Ağustos 1920,Devrek – ö. 12 Aralık 1942, İstanbul). Türk şair. 22 yaşında veremden hayatını kaybeden şair, kendisi gibi genç yaşta veremden ölen arkadaşı Muzaffer Tayyip Uslu ile birlikte ölümlerinden sonraki yıllarda yayımlanan her şiir antolojisinde kısa yaşam öyküleri ve şiirleriyle “Zonguldaklı şairler” olarak yer almıştır. 1983’ten itibaren doğumyeri olan Devrek’te adına Anma […]
0
JACK LONDON/ Katıksız Sevgi Açıklama : Özgün adı Michael, the Brother of Jerry (Michael, Jerrynin Kardeşi) olan roman, gerçekten katıksız bir sevgiyi anlattığı için Katıksız Sevgi adı, içerikle çok daha iyi bağdaşıyor. Londonın daha pek çok yapıtında olduğu gibi burada da kahramanımız bir köpek. Yine diğer romanlarda gördüğümüz üzere, insan-köpek ilişkisi bu kitabın da temel […]
0
  Yahya Kemal Beyatlı (gerçek adı: Ahmed Agâh) (d. 2 Aralık 1884 – ö. 1 Kasım 1958), Türk şair ve yazardır. 1884 yılında Yenimahalle Üsküp’te dünyaya gelmiştir. Annesinin ismi Nakiye, babasının ise İbrahim Naci’dır. Asıl adı Ahmed Agâh’tır. İlköğrenimini Üsküp’te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunudur. Başlangıçta Sultan II. Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak […]
0
“Bir adam parkta yürürken, yanındaki tartıştığı arkadaşına tokat atıyor. Bu olayı 7 kişinin gördüğünü varsayalım ve bu 7 kişinin tek tek olaylara yüklediği anlamlara bakalım: 1.KİŞİ İnanç: Kimse kimsenin canını yakmamalıdır. Düşünce: Şimdi bu adama gösteririm. Davranış: Fiziksel ve sözlü saldırı. Duygu: Öfke. 2.KİŞİ İnanç: Kötü insanlar cezalandırılmalıdır. Tokadı hak etmiştir. Düşünce: Tokadı yediğine göre […]
0
Aşk gibi, ateş gibi, hep yarım ama tam bir görsel şölen… Neden yarım? Çünkü ne kadar izlese de hiç bitmesin istiyor insan. “Şimdi ya da asla!” isimli  film geldi birden aklıma. “Ölmeden önce yapılacaklar listesi!”… Sanırım benim listemin ilk iki sırasını; Roma’ya gitmek ve TANGO öğrenmek oluşturur. Tango’ nun Roma’ da ne işi var demeyin; […]
0
Enis Behiç Koryürek (1891-1949) 11 Mart 1891, İstanbul doğumlu olan şair yüksek öğrenimini Mülkiye’de (1910-1913) yaptıktan sonra, hariciyeci olmuştur. Bükreş’te (1985), Budapeşte’de (1916-1922) konsolos katipliği ve konsolosluk yapmış, Türkiye’ye döndükten sonra adalet, iktisat ve çalışma bakanlıklarına bağlı çeşitli görevlerde çalışmıştır. Ruh çağırma gibi mistik sapmalara da yönelen Enis Behiç, 1949 yılında Ankara’da vefat etmiştir. ESERLERİ […]
0
” Seni diğerlerinden farksız kılmaya; bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez…”(E.E.Cummings) Edward Estlin Cummings (1894 – 3 EYLÜL 1962), E. E. Cummings ismini kullanan Amerikalı şair, ressam, deneme ve oyun yazarıdır. Hayatı boyunca dokuz yüzden fazla şiir, iki […]
0
Ruhuma yelken açtım bugün ve elimi atıp ruh okyanusuma, rastgele üç üstat çektim kurayla… Onları ruhumun en derin odasında, başköşede ağırladım bugün… Sadece susmak ve sadece dinlemek için küçük bir söyleşi diledim kendilerinden. “Izdırap” a verdiler önceliği… Onlar düşündü ben dinledim…   Üstat Nietzsche başladı söze: “Siz hiç evet dediniz mi bir tek zevke? Ey […]
0
Bir yığın kırışık karışıklık dolanıyor beynimde. Ruhumun elektriği ha kesildi ha kesilecek.   Arapsaçına dönmüş bir mantık. Gerçek- yalan her şeyi bir birine kattık. Kendimizi nasıl istersek öyle sattık. Ha batacağız ha battık.   Mimiklerin görünmediği bir dünya bu dünya, mimiklerin ikonlarla ifade edildiği. İkonun ağlarken senin gülmediğini, sen ağlarken ikonunun gülmediğini nereden bileceğim? Cinsiyetin, […]
0
Bu yazıyı yazmak için biraz geç kaldığımı düşünüyorum. Çoktan yazılmalıydı, lâkin geç olsun da güç olmasın diyerek ılıman bir geçiş sağlıyorum fikirlerimin arasından.   Mizah yaparken küfür kullanmak ne kadar doğru?   Benim çıkış noktam mizah dergileri. Şimdiki nesil “Çok küfür çok komik” gibi bir felsefe var da öncüleri gibiler. Övünülecek şeydir ya küfretmek (!) […]
0
ÖZDEMİR ASAF(Halit Özdemir Arun)/ Cumhuriyet dönemi Türk şairlerinden 1923/ Ankara- 29 Ocak 1981/ İstanbul … “İnsan kendisini bulacağı bir yere varmalı, kendisini kurabileceği bir yere gelmeli, gideceği yolu, yeri seçmeli, aşacağınca aşmalı, göreceğince görmeli, duracağı yeri iyi bilmeli” Etika’ nın ne demek olduğunu bu isimle öğrendim ben ve “Yuvarlağın Köşeleri” ; ilk kez bu eser […]
0
            (Bu resim yazıma GÜZELLİK katsın diye eklenmiştir 😉 ) … Ruhunuza ikram etmek için; güzel ya da yakışıklı olup da soğuk olan insanları mı yoksa çirkin olup da çekici ve sıcak olan insanları mı tercih edersiniz? Önce, GÜZELLİK kavramını konuşmak lazım. Değişken bir kavram olduğu kesin. Kusurlu sima, kusursuz […]
0
Ata sözlerimizi şöyle bir düşündüğüm zaman aklıma neler geldi ki sormayın… “Atasözleri”…Ata… Atalarımızın sözleri gerçekten doğru ve etkileyici sözler. Kalıplaşmış sözler, peki kriterleri nedir? Sözümüzün Atasözü olması için ne yapmalı? Atasözleri üstüne bu ülkede hiç kimse söz söylememiş mi Atalarımızdan başka? Sonuç da bizler de çocuklarımızın, çocuklarımızın çocuklarının ATAları değil miyiz? Neden bizimkiler sadece ; […]
0
Aşk gibi, ateş gibi, hep yarım ama tam bir görsel şölen; Tango. Neden yarım? Çünkü ne kadar izlese de hiç bitmesin istiyor insan. “Şimdi ya da asla!” isimli bir film de(http://www.sinema.com/film/6927/simdi-ya-da-asla)“Ölmeden önce yapılacaklar listesi!” çıkarılıyor ya hani 🙂 Sanırım benim listemin ilk iki sırasını; Roma’ya gitmek ve TANGO öğrenmek oluşturur. Elbette Roma’da, Arjantin de değil, […]
0
Bugün bu soruya vereceğimiz cevapları düşünelim. Bu soruya verilebilecek cevaplar ne kadar tatminkardır? -Çok? -Biraz? -Eh işte? Peki bunlar neyi ifade eder? Seni 999 tane, seni 10001 tane, 3kg, 5 litre, üç aşağı beş yukarı seviyorum denebilir mi? Cevaplara birkaç sıradan örnek verelim: BENİ NE KADAR SEVİYORSUN? -Tahmininden çok fazla. -Senin beni sevdiğinden çok. -Hiç’ten […]
0
“Kimim ben? Bu mekânın gerçekliği ne? Sahnede oynayan bir “ben” miyim yoksa gerçekte sahne dışında bir “oyuncu” mu? İkisine de hakim olamıyorum.” (Zeynep Ankara/Kanatsız Düşüşler) …     “Yazarken her şey ya da herkes olabilmek” bir kandırmaca mıdır? Bir tiyatro oyuncusunun hislerini kontrol ede bilme yeteneği ya da bir sinema oyuncusunun oynadığı karakterler arasında bazen […]
0
Parantezleri seviyorum. Evet, yazı üstüne olan her çeşit bağlantıyı okurken en çok parantezleri seviyorum. Sanki parantezler, okuyan kişinin kulağına yazarın fısıltılarıdır. Arkadaş gibidir parantezler. Sıcak bir dost. Oysa “yabancı” olarak nitelendirilen kelimelerin yanına bırakılan “ * ” işareti, sınıfın ukala ve çok bilmiş çocuklarıdır. Hoş ukalalık özgüvenle yapılıyorsa yakışır kimisine yok sözde güvenle yapılıyorsa aptallıktır […]
0
Kuzey yıldızını aradım mağaramdan ilk çıktığım gün, tıpkı bir gündüz körü gibi. Kovaladım tüm yıldızları, benim yüzümden çoğu kaydı.“Kuzey yıldızı da çoktan kaymıştır çoktan yönsüz bırakmıştır beni” dedim güneşin peşine düştüm. Sonsuz ışığıyla kılavuzum olsun istedim kör etti beni ve güneşin gölgesini kovaladım bu kez kör bir ruhtan beklendiği gibi… Köreldim. O gün bugündür, yazılarımla […]
0
    Bilemem hiçbir zaman, elimde; boş kâğıtla kalem buluşunca neler çıkacak ortaya. Elime kalemi alırım ve başlarım yazmaya. Sanki giriş-gelişme-sonuç, ben; henüz kâğıt/kalem randevusunu tik tak lamadan belirlenmiştir. Ben sadece somutlaştırırım beynimden çıkış izni isteyen kelimeleri. Beklide bunun içindir önden hazırladığım misafirperver taslaklarım. Hangi kelime ani giriş yapar hangi paragrafa “Tanrı misafiriyim ben!” diyerek […]
0
Nedir aşk? Asırlardır hiçbir anlatıma sığamamış bir kelimeyi bendeniz 10 dakikada anlatabilecek kapasitede değilim elbette. Ama; aşk ve sevgi üzerine naçizane fikirlerimi paylaşma isteğime mani olmayınız lütfen. Bence benzer görünen bu kavramlar tamamen birbirine ters düşmekte. Hemen aralarındaki zıtlıklara geçiyorum: 1)Aşık olan kişi için, aşık olduğu kişi tekdir, ondan başkasını aşkının yanına bırakıp da anmaz […]
0
Filmleri daha güzel ve etkili hale getirmekte mutlaka ki seçilen müziğin de etkisi vardır. Bugün kendime naçizane bir ilk 10 oluşturdum. Listemdeki ne filmleri müziklerinden, ne müzikleri oyuncularından ne de oyuncuları hayat verdikleri karakterlerden ayrı düşünmem mümkün. Ama itiraf etmeliyim ki listenin oluşumundaki anahtar kelime “MÜZİK” oldu.   10)THE CROW (Karga) 1994 tarihinde Alex Proyas […]
0
Yapılan bir ankette, Türk Kadınları en çok benzemek istedikleri ünlü olarak; Jenifer Lopez’i seçmiş. Özellikle sigortalı kalçasını estetik cerrahlara sipariş veriyorlarmış. Ne dersiniz Lopez’e telif hakkı vermek gerekmez mi? Bence; fiziki olarak zorunlu olmadıkça (yanık olabilir, kırık olabilir, yarık olabilir…)bıçak altına yatılmamalı. Zaten insanlar hiçbir zaman kendinden memnun olmamıştır. Düz saçlılar kıvırcık saçlara, kıvırcık saçlılar […]
0
01.11.2007     Aklımı ve kanımı donduran bir çok olay oluyor… Bu yazıda yalnız ikisine yer verdim, şimdilik… (Öncelikle bu iki haberin eski bir haber olduğunu hatırlatmak isterim. Haber eski ama uygulamalar çığır açar). Amerika’ da ki doktorumuz Prof. Dr. Kutluk Oktay’ın cilt altında yerleştirdiği yumurtalık dokusuyla dünyada ilk kez kendiliğinden gebe kalan kanser hastası […]
0
Edmond Rostand’ın unutulmaz eseri “Cyrano de Bergerac” dan unutulmaz bir tirad 😉 Defalarca oynanmış, defalarca beyaz perdeye aktarılmış ve defalarca opera olarak sunulmuş bir eser.   … ( Soylulardan kendini beğenmiş bir tip olan Valvert, Cyrano’yu küçük düşürmek ister..) Cyrano de bergerac: Kibarlar için yasa çizme değil, kılıçtır. De guiche: Can sıkmaya başladı! Vicomte de […]
0
Bendeniz “Japon kültürü” hayranıyımdır. Hayran olmamak elde mi? Saygıya, onura, gurura, bağlılığa bu kadar önem veren ve zamanın ilerleyişiyle dahi bozulmalar yaşamamış, mütavazi yaşam tarzını seven, bilgeliği, erdemi her daim başının üstünde taşıyan başka bir kültür tanımıyorum. Tüm dövüş içerikli sporlarının önünde bile “selam vermek” vardır(tokalaşmak ayrı, eğilmek ayrı).Ben şimdiye değin kibirli bir Japon görmedim(zaten […]
0
GDO; evet, böyle düşünüyorum; Geleceği Değiştirecek Oynamalar! Kesinlikle tüketilmemeli, Türkiye’ye girişi yasaklanmalı ve hatta üretimi de TÜM DÜNYADA yasaklanmalı! Çocuklarımızın geleceği ile oynanmasına izin vermeyelim! Hayat ne kadar kolaylaştıysa hastalıklar da o denli çoğaldı. Kanımıza karışan her türlü besin artık insanlık için risk; mevsim anormalinde edinilen meyve ve sebzeler, “yiyin!” denilen dallı budaklı yaratıklar, dondurulmuş […]
0
İlhan Selçuk anlatımıyla: “Geçmiş zaman içinde öteki dünyaların zincirlerine dolanmış, uzak galaksilerde yıldızlaşmış, bellek evreninde uydulaşmış ve yaşam katmanlarında istiflenmiş olaylar Eflatun’ un sanatsal yaratıcılığını oluşturmak için gerekli işlevi üstlenmiş… Eflatun bir yaratıcıdır. Nasıl bir yaratıcı? Bu soruya en kısa ve doğru yanıt tek bir sözcüktür: Karikatürist! Bir kişinin karikatürü hem o kişidir hem de […]
0
Geçen zamanla birlikte gitgide daha fazla özümsediğim ve sonunda hem kitaplığımın hem de ruhumun temel taşları arasına yerleştirdiğim bir kitap size tavsiye edeceğim:     “Nietzsche Ağladığında(When Nietzsche Wept)”(Çev.Aysun Babacan.Basım Tarihi:1993), Standfort Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü IRVIN D.YALOM tarafından yazılmış olan kitabın arka kapağında yazılanlardan bir kesit sunarak okuma iştahınızın kabartmayı hedefliyorum: “………….. SAHNE:Psikanalizin […]
0