Vaziyet durumları hem kritik, hem de analitik. Ne eski kaldı, ne de eskiden kimse. Eski mevsimler ve eski tatlar hayatımızdan sessizce çekildi. Adı konulmamış hassasiyetin duvarları yıkılıyor. Lokal irkilmeler başladı. Oyunlardayız… Allah sonumuzu hayır etsin. Bal kabağı gibi ortada duran durum, ortasından çatladı. Gaz kaçağı var. Tabiri caizse bünyeye zehir akıyor. Üç maymunlar, mezarlıkta ıslık [...]
0
 (Delidolu 2. sayısındaki yazımın uzun versiyonudur) FACEBOOKDA:   Mehmet Duru: Buyur kardeş diyeceklerin varmış, Dilek Hanım söyledi. Lavinya Öz: Yok Mehmet Abi çok da önemli bir şey değil; Mayıs sayısını konuşuyorduk Dilekle, gündemle ilgili yazın demişsin, dedi ki “1 Mayıs ı ben alıyorum sen de 6 Mayıs anısına yaz bir şeyler”, yok, dedim, yazamam. MİZAH [...]
0
Moralim yüksek. Özel uçuş tekniklerini gösterme vakti! Haberiniz olsun, sürpriz yapacağım. Bundan böyle sert konuşacağım. Hem de çok sert! Jet yanıt vereceğim. Bombalayacağım yani. En iyi savunma saldırıdır. “Hurra! Hurra!” diye bağırarak saldıracağım. Seyirci kalmayacağım. Üç buçuk atmayacağım. Pes etmeyeceğim. Teslim olmayacağım. Bu arada şok bir iddiada bulunacağım. Şok, şok, şok edeceğim herkesi. Tartışmalara son [...]
1
Sevgili… Gözlerinden öpüyorum seni. Sen gidince 15 cm. kaydı dünyamın ekseni. Japonya 4 m. öteye gitti. Gideni değil, kalanı seviyorum ben. Senden sonra “sensiz geçmiyor zaman” desem yalan. Bir günüm 15 sn. kısaldı. Artık en köklü kavramlarım tepetaklak. Derin imaların, derin sızılara yol açıyor. Kalplerimiz eş zamanlı atmıyor. Aşkımızın görüş mesafesi sıfır. Endişeliyim. Kaygılıyım. Yaz [...]
0
    Neredesin Godot? Hani, nereye gitsem benden önce orada olacaktın. Boşu boşuna beklettin. Bunu bana nasıl yaparsın? Oysa “Kimsin, necisin?” diye sormamıştım. Kimselere söylemeden beklemiştim seni. İçimde, gelirsin diye bir umut vardı ve mutlu, mutlu yaşardı. Öküzün trene baktığı gibi bakarken yollarına, varsayımların peşinden koştum. Sen gelmedin… Zaman su gibi aktı, ben yoruldum.   [...]
2
“HIŞŞŞT! ARTİS!”   Evet sana söylüyorum okuyucu! Hiç öyle duymazdan gelme! Ne o öyle aynanın karşısında tuhaf tuhaf mimik halleri takınıyorsun?   Zaman zaman aynanın karşısına geçip de yok Türkan Şoray gibi bakayım, yok Kadir İnanaır gibi gülümseyeyim gibi gibi sen de yaptın mı yapmadın mı? Ben yaptım.   Çocukken sana sordukları zaman “büyüyünce ne [...]
0
Bir elimde ayna, bir elimde cımbız, kıllarımı alacağımı sandıysanız yanıldınız. Gün ışığında sözlerimi cımbızlıyorum aslında. Kafiyelerim kafiye değil. Cümlelerimin altı boş, üstü hoş. Haberlerin ucu açık. Bir tuhaflık var hissediyorum. Bitmiyor “-ecek, -acak” larım. Af buyurun ki kir ki kir ki kir diyorum. Boş vere boş vere boş veriyorum. Elimde değil, apartman yönetim kurulu toplantısında [...]
3
1
      Kalabalık bir ailede yaşamak çok zordur. İşiniz hiç bitmez, günün her dakikası mutlaka ve mutlaka yapılacak bir iş mutlaka vardır. Zaten “TOPARLAMA” kâbusu başlı başına sorundur; kitapları toparla, oyuncakları toparla, çamaşırları, yatakları, günde en az dört kez serilen sofrayı toparla…(kendini toparla) Hizmet etmenin ise sonu yoktur; en büyüklere hizmet et, ortanca büyüklere [...]
0
Bu başlık altında çizim özürlü olduğum için sadece fıkra tadında kalan senaryolarımı sunacağım. Bir çizen çıkar elbet NOT: Karikatür dili ile yazılmıştır   …   SAHTE JİNEKOLOG:   Bir muayenehanede bir doktor hastasını ultrasona almıştır, Aaaa! Hııım! Oooo! Gibi ciddi ve çok düşünceli sesler çıkarırken kafasından şunlar geçer; (Nerden aldım be sahte jinekolog diplomasını bilmem [...]
0
-Hayatım telefonumu gördün mü? -Çaldır! -Eee peki, kumandayı gördün mü? -Çaldır! *** İki gizemli kişi, kapısında “düşünme odası” yazılı odanın önünde sessiz sessiz konuşuyor: “Oğlum bu odaya giren filozof çıkıyor. Gir bak bakalım ne var içerde?” “Emret amirim” (10 dak. Sonra) “Valla amirim 301’e yönelik hiçbir aleyhte delile rastlamadım. İki taş ortada bir delik o [...]
0
*Yazı yazarken şapkalı a nasıl yazılır, ben bunu bilmem. Hala yazmak isterim hala yazarım. Kar yazmak isterim kar yazarım. Hala anlamam hala ve kar nasıl yazılır. (Ama artık öğrendim.)       *Biri boynunu çıtlatsa bende yapmak isterim ama benimki hiç çıtlamaz. Tuhaf hareketlerime rağmen…   *Orlondan nefret ederim. Dişlerimin arasına alamam, tırnağım takılsa fenalık [...]
0
1 Ksantofobi:Sarı renkten korkma (“BEN SARILIK OLACAK ADAM MIYDIM!”) Lökofobi: Beyaz renkten korkma (“AŞKIM GİT ŞU SAÇLARINI HİÇ DEĞİLSE TURUNCUYA BOYAT NE ÖYLE YAHU ÖCÜ GİBİ BEYAZ BEYAZ!”) Porfirofobi: Mor renkten korkma (“PORFİROFOBİM OLMASAYDI SEN GÖRÜRDÜN GÜNÜNÜ KADIN! O GÖZ ÖYLE SAĞLAM KALIR MIYDI?”) 2 Eşlerden birinin asimetrifobisi var. Diğerinde ise simetrik olandan korkma durumu [...]
0
*Yazı yazarken şapkalı a nasıl yazılır, ben bunu bilmem. Hala yazmak isterim hala yazarım. Kar yazmak isterim kar yazarım. Hala anlamam hala ve kar nasıl yazılır. (Ama artık öğrendim. Bakın: Â Â Â Â veya â â â â ).   *Word de yazı yazarken bazen bazı kelimelerin altında dalgalı ve yeşil bir çizgi oluşur. [...]
0
Bugün aynaya bakarken, saçlarımın şu şakak dediğimiz yerlerden yer yer ağarmaya başladığını fark ettim. Saçlarımı ilk topuz yaptığım günkü, kendimi aynada izleyişim gibi, aynı hisle izledim. Daha çok sevinç’e benzer ama biraz hüzünlü. Nerdeyse SEVİNÇ gibi ama hüznün de kıyısındaki hislerdi. Garip yani. Hayır! Ben, saçında tek tel beyaz görüpde paniğe kapılıp ta saçlarını derhal [...]
0
Annem; “Ne kadar dikkatsiz bir insansın sen! Bu ayakkabılarla!? Bir insan bu kadar akılsız mantıksız ola bilir mi?” Ben; “Güzel moral veriyorsunuz hanımefendi devam edin. Anne, bileğim çatladıysa şimdi suç benim mi?” Annem; “Dur dur konuşma… Dinlen sen. Ben konuşurum. Hayret bir şeysin evladım. Bir insan bu kadar sakar olup bu kadar anlamsız davranır mı? [...]
0
Bugün “yorum” yapmanın inceliklerinden bahsetmek istedim. Bu yazıyı yazmaya, yaptığım iki saçma yorumdan sonra karar verdim. Evet, SAÇMA! Sizde aynı duruma düşmek istemiyorsanız okumaya devam edin. Sevgili sessiz-çığlık’ın “Cedric” isimli çizgi diziyi (CNBC-e) anlattığı yazısına benim yorumum şöyle olmuştu: “OKUYACAĞIM, sevgiler.” Gelen cevap: “Okuyamazsın ama CNBC-e’de seyrede bilirsin. Sevgiler.” Rezil olduk mu? Şimdi herkes okuyacak! [...]
0
Biz hanımlar için, eşlerimizi beraberce alış-verişe çıkmaya ikna etmek oldukça zor bir iştir.   Çünkü, erkeğin tek tatil günüdür ve o günü de aylaklıkla geçirmek ister. Şöyle ayaklarını uzatıp, çayı-kahvesi yanında; ya keyifli bir televizyon programını ya spor haberlerini yada herhangi bir maçı izleyecektir. Bunu yapmak varken neden gününü alış-verişe çıkarak cehennem etsin ki?   [...]
0
  (Yazanın Özürü: Konuşma ağzıyla yazdığım için edebi ruhunuza batacak olan dikenler için şimdiden özür dilerim  ) … —Canın sıkkın gibi bugün senin? —Ne sen sor ne ben söyliyim ablacım! —Baban mı yine sorun? —Hep sorun hep sorun… Nuh diyo Peygamber demiyo —Vermiyo mu seni? 6 senedir görüştüğünüzü biliyo oysa. —Bilmez mi? Vermiyo işte, ne yaptık [...]
8
Leman Sam son basın toplantısında demiş ki: “GÖNÜL isimli şarkımın sözlerini artık şu şekilde güncelleyerek kullanacağım, kamuoyuna duyurulur” ACANS HALİ: Bunca zaman yiyip rejimden kaçtın Su içsem yarıyor deyip yırtarım sandın Basküle çıkıncada o gözlerini dört açtın Sonrada terör saçtın yapma dedim yaptın ezo Hijyen senden çok uzaktı Banyo senin için bir tuzaktı Sanki saçlarını yıkamak yasaktı [...]
2
Merhaba Dünyalı, Ben, sizin uzaylı dediğiniz o varlığım ve harbiden de dostum, yalanım varsa iki gözüm önüme aksın.Yıllar önce bir köye düştüm ve bir yerlerden bulduklarımla haberler edinmeye, yaşamımı idame ettirmeye çalışıyorum.Etrafa bunu çaktırmadan şu ana kadar geldim…Sizinle ve yanılgılarınızla ilgili düşüncelerimi belirtmek için bu mektubu, biraz da utanarak, yazıyorum. Öncelikle sizin tahayyül ettiğiniz uzaylı [...]
4
  Dişçideyim, 3 dolgu 1 çekimden sonra, doktor hanım bir de dişlerimi temizlemek istiyor. Beni aşağılayan bir ses tonu ile: - Aman Allahım, ömrümde bu kadar çok taşı aynı ağızda görmemiştim, siz hiç temizletmez misiniz dişinizi? Eminim ki sırf, baştan beri içinde tuttuğu, bu lafı söylemek için dişlerimi temizlemeye kalktı. Cevabım: - Temizletsem de ne [...]
0
Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan? Evde evcil hayvan besliyorlar; kedidir, köpektir… Bunlar normaldir. Komşum evde yamyam bir tavuk besliyor. Evet; yamyam. Tereyağında kızarmış peynirli yumurtadan başka şey yemez. Nasıl olur da kendinden birini, her ne kadar kızarmış da olsa, böylesi iştahla yiyebiliyor aklım almıyor. Utanmasa ağzını şapırtadacak. Zaten ben o manzarayı gördüğümdendir eve yumurta [...]
0
1. BÖLÜM 2. BÖLÜM -          İyi akşamlar Prensesim. -          İyi akşamlar. -          Bendeniz buralara çok uzak bir krallıktan geliyorum. Adres sormayın uzun sürer. Ama bu üzerimde ki fırfırlı kıyafetten de anlayacağınız gibi prensim. -          Memnun oldum Prensim. -          Bugünlerde biraz üzüntülüymüşsünüz. Duydum, bende inanın çok üzüldüm. -          Teşekkür ederim. Nişanlımın ani ölümü beni gerçekten çok [...]
1
Sanki ellerimde kimliksiz bir manyetik alan varmış gibi, hangi elekronik cihaza dokunsam bozulur. Bilgisayar kaçtır tamire gitti, buzdolabına takılan ikinci motor, bu kaçıncı kumanda elimdeki ( kumanda sayesinde televizyon yırttı tabii), aldığım üçüncü telefon, kullandığım dördüncü ütü…(Komşunun elektrik süpürgesi ile bakkalın kutu kola makinesini hiç söylemeyeyim). Bunlar problem değil de, bu manyetik alan bankamatiklerde çok [...]
0
>Yazı yazarken şapkalı a nasıl yazılır, ben bunu bilmem. Hala yazmak isterim hala yazarım. Kar yazmak isterim kar yazarım. Hala anlamam hala ve kar nasıl yazılır. (Ama artık öğrendim. Bakın: Â Â Â Â veya â â â â ). >Word de yazı yazarken bazen bazı kelimelerin altında dalgalı ve yeşil bir çizgi oluşur. Sağa [...]
0
Raziye İçoğlu na ithaftır “Aslında pis bir ev görünce o ev kadınının çok mutlu olduğunu düşünürüm. Evi pis olan kadınlar her açıdan mutlu ve sakin kadınlardır. Çünkü sinirli, mutsuz kadınlar; bütün hırslarını ev işinden çıkararak, her yeri tertemiz yaparlar. Kocası silercesine sinirle silinmiş bir halı kadar temiz halı olamaz.” Raziye İçoğlu Böyle söylemiş son BAYAN [...]
0
1. ÇİFT Eşlerden birinin asimetrifobisi var. Diğerinde ise simetrik olandan korkma hastalığı olan simetrofobi mevcut. Aralarında geçen diyaloga bakalım: “Hayatım kaldırsak ya şu halıları yerden, üçgenler eşkenarsız üstelikte boyutları da farklı. Tekrar dokuyasım geliyor” “Olmaz! Onun ambiyansı öyle şekerim, lütfen karışma” “O zaman şu tabloyu düzelteyim” “Kesinlikle olmaz Hilmi, onun dizaynı öyle” “Ama aşkım, Müjdat [...]
4
1. GÜN Bugün aynaya bakarken, saçlarımın şu şakak dediğimiz yerlerden yer yer ağarmaya başladığını fark ettim. Birgün yaşlanacaktım elbet.Hiç dert etmiyorum(!) Ben öyle; saçında tek tel beyaz görüp de paniğe kapılıp da saçlarını derhal boyayıp da zamanı kandırmaya çalışan tiplerden değilim! Ben yaşlıları çok severim. Alırım el işimi elime (hani kalan iplerden renk renk battaniyeler, şallar [...]
0
Baktım, yine küçük kaynımda(küçük dediysem benden üç yaş büyük) bir hareketlilik, internet araştırmaları, gelip gelip gitmeler, yerinde duramamalar. Sonunda yalnız kaldığımız bir anda açtı bana konuyu: —Var mısın? “Eyvah!” dedim “yine sermayeyi cepten yiyeceğiz”. —Neye var mıyım? —Kanarya ticaretine. —O da nerden çıktı? —İnan bana bu işte çok para var. Yalnız biraz sermayeye ihtiyacımız olacak. [...]
0
ilk gösterim * (Telefon çalar) -LeziKO kombi, buyrun! -Kombiden şikayetimiz var. -Nedir? -Kendi kendine 70′e 80′e kadar yükselip,içeriyi dumanlar kapladıktan sonra bir de bakıyorsun hiçbir şey yok, herşey normal. Sonra yine. -Arada olur öyle, sonuçta kul yapımı,hem normale dönüyorsa problem yok demektir. -Servisinizi göndermeyecek misiniz? -Ne servisi? Yok öyle şey, self servis bizimki self servis. [...]
0
Abartı Yorum Amcamı görünce kaçardık küçükken, kuzenlerim ve ben. “Nereye? Gelin bakalım çocuklar gelin” :’( “Söyleyin bakalım: 4×4=? , 8×9=?” Sonra; bir türlü sonu gelmeyen, uzadıkça başı unutulan problemler: “20 cevizim var. 2 si çürük çıktı, 5 ini kaybettim, 3 ünü kardeşime verdim, kardeşim dişlerini fırçalamadığı için çürük dişiyle yiyemedi geri verdi, dişler önemli, sonra [...]
0
Jozef’in* Mutfağıma şu ahşap ekmekliklerden istiyorum çoktandır. Girdim internete sanal sanal araştırıyorum piyasayı. Bu arada başka şeyler de gözüme çarpıyor tabii ki. Hele ki şu, ürünlerin yanında bulunan “AT SEPETE” butonu çok cezbedici. Mesela koca bir köşe takımı, o sepete nasıl sığsın ama mümkünatını düşünmek bile insanın yüzünü güldürüyor. ” At sepete” “At sepete” Bak [...]
0