DERGİLER KAPANMASIN   DELİLER TEKNESİ, Temmuz- Ağustos sayısında bi öykümle, ALAMET DERGİ 2. sayısında “Vivaldi’ nin Kızları” isimli öykümle yer alacağım ve KALENDER DERGİ    10. sayı/52. sayfada “Gece Düşü” isimli şiirimle yer almaktayım 🙂 dergiyurdu.com dan temin edebilirsiniz 🙂 #dergilerkapanmasın, #edebiyatlakalın, #gecedüşü PEYOTE DERGİ  2. SAYISINDA “Keder ve Şölen” isimli bir öykümle yer almaktayım 🙂 Temin […]
0
Annem dünyanın en güzel kadını En güzel gülümseyen kadını… Suya şeker katsa Sütlaç olur Toprağa kül dökse gül / Nurşen Alıcıer
0
Sen bir sokak çocuğusun İbrahim Bizimkine bakma sen Aldırma işte Öyle nazlı oluşuna, kaprislerine İtip kakmalarına Senin gibi sokakta öğrenmedi ki o Sevmeyi Sevilmeyi Kavgaya tutuşmayı Sen vurur gibi yapıp vurmuyorsun Farkındayım İbrahim Her şeyin farkındayım Ekmek de zamlanıyor Su da, Hayat zorlaşıyor gün geçtikçe Savaş kapımızda Ama sen onun kusuruna bakma A evladım Kara […]
0
Bir yazı yazmalı şimdi şu anda Nasıl da karamsarım oysa Neden diye bağırmak geliyor içimden Şu kalabalığın içinde mahzun bir balık gibi hissediyorum kendimi. Pis bir akvaryum sanki bu dünya Siyahı sevmek suç muydu? Ya da çok mu önemsemiştik çocuk olmayı? Pamuk şeker alasım var yolda gördüğüm şu Suriyeli çocuğa ”Kınayı getir annem” diyor türküde ”Parmağın batır […]
0
bir gün ama bir gün yavrum bizim de bir uçurtmamız olacak salacağız göklere dans edecek kuşlarla bir gün ama bir gün yavrum oyunlar oynayacağız seninle körebeler, saklambaçlar, ip atlamalar savulun çocuklar bir gün ama bir gün yavrum mutlu olacağız seninle tebessümler, gülücükler, kahkahalar, kıskanacak insanlar bir gün ama bir gün yavrum umut da olacak, yaşamak […]
2
Haya sağanağında kupkuru geceleri; Hıyanet ve isyan kumandasında, Bağlılık yemini edip düşman ağırlayan gözetleme kuleleri… Dili sarkmış köpeklerin istilasında, Hakikatte bir ricattır tövbeleri, Haya sağanağında kupkuru geceleri. Kuşlar konar mı göğüne yumruk sallayanın başına; Öyle asi ki yapayalnız kuleler, Öyle asi ki alkış tutulur yıkılışına… Hem soğuk hem de ıssız kuleler, Bir cehennem yakıştırılır kışına; […]
0
Küçük bir hanım, ufak adımlarla sokakta yürürken ve birden kuşlar aman Allah’ım ne de güzel kuşlar, ve simitçi, sıcak simitleriyle geçerken; sokak ağlamaklı olmuştu çünkü o küçük hanım da ağlıyordu belki sevgilisinden ayrılmıştı ama pek de naifti bedeni ince, zarif çıt kırıldım ama ona yakışıyordu yakışmayan ise belki onu terk eden adamın yaptığıydı kaba saba, […]
0
Sahte bir kuş gördüm, Döşekler içinde, rahat; Taze nimetler, geniş bir hayat. Buna rağmen saldırgan… Saldırgan ve hoyrat; Kanatları daima gergin, ötüşü keskin ve bayat. O, sahte bir kuştu. Hakikat sanan kulları vardı, onlar da Uçmak için oradan oraya koşuştu. Halbuki kuşun kendi ne bir kere uçmuş Ne de bir kere konmuştu. Bir de hakiki […]
0
Her yerde çiçekler açmıyor, Görülen yalnızca serap! O da cüzdana ısmarlı… Siyâh değil, siyâha boyalı çiçekler Satılıyor, satılıyor..! Gerçek siyâh vakarlı, Gerçek siyâh karlı. Yâh gibi, Siyâh… Siyâh düşünmezler, Siyâhı düşünmezler; Kara satarlar, Zifir satarlar, Siyâh satarlar… Yâh gibi, Siyâh… Onu ancak, Üşüyen anlar.  
0
Gökyüzüne bakın, Hayli daraldı. Kuşbakışı tadında temaslar, Ehli bile sınıfta kaldı. Şunun şurasında, Bunun burasında, Onun neresinde.? Murdar olmaya ne kaldı… Simülasyon sevinçler, ‘Beş boyutlu taş’ çatlasın Üç boyutlu özgürlükler, Bilmem kaç gigabyte ömür vesaire… Hepsi bir sıcak nefese kafa tutuyor; Ağlama ifadesi takının millet çünkü Korkarım ki, İnsanlar kuş renginde robotuyor…
0
Koparılan çiçeği sapına dikmeye niyetlen; Tutmasa dahi, niyetinden nice bahçeler doğar. Toprağa toprak, fenere güneş ekmeye niyetlen; Toprağa ne topraklar, fenere ne güneşler sığar. Ölmeden, dünyaya kefeninden bakmaya niyetlen; Üzerine sağanak sağanak ne hayatlar yağar. Dünyada ne bir kuruşa, ne bir lokmaya niyetlen; Bırak! Bak, kefenine ahireti sığdıranlar var.
0
En güzel isimler veriyor insan kendine, En güzel sıfatlar… Vitrine sürükleniyor her şey, Cansızlaşıyorlar. Bazı gerçekler hayal edilebiliyor belki, Hayaller gerçek edilemiyor. Aynadaki akislerden amin yükselmiyor, Boydan boya methiye. Etlere gömülü ruhlar… Etlerin insafı yok! Olanı da şerre yor. Dünyalanan gönül, Gönüllükten azil.
0
Mutluluk unsuru umut; Sonlu uyku uçurum dolu, Fuzuli hudut. Uzun çocukluk sorusu; Uslu, masum dünkü ruzum. El’an buğulu unutuş, Bir ulu susuş, Duru boyunduruğa maruzum.
0
Bir kez aldık mı hayatın tadını;vazgeçmek ne mümkün! ***   Hayat boyu sürecek mutlulukla ebe sobe oyunumuz.   Bazen düşse de süngümüz; gecenin kara koynundan sıyrılıp, yeni günle yeni baştan başlayacak yolculuğumuz.   Varsın desinler; gözyaşınız güçsüzlüğünüzdendir. Bilmezler ki taş yürekler içinde en yüreklileriz. Olsa olsa biraz deniz tuzu, acının tadı şimdi… Olsa olsa denizdeki […]
0
Hiç düşünmezdim bembeyaz boş bir sayfanın beni böyle ürküteceğini.Hiç kanatmamıştı ki parmaklarımı kalemim. Neden, diye sordum.Neden?... “Küstüm dedi usulca.Ardından dökülüveren siyahi üç noktalarla... Sustum.Uzun uzun… Sustum,yüreğimden taşan mahcuplukla. “Terk ettin beni dedi,keskin bir çığlık sıyırıp geçerken sol yanımı.Konuştum senle gece gündüz.Fısıldadım, haykırdım,türkü yaktım,ağıt oldum ama susmadım. Sen!Sen kaçırdın gözlerini benden,kaçtın” dedi. Lal oldum… Gözümün feri,sol […]
0
Solduğunda felç eden Özi çiçekleri, Bir kişiye soldu. Zaman… Kum tepelerinin ardında Ne hazineler var. Çölünü adımlamak imkanı yok… Önümüzde çöller deviren vaha olmadıkça. İki bilekten akan kana biat edin, Genç bir ata vardır biraz onda. Geleceğe yıldızlı asalarla dayanın, Asalar yüce ruhla aynı tonda. Mazi, geleceğe açılır; Kurcalamak delilik. Gereği düşünüldü; Her doğan yeni […]
0
SEN GİTTİN CAN/ Dilek Rabia Asım  Varlığımın son kalıntıları üzerimde yok oluşlardayım can. . . Yüreğimin zümrüt tepelerinden sana sesleniyorum, GİTME CAN… Ben rüzgar olup savrulayım sen gitme. Ben hiç böyle varlığımı hissetmedim senin yanında olduğum gibi… Sen gidiyorsun can, ben yok oluyorum. Aşkımız siliniyor hatırası bile kalmıyor. Yüreğim de sadece sözcükler kalıyor ama onlar da senin […]
0
GAM KENARI Acının dağlandığı anlar vardır… Aramaya gerek yok, o gelir bulur… Beraber gidilen bir lokantanın kapanması bile üzüntüdür… Veyahut lokantanın yerine dükkânı çiçekçinin tutması… Gözyaşından çorba olmaz ama… Dilin, damağın yanar tuzdan… Soğutamazsın… Zamansız, kırmızı bir toka çıkar nereye saklanmışsa… Saçı toplasın diyedir küçük canavarın dişleri… Ve fakat dağıtıp ısırır, acıyan ne varsa… Yaşananları… […]
0
1
Mesela ben yani ben işte sevsem seni, hiç sevmediğim kadar ve öpsem yahu kızmasan hemen duymaya çalışsan mesela kalibmdeki sen sen seslerini ve anlasan Mesela sen yani sen işte sevsen beni, hiç sevmediğin kadar ve görsen kalbinde gizlesen beni yoketsen mesela kendinden bile saklasan ve gömsen Mesela biz yani biz işte bakışsak yerli yersiz ve […]
0
Balkon hanına selam durun, Eğilmeye hacet yok, gülümseyin yeter. O ki; Dünden dürdüğü geceyi açar, Anılardan topladığı gözlerini takar Ve solmuş çiçekler atar halkına. Çölden apardığı serapları sergiler, Araya kaynamış bedevilere sövüp sayar. Balkon hanına selam durun, Gülümsemeye gerek yok, ağladığını görün yeter. O ki; Tacı rüzgardan, kaftanı efkardan, Tahtı afaktan geri kalan… Bakmayın ettiği […]
0
* Senin her oyunda çocukların doğardı Ben seni düşünerek büyüdüm Yüzünde Aklımda kalmış bir anne vardı * Bu gece bütün yürüdüğüm yollar Ölü taklidi yapıyor * Sonu gelmez, mutluluğun birdendir senin İçinden çiçeklerini bükerek geçer zaman Umut; yüreğine dar yollardan gelir * Dün gelenler bugün geceye karıştılar Erken gitti çok beklediklerin Odanda hep Uyuyakalan misafir […]
2
Nisanın avucuna koydum, bir damla gözyaşımı. Şehir sağanağa tutuldu! *** Kaç yol öyküsü kaldı geride? Kaç yarım cümlesi saçıldı gidenin? Kelime kelime… Harf harf… Kaçıncı kilometresinde terkedildi,  mahcup ve mağrur umut? Yol, ne zaman kucak açtı gelene?
0
Çay bahçelerine rezervasyon yaptıralım, Buluşalım uykularda; Başka türlüsünü kabullenmiyorsun ki… Dozerle geleyim ben, sense dilinde bir hayır’la; Ve yerle bir et beni. Adil mi bu bilmiyorum, Öyle olması da gerekmiyor; Aşk adaletle değil, çileyle meşhur. Rabb’imin senaryosunu tahmin etmek güç, Kafamda binlerce senaryo… Senli kısımların repliklerini ezberliyorum. Kimi zamansa, ah… Gözlerim umut tüketiyor. Hayır seni […]
0
Bir gün Başına kadar çukura batmış bir ayyaş Cami avlusuna geldi, Kardeş eti yiyen takkeler gördü. ‘Büyük odunlar ediniyorsunuz, Alemler değiştiğinde her şey tersine döner, Arkadan yapılanlar öne gelir.’ Şeytan gıdıkladı, Yürek düğümlendi Ve istihza konuştu ‘Sen mi diyorsun bunları, He ayyaş.!?’ Abdullah el-hımar yanlarından uzaklaştı. Ayan konuşan ayyaştı; ‘Ben yanlış yapmamakla değil, Doğruyu söylemekle […]
0
Paçaları sıvayın! Kimi dereler uykuda basar. Kördüğüm çözücü bir lafza ihtiyaç… Körebe oynamaktan sıkıldı bombalar. Sık sık ölün, daha iyi yaşamazsınız belki Ama daha insan yaşarsınız. Şimdi söyleyin, kim der ki Şu yatan kanlı bebekten daha insanız.? Bizi boşluğa sürdüler paşam, Onlar şimdi dopdolu topraklarda Boş işlerle uğraşıyorlar; Boşlukta dolu iş peşinde koşulur mu? Aksine […]
0
Yarım kalan işler (düşler)… Sebepsiz görünümlü, çoktan seçmeli sebepli dalışlar… Denilecek çok sözün olduğu yerde, susuşlar… Sözün bittiği yerde ıslık başlar…    
0
Bir kırık kalemin ucunda ruhunu azan edenim ben. Avuçlarında yürek dolusu virgüllerle sonsuz öyküler yazabilmek için inadına çocuk kalabilme düşüyüm ben. Masalcı rüzgarların peşine takılıp kendi düşünün izini süren bir düşüm ben. Evvel zaman içinde; kelimelerin tennuresini giymiş semah eden semazendim… Şimdinin girdabında, dilinin lalını sol yanının coşkun ritmiyle yeniden aşka getirmeye çalışan bir toyum… […]
1
* Sırtının eğiminden süzülüp Öyle yüzüme vurur rüzgar Boynunda bahçe kokusu * Ben Yani o dizine tüneyen yorgunluk * Kıyıda ayağının ucunu Susup izlerken buldum seni Yüzünde akşamüstü güneşinin pası Denizde arkasına bakmadan giden gemi * Çiçekler Adını söylemez Sadece utanırlar Güzelliklerinden * Artıktır dünya bize Saat yanımızda işlemez Sokaklar bir çocuk kadar yalancı Yıldızlar […]
3
Kaçıncı düşünce sızısını susturmakla, azad etmek arası gelgitim. Kaçıncı damlayla kaçak oldu hangi düş? Yamalı umutlar kaç kez ters yüz edilir ki?…
0
Mutsuzluk insanı tanınmaz hale sokar; Mutluluk da bir o kadar. Çok alışılmış değil midir şükre malzeme, Bir o kadar da aykırı Günahlara kefaret bir dert aramak? Kelle koltukta yaşamak ve aklı başında ölmek, Buğulu camlar ardından Mahzun mu mesrur mu belli etmeden seccadeler ıslatmak, Alışılmış kucaklar açıp Hiç beklenmedik salvolar durdurmak… Hepsi gazi birer fiil. […]
0
Hasretlerin en büyüğünü çağırıyor sanki gözlerim Kuş yuvasından hallice saçlarıma bakıyorum Aynalar gerçekten kapalı kapılardan farksız Suya yüz süren kaç yaprak halinden memnun acaba şu an? Kaç yaprak olmak istediği yerde? Bir yaprak nerde olmak ister ? Her neyse boş versene yaprakları Ha ne diyordum, aynalar.. Nasıl da muhtaçlar aydınlığa Belki çiçeklerden daha fazla muhtaçlar. […]
0
BİN CANLA SEVİYORUM TÜRKİYEMİ Bin canla seviyorum Türkiyemi Dirilir dirilir de ölürüm ben Çok özel yaratmış Hak bedenimi Ancak Türkiye’mle örtünürüm ben. Sakarya nehrinden Dicle, Fırat’a Sağanak sağanak dökülürüm ben. Âliyle kardeştir Ökkeş, Rıfat’a Zengin nüfus, zengin bir kültürüm ben- İstanbul aşkıyla Fatih olurum. Dağları Çağlara götürürüm ben Kocatepe’de mevzii bulurum ‘’Akdeniz’i ilk hedef’ ’görürüm […]
0
Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Az önce gazı yedim de, Ondan sordum… … Gaza niye gelmedin Söze niye gelmedin Limonum bitti Seni boşuna bekledim. Aldığım gaza mı yanam Ettiğin naza mı yanam… … Ben senin en çok gazlı halini sevdim Vahşi ve mağrur bir kaplan kesilişini Dünyam aydınlanır sen gazı yediğin zaman Ben seni sevdim, ben […]
0
(Ayna ayna. Artık bana bir şey sorma. Sanki artık akşamüstü bile yakışmıyor dünyaya) Bir çocuktur akşama doğru başlar Duymaz yüzüne değen kuşların gölgesini Penceresine vuran güneş sesine uyanır Aynalar kırıktır gece uzun hüzün belli olmaz Bir ağaç mı düşer uykusunu böldüğü yere Sokağa yalnız deprem olursa çıkar Şimdi olmayan bir yoldan gelmiştir Yaşanmamış bir anın […]
0
seni öldürdüm dün gece. yaktım sonra. küllerin kalmıştı avucumda. bir de kokun. sana has. sana özel. Hatırlar mıydı ki yar o günleri? O körolası şehirlerde yaşar mıydı eskileri zaman zaman? ve bizi…sevgimizi… seni öldürdüm dün gece. fotoğraflarımızı yırttım. yaktım sonra. külleri kalmıştı avucumda. bir de gözlerin aklımda. ela. pek güzel. Bütün aşklar birbirine girdi bu […]
0
Dalgalar şiddetle vurup kaçarken sahile, ben kendi gelgitlerimde seni arıyorum: GEL-GİT… GEL-GİT… GEL GİTME (1996 senesinden)
0
* Bulutlar süpürür geceyi Geriye yıldızlar kalır Lacivert bir kuş ayın üstünde * Ayağından koluma geçen Yağmurdan yeni çıkmış bir elmanın soğukluğu Yazdan önce koparılmayı bekleyen * Kalbi Sıkılmış bütün yumrukların büyüklüğünde * Ilgaz’da bir dağ geçidi Başını çevirip dünyanın olduğu yere Gözlerini cama sinen yıldızlara dikti * Geçmiş zamandan yüreğine akan Işıkları söndürülmüş bir […]
2
kuşlar deniz ve biz son kez fotoğraf çekinir gibi derin bir burukluk içinde sakiniz mart sonu gün ortası artık saatimiz hep bir eksik akşamları biraz fazla bir cenaze sessizliği yanağından ağzına süzülen Ah yaşamayan bir şeyi öldürmek üzereyiz
0
Sonra ikiye ayrıldı elma Elimde çingene falları, içim buruk. Kanyonlarda yalnız kuşlar, hiç destansı değilmiş fırtına Ve kasırga sadece Amerika’da olmazmış. Hey! Elindeki yavaşça yere bırak. Düz saçlarına biraz Ayşe iliştir. Artık nereden baksan büyümez menekşe Artık nereden baksan her şarkı cazdır Ankara’ya sokak eklenir sen duymazsın Hırsızlar pencerende saçlarını düzeltir Sular tükenir gözlerinde Afrika […]
2
Kırmızı bir yaprak düştü gökyüzünden az önce Unutulmuş hali kaçmadı gözden Bitkindi , uzak yollara yürüyemeyecek kadar bitkin Tenine kazılı onlarca dua yok gibiydi artık                                     yok oldu sessizce. Bir büyük istiridye belirdi kumda az önce İçine kapanık […]
0
Boğulur suda balık Gökte kuş kaybolur Kurur ırmakta su,dalda meyve kurur Milyon yıldır yorulmayan toprak Yorulur at izinden,kılıçtan,kından Milyon yıldır bitmeyen güneş Biter acıdan,ağıttan,gözyaşından İnsanda umut,gökte su biter   Tarihte haksız bir savaş başlar Taş altında ezilir başlar Dardadır koca Pir Sultan Bir güzelin dizinde uyuyakalmıştır Hayyam Fransa’da saraylar yakılır Hu der bir Kızılbaş Pamuk […]
0
Oh çok şükür, bu gün de aklım başımda. Her sabah yeni bir gün başlıyor, hayatı yeniden yazmak için. Günaydın… Hadi başlayalım yazmaya. Sevgimi demlerim çay yerine. İsteyen alır teklif yok, karışmam şekerine. Zirvesinde olmalı umudun. Herkes kendi acısını bilir, başkasının acısına boşuna üfleme. Nereye gitsem kendim de yanımda. Bazen kendimden önce gittiğim oluyor uzaklara. Meğer […]
0
Kelebek gibi bir şeydi Kanatları sessiz renkleri çok Sanki tüm bahar onun içindi   Uçarken yorulmaz Güneşin doğmasını Gökyüzünde beklerdi   Dondurma kokusu bir bahar Bulutlardan yayılan mavilik Bütün toprağı renklendirip Başka bir yere gitti
1
www.aykiritiyatro.com www.sarlodergisi.com www.eurocanlar.com SIIRLER;MAVIYDIM CARMIHA GERILDIM *** Bir yürek takılıyordu gözlerine ; nerden baktıysan aşk Soykırımdan geçiyordu hayat ; neresine jilet çektiysen aşk Hüzünler biriktiriyordun gözlerinde ; nerden bulaştıysa aşk Bir çırpıda söylenmeliydi sevda ; nerden kanatlandıysa aşk Pasaport kontrolünden geçiyordun ; neresinden kaçtıysan aşk ………………….DOSYAALTI ŞİİRLERI / b.t ***
1
Bitti aslında, Ne sen seviyorsun artık beni, Ne ben seni. Bitti aslında, farkında değiliz, Kalbim kaybetti sana dair umutları, Rüyalarını yitirdi gecelerim. Ne sen özlüyorsun artık beni, Ne ben seni. Bitti aslında, Ne ben yaşıyorum artık bu dünyada, Ne de sen, Ne gözlerimde yaş kaldı, Ne sözlerinde hayallerim. Bittik aslında, tükendik birbirimizde, Ne bende bir […]
1
0
  Seni sevebilirim Sevmeyebilirim de Bakarsın birden gelir ilkbahar   Seni bir yol üstünde öpebilirim Öpmeyebilirim de Saçların kapatmasın yüzünü   Seni yorgun görebilirim Görmeyebilirim de Mart ayı bu sıkı giyin   Seni uzun bir yolculukta Uykulu bulabilirim Gecede ateşböceği gecekondular   Yanında çok beklenmiş bir anda Susarak yürüyebilirim Gözün kaymasın ötelere   Saçlarını açtığın […]
2
1
Rüzgar, uçan martının kanatlarını savuruşundan esen. Kumlu alanda top oynayan çocukların, oyununu mahveder.
1
Güneşin göbek bağını alıp göz kapaklarımda saklarım, Fecri bekler afak ve afitap muhafızı göz kapaklarım. Bir bebeği teşbih için mi yaratılmış bu koca nur topu, Yoksa teşbihe mazhar olmak için mi yürüyor ayaklarım? Işıkları vurmasa da, güneş gölge için de var be gölgem! Bilemezsin! Öyle bir netlik ki O, müphemler içinde müphem. Aklın berzahıdır hissiyat, […]
0
Çok fazla boş surat var etrafımda Dibi görünmeyen kuyular gibi boş suratları Nefesini tutan gece kadar boş. Oysa ne çok isterim baktığım her yerde senin yüzün olsun Kirpiklerin yüzüme batsın , kanatsın Yine boya tüm renklerimi “maviye”                                Fakat bencilsin sen. Benden bile bencil , bizden daha bencil. Susmak yürürlüğe girer bende Duymuyorum , görmüyorum […]
1
Yağmura ıslak soyut mermiler sıkıyorum, Yağmura küsüm, ağlıyorum yağmura. Takvim yapraklarına bir selam çakıyorum, Geçmiş gelecekten bu kadar kolay yırtılır. Geçen saniyeye ağlanır, gelene sırıtılır, Bugünümüz kendinden geçerken uğrar dumura. Karşılıklı silleler, platonik bir nefret, Evet kum tanelerinin eli ağır, onun için evet… Bir insan ağlar, beklemezsin ondan asla ‘Su çok güzel gelsene’ demesini ve […]
2
YERSİZ * Bugün saçlarını örmemiş Sevdiğimi biliyor Üstelik Ağustos geldi * Panait Istrati Okurken konuşmak yasak Çayları ben doldururum * Az önce odadan çıktı Ne yapacağını unutup Yine yanıma oturacak * Kimsenin olmadığı gece Yalnız dünya ve ben Ampul üreticileri suskun * Keşke yanıma gelse Söyleyecek bir şeyim yok Keşke yanıma gelse * Bugün 2 […]
1