“Işıklar sönük mü?” diye bağırdım. Kimse duymadı beni.

Oysa çok isterdim iki kişilik sinema biletini “Tutar mısın?” diye sana uzatmayı. Açtığım kolanın kapağını kapatmadan önce “Sen de içer misin?” diye sormayı, yağmur yağdığında o ufacık şemsiyeye sığmak için bana daha da yaklaşmanı çok isterdim. Gerçi ben yine unuturdum şemsiyemi kesin, olsun; ıslanacaksam bile senle paylaşmak isterdim yağmur damlalarını.

Ortadan sıktığım diş macununa kızacak kişi sen ol isterdim; sırf bunu yap diye sadece diş macununu ortadan sıkmam yeterli olsaydı. Kahvaltıda döktüğüm çayın çok açık ya da çok koyu olduğundan yakınırken seni dinlemek isterdim, zaten oldum olası becerememişimdir ideal dem miktarını tutturmayı. Soyduğum portakalın yarısını sana uzatmak için bile kışı iple çekerdim, eğer o portakalı benim kadar seveceğini bilsem.

Bir daha bağırdım “Işıklar sönük mü?” diye, cevap vermeni umarak.

Ses gelmedi.

Çıkardığım ampülün yerine yenisini takmak için uzandım. Işıklar açıksa da farketmezdi, çarpılmamam için kontrol eden sen olmadığın sürece.

 

KınıX \ SiBiNo



Bu yazı 985 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    Güzeldi…
    Ayrıntılar önemlidir…

  2. Dus dedi ki:

    hoş geldin aramıza Kınıx. keyifliydi kaleminden dökülenler..

You must be logged in to post a comment.