Sınav haftamı geride bırakmış bir halde, beynimin tamamı sıvılaşmanın eşiğine gelmişken; beynimdeki tüm pütürtüyü temizlemek ardında yazıyorum bunu. Ne bir anlam bütünlüğü olacak, ne de bir anlam. Zaten olmayan şeyin bütünlüğü mü olur lan?

Aklıma ne gelirse yazmayı planlıyorum. Mesela sabahları içtiğim çaydan. Sallama çay sevilmez zaten, pek seven yoktur. Ama Çaykur’un sallama çayı daha bir beter. Hani sallama da olsa çay bir yere kadar çaydır ya, yok hani. Çaykur’un sallama çayında o yere kadar bile ulaşamayan bir sıvı oluşuyor. (Bu arada Çaykur’un da temiz reklamını yaptım, reklamın iyisi kötüsü olmaz)

Hani kolayı çalkalarsın da, kapağı açınca birden kola fışkırır ya… Okula gidip gelirken bindiğim otobüste bunu gördüm ben. Kapılar açıldığında insanlar çalkalanmış kola gibi dışarı taşıyor. Öyle ki 5 kişi iniyor, ama 1 kişilik bile yer açılmıyor otobüste. Öyle bir otobüs işte günde 2 kere bindiğim otobüs.

O değil de, en güzel gezegen Venüs, en mükemmel sayı 42′dir. 41 olmaz, 43 de kurtarmaz mesela. Asaldır ikisi de, kendini beğenmiş, kendinden başka kimseden haz almayan burnu havada sayılardır. Ama 42 onların arasında bile tüm saflığını, temizliğini koruyabilmiş güzel bir sayıdır. 42 candır.

Hani zeki ama çalışmıyor derler ya, hiç onlardan olamadım. Zeki olmadığım gibi çalışmayla da pek aram olmamıştır yıllardır. Ama bir şekilde buralara kadar geldim (beni buralara sizler getirdiniz, teşekkürler). Küçükken çok çabaladılar, ya zeki olsun ya çalışsın diye. İkisine birden çabalanınca ikisi de olmadı işte. Böyle bi şey çıktı ortaya, benden ibret alın, çocuklarınızı hem zeki hem çalışkan olmaları için zorlamayın. Aman diyim, ikinci bi Uğur çekilmez.

İkinci reklamım olacak ama, Coca Cola’nın tatı çok bozuldu son 2 aydır. Koladan başka her şeye benziyor sanki. 4-5 farklı yerde denedim, ama farklı bir tadı var artık sanki. Şu meşhur coca cola böceklerinin soyu tükendi de yerine başka böcek mi kullanıyorlar acaba? Eğer öyleyse aynı tadı vermiyor valla.

Damakta ya da dudakta çıkan sivilce kadar şerefsiz çok az şey vardır bu dünyada. Bir varlık bu kadar mı istenmeyen bir yerde, bu kadar mı istenmediğini bile bile kalır. Yüzsüz, kaba şey. Ağzına ağzına vurasım geliyor da, sivilcelerin ağzı yok; oradan yırtıyorlar.

Bir kuş aldı geçenlerde ablam. Pek konuşmayan, pek insan canlısı olmayan bir kuş. Ama ne zaman laptopu kucağıma alsam uçup bilgisayara geliyor. Sanırım geleceğin Bill Gates’ine sahibim. Elimden geldiğince eğitmeye çalışıyorum. Şimdilik benim yazdığım kodları inceliyor, ama potansiyeli yüksek yine de.

Sallama çay demişken, çok güzel çay demlerim ben. Ama buralara çay sallayarak geldim. Yani başarı merdivenlerini adım adım çıktım. Başkaları gibi çat diye tepeden başlamadığım için çayın değerini bilerek, daha bi özenle demlerim. İçmeyenler neler kaybediyor… Of, acıdım size be.

Çok güzel çay içerim aynı zamanda. Demlemem kadar güzel olmasa da, sağlam içerim. Sünger gibiyimdir, yanında mezesi (bisküvi, çerez, gofret…) de oldu mu bir demliği götürürüm. Ve garip bir şekilde çayı tek şekerle içerim. Hayır tek şekerle içmem değil garip olan, ufacık ince belli bardakta da, hayvan gibi büyük kupada da tek şekerin bana aynı tadı vermesi. Tek şeker candır.

Az yukarıda en iyi gezegen Venüs dedim, kimse de niye diye sormadı. Anlatmıyorum lan, ne meraksız insanlarsınız.

Yeter bu kadar. Hadi kaçtım ben.

Özleyin beni.

Ya da niye özleyeceksiniz be, benden daha özlenesi birini bulup onu özleyin.

Hadi çav.

 

KınıX



Bu yazı 974 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.