Bugün bu soruya vereceğimiz cevapları düşünelim. Bu soruya verilebilecek cevaplar ne kadar tatminkardır?

-Çok?

-Biraz?

-Eh işte?

Peki bunlar neyi ifade eder?

Seni 999 tane, seni 10001 tane, 3kg, 5 litre, üç aşağı beş yukarı seviyorum denebilir mi?

Cevaplara birkaç sıradan örnek verelim:

BENİ NE KADAR SEVİYORSUN?

-Tahmininden çok fazla.

-Senin beni sevdiğinden çok.

-Hiç’ten bile az.

Şimdi de sorulu cevaplara birkaç örnek (sorulara soruyla cevap vermek kadar üçkağıtçı bir yöntem yoktur):

BENİ NE KADAR SEVİYORSUN?

-Bunu neden bilmek istiyorsun?

-Bu biraz da senin beni ne kadar sevdiğine bağlı değil mi?

-Seni sevdiğimi de nerden çıkardın?

Ve değişik cevaplar bulalım:

BENİ NE KADAR SEVİYORSUN?

-Bunu bana değil kendine sormalısın. Kendinden duyacağın kelimeler yanıtın olabilir.

-Seni, sana bu soruyu sormayacak kadar çok seviyorum.

-Bana karşı en kötü suçu işlesen de, seni affettiğim için kendimi affetmeyecek kadar çok.

-Seni beraber yaşlanabileceğim kadar, pastırma koksan da özlediğimde kokunu da özleyeceğim kadar, aynı diş fırçasını kullana bileceğim kadar, terini ellerimle silebileceğim kadar…

Beyler bayanlar, hepsini bir kenara atalım. Çünkü bence hiç biri gerçek cevap değil. Hepsi kaçış ve cevap bulamama telaşı. Gerçek seven( fikrimce), ne böyle bir soru sorar ne de bu soruya verile bilecek bir yanıt arar. Sevgisini ve sevginin ölçümsüz miktarını susuşlarında saklar.

 

“SENİ SEVİYORUM” cümlesini, kişinin kendisinden ve de kendiliğinden duymak varken;

“Beni seviyor musun?” sorusu kadar saçma bir sorudur, BENİ NE KADAR SEVİYORSUN?

Anlamsız sorulara arayacak anlamsız cevaplarla bir ömür geçirmememiz ve hayatlarımızı, sevgilerimizi anlamsızlaştırmamamız dileğiyle…

Saygılar sunarım.

LAVİNYA ÖZ.



Bu yazı 1986 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.