Türkiye’de bankalar tam bir deli dumrul örneği olarak tüketicileri nasıl soyup soğana çevirdiklerinin dünyada en iyi örneğini veriyorlar. Neredeyse, her tüketici, bu soygundan – vurgundan payını almış ve almaya da devam ediyor. Diğer bir tanımlama ile Türkiye’de bankalar, Türkiye Cumhuriyet sınırları içersinde yaşayan her tüketiciye, kümesteki kaz gözüyle bakıyor ve bunu yaptıkları uygulamalarla da ortaya koyuyorlar. 

Türkiye’de bankalar, kendilerine göre değişik adlarla otuzdan fazla işlemden çok değişik miktarlarda haksız ücretler almaktadırlar. Bankaların tüketicilerden aldığı haksız deli dumrul ücretlerinin yıllık tutarı 17 milyar TL dolayındadır. 

Bankaların almış olduğu en güncel ve haksız ücretlere örnek olarak, yıllık kart ücreti ya da aidatı, konut kredisi kullananlardan komisyon ve dosya masrafı, yeniden yapılandırma ücreti, ipotek fek ücreti gibi adlar altında aldıkları ücretleri sayabiliriz. Diğer taraftan, bankalarla işlem yapan ve bu işlemler nedeniyle tüketicilere verilen her çeşit belge, doküman, ekstre gibi belgelerle birlikte, tüketicilerin istemiş olduğu yazılardan da çeşitli miktarlarda ücretler alınmaktadır. Bilgi Edinme Yasa’sına göre, 10 sayfaya kadar tüketicilere verilen çeşitli belge, doküman, ekstre ve yazılardan herhangi bir ücret alınmaması gerektiği halde, bankalar söz konusu belge ve yazılardan ücret almaktadır. 

Bankalar, yaptıkları işlemlerden ve aldıkları haksız ücretlerden dolayı tüketicileri bilgilendirmiyor, yasalara aykırı olarak tüketicilere sözleşme örneğini vermiyorlar. Tüketicilerin isteği olmadan kendilerine kredi kartı gönderilip tuzağa düşürülüyorlar. 

Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin Kararlarına göre, bankalarca alınan yıllık kredi kartı aidatı, dosya masrafı, yeniden yapılandırma ücreti gibi ücretlerin haksız bir ücret olduğu ve tüketiciye iade edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak, bankalar yargı kararlarına da, yasalara da uymamakta, saygı göstermemekte ve bu deli dumrul ücretlerini almaya devam etmektedirler. 

Yargıtay kararı gereğince, 2003-2012 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde bankaların kasasındaki tüketicilerin alacağı olan yıllık kart aidatı miktarı 10 milyar TL dolayındadır. Diğer taraftan, aynı dönem için dosya masrafı ve yeniden yapılandırma ücreti olarak da 10 milyar TL dolayında tüketicilerin bankalardan alacağı bulunmaktadır. 

Bankaların hak, hukuk, yargı kararı, yasa tanımaz bu vahşi kapitalist tutum ve tavırları karşısında tüketiciler olarak bir taraftan yasal yollardan haklarımızı ararken bir taraftan da tüketimden gelen gücümüzü, irademizi kullanıp ve örgütlenerek boykotlarla bankaların tüketici haklarına, yargı kararlarına ve yasalara uygun davranmalarını sağlayabiliriz. 

Bununla birlikte, bankaların tüketicilerle yaptıkları bankacılık sözleşmelerinde ve her türlü bankacılık işleminde tüketicilerden hiçbir şekilde yıllık kredi kartı aidatı, komisyon, dosya masrafı, yeniden yapılandırma ücreti, ipotek fek ücreti, hesap işletim ücreti, havale ücreti ve değişik adlarla alınan ücretlerin alınmamasının yasal güvenceye kavuşturulmasını istiyoruz. 

Sevgili tüketiciler, bankaların soygunlarına, vurgunlarına ve deli dumrul ücretlerine dur demek için tüketimden gelen gücümüzü kullanarak 13-14 Mart günlerinde bankalara gitmiyoruz. Kredi kartı kullanmıyoruz, internet bankacılığını kullanmıyoruz, herhangi bir bankacılık işlemi yaptırmıyoruz. Bankalar, 365 gün tüketici avlıyorlar. 13-14 Mart günlerinde ise bankalara biz tüketicileri değil sinek avlatacağız. Hep birlikte başaracağız. Güç bizde, örgütlü tüketicide …

 

 

 

 

Evrensel Tüketici Hakları 

Evrensel Tüketici Hakları 5 Temmuz 1986 tarihinde aşağıdaki şekliyle Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiştir.

  • Tüketicilerin Temel Gereksinimlerinin Karşılanması Hakkı
    Barınma, ısınma, aydınlanma, içecek su bulma, ulaşım haberleşme, tüketicinin en temel haklarıdır.
  • Sağlık ve Güvenliğin Korunması Hakkı
    Satışa sunulan her türlü mal ve hizmetin yaşam ve sağlık açısından tüketicilere zarar vermeyecek kalite ve nitelikte olması hakkıdır.
  • Ekonomik çıkarların korunması hakkı (Mal ve Hizmetlerin Serbestçe Seçilmesi Hakkı)
    Tüketicilere sunulan ürün ve hizmetlerin nitelikli , kaliteli ve uygun fiyattan sunulması, satış sonrası hizmetlerin yeterli düzeyde ve yaygınlıkta olması yanında, sözleşmelerdeki haksız hükümlerin olmaması ve baskıyı yaratan satış yöntemlerine karşı korunma hakkıdır.
  • Bilgi edinme ve eğitilme hakkı
    Mal ve hizmeti satın alırken doğru karar vermeye yardımcı olacak bilgilerin edinmesi; yanlış, yanıltıcı reklamlar,etiket ile ambalaja karşı korunma ve sorumlu tüketiciler olarak bilincin gelişimi için eğitilme hakkıdır.
  • Zararların karşılanması hakkı ( Tazmin edilme hakkı)
    Satın alınan ürün yada hizmetin öngörülen nitelikte olmaması durumunda kusurlu malın geri alınması,değiştirilmesi kusurlu hizmetin yeniden görülmesi,zararın karşılanması hakkıdır.
  • Temsil edilme hakkı (Sesini duyurma hakkı)
    Örgütlü tüketicilerin, hükümetlerin ekonomik politikalarının oluşturulması dikkate alınması,kamo organlarında temsili, firmalarda özellikle ürün geliştirme aşamasında görüş alınması ve denetlemelerde gönüllü olarak bulunma hakkıdır.
  • Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı 
    Sağlık koşullarına uygun Ekolojik dengenin bozulmadığı bir çevrede yaşayarak, çevresel tehlikelerde korunup gelecek kuşaklar için doğayı koruma hakkıdır.

“BİLİNCİMİZİ GELİŞTİRELİM HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM 
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR”



Bu yazı 1135 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.