DEJAVU

 

Geçmişten kalma bir koku sinmiş sokaklara, saat 02.30, oysa gelecekten gelme bir telaş var bacaklarımda. Hep aynı dakikanın içinden geçiyorum, yürümeyi sevdiğim dar sokaklardan birindeyim.

 

Ama…

Sanki…

 

 

 

Bu kaldırımlardan daha önce geçmiştim. Solumdaki durağa birkaç adım kala sağanak başlayacak.

 

Hem de “Yağmur havası var” der demez.1… 2… 3…

 

 

“Yağmur havası var”

(Haşarı ve tanıdık bir gülüş yerleşti dudaklarıma)

 

Varsın anlamsız bir telaşla kaçışan kaçışsın… Ben usul usul ıslanacağım…Yüzümde tarifi uzun sürecek bir mutluluk.Birkaç adım sonra duracağım… Hatırlıyorum… Durağı az geçince…“Doğru yolda mıyım?” der demez duracağım. Birden bir kız çocuğu çıkacak sağdaki sokaktan kırmızı paltolu, beş altı yaşlarında, saçları hafiften ıslak… Gülümseyecek bana, “Bu saatte burada ne işi var” der demez kaybolacak gözden. Minik bir kırmızı nokta oluncaya kadar gidecek arkasına bakmadan; siyah- beyaz düşlerimin tek “çocuk cesareti” kırmızısı…

 

 

 

 

(Yol boyunca kulağıma çalınan şarkılar “senli” miydi “sensiz” mi? Bir bunu hatırlayamıyorum hiç)

 

 

 

Yeter dönmeliyim artık” Ama “YOK!” dönmeyeceğim bu kez geri.Yolun sonunu göreceğim çıkmaza da çıksa yol birkaç yola da…Der demez uyanıyorum ki saat 02.30

Saçlarım ıslak ve gözlerimde yağmur kokusuKaranlık iç dünyam da aynı düşün korkusu…

 

 

Dejavu!

Dejavu !

 

Evet evet ilk değil.Tanıyorum ben çok daha öncelerden yokluğunu.

 

 

Saygılarımla

Lavinya Öz.

 

Dip Not: Buradan, eklentideki resme katkısı bulunan Caneratör kardeşime saygı ve sevgiler sunarım.



Bu yazı 978 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.