“…Gecenin onundan sonra masaların çevresinde ruletten başka bir şey bilmeyen gerçek kumarbazlar kalır; bunların yapacak başka işleri yoktur, buraya geliş sebepleri sadece rulettir; mevsim boyunca kumardan başka bir şeyle ilgilenmezler, sabahtan akşama kadar kumar oynarlar, ellerinden gelse bütün bir gece oyuna devam ederler. Gece yarısı rulet masaları kapanınca çok üzülürler ve isteksizce dağılırlar. Saat on iki olup da kapanıştan önce baş krupiye, “Les tris derniers cups, messieurs!” (son üç oyun baylar!) diye bağırınca, bu kumarbazlar kimi zaman ceplerindeki son meteliği bile bu son üç oyuna yatırmaya hazırdırlar; bu yüzden en büyük kayıplar bu son üç oyunda verilir…”

 

 

***

 

Mr. Astley kırgın kırgın bakarak:

 

-Sizi yine böyle başınıza buyruk, hatta neşeli gördüğüme sevindim, dedi.

 

Güldüm:

 

-Yani perişan ve üzüntülü olmadığım için içerliyorsunuz bana…

 

-Kumarı bırakmaya niyetiniz yok mu sizin?

 

-Ah, kumarı batsın! Bırakmasına bırakacağım ama eğer…

 

-Eğer kaybettiklerinizi geri alabilirseniz… Öyle değil mi? Peki söylesenize kumarın dışında nelerle uğraşıyor neler yapıyorsunuz?

 

-Hiç, hiç bir şey…

 

-İnzivaya çekilmiş ve uyuşmuşsunuz siz, dedi. Yalnızca yaşamdan, kişisel ve toplumsal haklardan vazgeçmekle kalmamış, insanlık ve yurttaşlık görevlerinize, dostlarınıza da… Öyle ya, ne de olsa sizin de dostlarınız vardı, onlara da yüz çevirmişsiniz; rulette kazanmak dışında yaşamın tüm amaçlarını yadsımakla kalmayıp kendi anılarınızdan bile vazgeçmişsiniz. Yaşamınızın en coşkun ve tutkulu dönemini anımsıyorum ama siz o zamanki en iyi duygularınızı bile çoktan unutmuş gitmişsiniz; düşleriniz, arzularınız çift ve tek, kırmızı, siyahları, ortadaki on ki rakamından öteye gitmiyor artık! İşte ben bu kanıdayım!



Bu yazı 894 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.