* Zaman ile aramızda sadece bir “ Göz kırpmalık” an var, adına “ Düş” dediğimiz. L.Ö.

 

Çocukluğuma geri dönmeyi düşlüyorum.Omuzlarımın hafif, yüreğimin kocamanlığından, alabildiğince ağır olduğu çocukluğum.Gözlerim hep güleç.Sözlerim tüm iğnelerinden arınmış…

Kapıyorum gözlerimi ve işte çocukluğumdayım:Almış beni sırtına oda oda dolaştırıyor dedem ve ben “ Deh” demenin halen “Ayıp” olarak değerlendirilmediği yaştayım.

Yumurtaya mıyırta, portakala körtopal, sarhoşa sarkoş diyorum yine. Dilim dönmüyor. Hiçbir şey eskiye dönmüyor.

 

Düşlemekten öte bu.“ Çocukluğuma geri dönmek”Bu; istemek.

 

Midem bulanana kadar salıncakta sallanmak, gözlerim kamaşana kadar güneşe bakmak, uzanıp salonun halısına tavana parmaklarımla havadan sudan bir şeyler yazmak istiyorum.

Kimse bir yere gitmesin diye tüm ayakkabıların bir eşini, yine; komşunun çöp tenekesine atmak istiyorum.

 

Babamın her gittiği şehirden eşi bulunmaz oyuncaklar getirmesi yerine, yine; hiç gitmesin, oyuncaksız ama Babamlı kalayım istiyorum.

 

Yemeğimi annem yedirsin, Üstümü annem giydirsin, Yalandan bir “ Ay!” diye bağırınca, işini gücünü bırakıp koşa koşa yanıma gelsin, Başucumda sabahlara kadar beklesin diye ateşim çıksın istiyorum.

 

Sokakta oynarken köşeden çıkıveren macuncuyu görünce yine sevinçten gözlerim açılsın istiyorum.Dün Babamın verdiği üç kuruş ile rengârenk macunlardan alıp üstüne de kocaman ama kocaman pamuklu şekerler yiyeyim istiyorum. Onun da üstüne; kilo alacağım kaygısından uzak, parmaklarımı kremasına bulaştırarak doğum günü pastama yumulmak…

 

Yağmur yağsın, saçlarım ıslansın ben “ Deli” yerine “ Çocuk” denilecek yaşta olayım, yalın ayak çimlerde…Yağmur dursun gökkuşağı çıksın ben “ Zır deli” yerine “ Zır çocuk” denilecek yaşta kalayım, gökkuşağının peşinde…

 

Kuşağını çözüp göğün, aramızda kuşak farkı olmaksızın, çıkıp en tepesine; yeryüzüne kadar kaymak istiyorum.

 

Herşeye “ Neden” diye sorduğumda yine cevaplardan birşey anlamadan “hımmm “demek istiyorum.

 

Gelen misafirlere “Neden geldiniz“ dediğim zaman annemin mahçup mahçup gülümseyerek, yine “ Çocuk işte! ” demesini istiyorum. Doğru cümleler kurduğumda, doğru tespitlerde bulunduğumda; insanlar yine sessizce gözlerini yere indirip (bu kez içlerinden) “ Çocuk işte” desinler ve buna önce kendileri inansınlar istiyorum.

 

Yaptığım hatalar yüzünden özür dilemek zorunda kalmayacağım yaşta olmak istiyorum.

Düşlerimiz hiç düşmesin. Hayallerimiz hiç küçülmesin. Bu yazı hiç bitmesin istiyorum. Çok şey mi istiyorum?

 

Çocuk işte…

Çocuk işte…

Çocuk işte…

 

DEĞİL!

 

Düş İşte!

Nereye istersen al oraya işle!

 

Saygılarımla

Lavinya Öz.



Bu yazı 959 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.