“ Aslında yazılacak çok şey var .

Belki de hiç yok!

Aslında ben varım buradayım ama;

belki de ben değilim aynadaki surat.

Ruhum geziniyor bilmediğim diyarların boş sokaklarında.

Ben hep bir çocuktum.

Çocuk olarak kalacağım.

Ya da çoktan büyüdüm.

Unuttum geçmişi.

Kim bilir?

Perdenin kapanmasına,oyunun bitmesine ne kadar zaman kaldı?

Belki de zaman, beynimde yankılanan saat tik takları!

Ya da bize yaşamı kucaklamayı öğreten bir dost.

Güneşin doğuşu ile batışı arasında sıkıştım belki de.

Kaçacak yer yok!

Karanlığa lanet okumak kolay aydınlık içinde.

Ya onunla yüzleşmek?

Belki de;

en büyük korkum kendimim.

İçimde çığlıklar atan ben!

Belki de koskoca bir yalanı yaşıyoruz.

Kim seçti doğruları, yanlışları?

Benim gerçeklerim, kimin yalanları?

Peki nerde ruhumun diğer yarısı?

Ben nerdeyim?

Satır aralarındaki bir virgüllük nefes miyim?

Yoksa hayatın ezelden ahire tam metni miyim?

Geçmişimin ve geleceğimin senaristi kim?

Ben başrol oyuncusu muyum?

Yoksa bir figüran mı?

Varlığım ya da yokluğum umurunda mı dünyanın?

Benim sonum mu kıyamet denen şey?

Peki bunca soru ve diğerlerinin cevabı kimde saklı?

Hiç üşenmesem,

çıkıp öğrenebilir miyim yedi kat yukarı?

Yoksa aradıklarım içimde bir yerlerde de;

benim mi gözlerim kapalı?”

*Monologlarım ve ben…

Ben kim miyim? Bir kırık kalemin ucunda ruhunu azad edenim ben. Avuçlarında

yürek dolusu virgüllerle sonsuz öyküler yazabilmek için inadına çocuk kalabilme

düşüyüm ben. Masalcı rüzgarların peşine takılıp kendi düşünün izini süren bir

düşüm ben. Evvel zaman içinde kelimelerin tennuresini üstüne giymiş semah

eden semazendim. Şimdinin girdabında dilinin lalını sol yanının coşkun ritmiyle

yeniden aşka getirmeye çalışan bir toyum… Bir varım bir yokum.Varlıkla

yoklukla arasında göçebeyim. Şimdi sığınıp yüreğimin bam telini dinleyecek bir

çınar altındayım. Aranızdayım…


Etiketler:

Bu yazı 1114 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.