“Çayım taze bitmiş olsun, bardağım sıcak ve umudun son sigarasını körüklüyor olayım ey mutluluk geldiğinde…”

 

 

Bir güz boyu seni ne kadar beklediğimi anlattım tüm geçici baharlara…

Düşüncelerim çakıl kıyılarını en çok beş geçiyor ve okyanuslar en derin yerlerinde dizlerimden ötelere tırmanamıyor olsun geldiğinde.

 

“Gün” gibiydin, bir öncesi yaşanamaz gün’lerdin. Yaşarsın ve biter gün. Yarın artık başka bir gündür, onu da yitirirsin sonraki gün. Bir önceki yaşananlara ulaşılamaz hiç… Zaman sadece ilerler. Ardına bile bakmaz ilerlerken.

 

Şarkıydın “sen”. Kimi bana yazılı hep başkalarının yazdığı. Benim yenici dükkânlarında didik didik aradığım diğer yorumlardın sen.

 

Katıksız, sek bir gecede tek bir yıldız parlamakta.

O yıldız sensin. Göre bileceğim ama uzanamayacağım uzaklıkta.

Çok geç olmasın geldiğinde. Umut sigaralarını son kez körükler olsun korularına saklı dudaklarım. Düşülerim koşarak çıksın uçurum açılı sığındırgaçlarından bir “OH!” çeksin ateş diliyle.

 

Geldiğinde yağmurlar dinsin ki;

Geldiğinde okyanuslar çekilsin ki;

Anlayayım EY, MUTLULUK geldin sonunda…

 

 

Saygılarımla

Lavinya Öz.

(NOT: Bu yazının tarihi de 90 lı yıllara dayanır 🙂 )



Bu yazı 1029 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.