Bilinmeyen denklemlerle dolu içim dışım.

İçler dışlar çarpımı da çözemez bu denklemi
Üçten fazladır bilinmeyeni!

 

ÇarpMA diyorlar.

Yine de her kanat çırpışımda berrak ve geçişsiz camlara çarpmış buluyorum kendimi.


ÇıkartMA diyorlar.

Yinede en gizemli adalara çıkartma yapmak istiyor ruhumun yelkenlileri.


ToplaMA diyorlar.

Zaten bir türlü toparlanamıyorum ki,


Top-yekûn sıyrılayım kaçamak cevaplardan,

Sessiz sözlerden,

Belgesiz gülüşlerden…


Ben bölmüyorum ki bölME diyorlar.

Bölünen ben, bölen kim, bu kalansız bölme işleminde, bölüm HİÇLİKken


Ortak katların en küçüğü gibi hissediyorum kendimi,

kat kat artarken ızdıraplarım.


Yutan elemanlar beni girdabına çekerken,

darp izleri dolduruyor ruhumu.


Kim çekiyor ruhumun ayak seslerini falakaya bilemiyorum doğrusu.


Tüm fonksiyonlarım bileşkesiz.

(Derin bir nefes almaya kalksam atmosferdeki oksijen tükenecek).


Çözümü yok bu problemlerin.

Bir kaç yolu hiç…

Olgun olamıyorum.

Ben olgunlaştırma enstitüsünü bitirmedim.


Belki buruşturup bu karanlık karalama kâğıdını bir kenara atmalıyım

Ya da koruyucu meleklerin kulağıma fısıldadığı gibi;

5.mevsimimi koklamalıyım.


Bak o zaman nasıl doğruyu oluşturacak tüm açılar


Ve tüm problemler çözüm bulacaklar.



Bu yazı 1489 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.