Seneler geçti evet… ve bugün bir sene daha eskiyor sensiz.

Neredesin, kiminlesin bilemiyorum fakat her yılbaşı gecesi yinelenen bir anıdır; henüz ikimiz de öğrenciyken, özenip bezenip beraberce yiyelim diye yaptığın çilekli pastayı ve seni hiç tereddütsüz kapıda öylece reddettiğim gün.

Belki de; imkansız ol diye, ulaşılamaz ol diye,  reddedenlerin bol olsun diye, hep bir pişmanlık olarak kalplerde kal diye konmuş o isim sana: UKTE.

Seni özlüyorum, en çok da; yılmazlığını, inatçılığını, ısrarcılığını… (farkında mısın, SEN diyorum artık, o kadar benim oldun belki… yok… dur… yanılıyorum; SEN ve SİZ birleşince SENSİZ, hayallerimde bile benimle olmayacaksın artık yeni fark ediyorum)

Ama böyle seviyorum ben seni; uzak ama en yakınımdaki, sessiz ama çığlık dolu, ürkek ama aptal cesaretiyle. Bazen hiçbir yere gitmediğini çünkü senin ruhunu, bedeninin benden taşındığı gün gamzelerimde hapsettiğimi düşünüyorum. Ne zaman hafif bir tebessüm edecek olsam yanaklarıma batıyorsun.

Tüm bunları sineye çekip artık hayatımdan çekildiğini hissettiğim gün başladım bu mektupları sana yazmaya.

Her çilekli pasta günü için bir mektup.

Her sene olduğu gibi bu da bitiminin hemen ardından yakılacak bir mektup.

Yakıyorum mektupları çünkü hep içimde kal istiyorum, hep içimdeki ses ol sadece benim bildiğim. Yoksa yakamadan eşime yakalanmak gibi aptal bir endişesi değil senliğimin. Senelerdir beni ve suratsızlığımı çekebildiğine göre iyi bir kadın o. Onu seviyorum ama sen gibi değil hiç.

Unutmadan; ahın tuttu diyeyim. Ahın! Muhtemelen o reddedildiğin gece ettiğin ahın! Sen  ve çilekli pastan!

Şimdi ismini verdiğim kızımın çileğe alerjisi var, meğer ne ömürlük bir ahmış seninkisi( keşke kremasından tatsaymışım).

Sen ve o tadamadığım çilekli pastan!

Benim de bir ahım var sana; şimdilerde kimlere çilekli pasta yapıp da götürüyorsan onların içinde de UKTE olarak kalmanı dilerim.

Her zaman senin BEN

 

 DİĞER SERİLERİ MERAK EDENLER İÇİN: 

http://www.lavinyaoz.com/lavinya-oz/odunc-gamzeler

http://www.lavinyaoz.com/lavinya-oz/odunc-gamzeler-2



Bu yazı 1097 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Berker Yorguc dedi ki:

    Lavinya abla;yazınızı sabah okudum,okula gittim derste telefondan açıp tekrar tekrar okudum,hızımı alamadım yanımdaki arkadaşlara da okuttum.Şu üçüncü paragraf ve bitiş cümlelerindeki duygu yoğunluğu kaç şiire sığar acaba?Yarın birgün şiirlerimde ola ki bir alıntı sezerseniz bu yazıdan,bana darılmayın lütfen.İlhan Berk’in de söylediği gibi “Şair mısra çalar” deyip geçiniz:)
    Mükemmel.

  2. Lavinya Oz. dedi ki:

    Berker beğenilerin için çok teşekkür ederim tekrar tekrar okumuş olman bana çok hoş bir iltifattı 🙂 istediğin yerinden esinlenebilirsin memnun olurum ve aynı keyifle okuyacağıma eminim 🙂
    Saygı sevgi kucak dolusu kardeşime

  3. Emre C. dedi ki:

    ”Ne zaman hafif bir tebessüm edecek olsam yanaklarıma batıyorsun.”
    Yazının tamamına bayıldım ama burası çok çok hoşuma gitti. Ellerin dert görmesin Üstad.

  4. Lavinya Oz. dedi ki:

    Emre çok sağ ol iltifat etmişsin, gurur duydum fakat üstatlık kim ben kim 🙂
    Daha çooook yol var 🙂
    Bu arada çoktan yazacaktım cevabımı ve yorumlarımı ama sitede ve özellikle yöneticilerde ufak bir sıkıntı yaşadık,sağ olsun Uğur bi şekilde düzeltti 🙂
    saygılar iki kardeşime de… 🙂

You must be logged in to post a comment.