(Delidolu 2. sayısındaki yazımın uzun versiyonudur)

FACEBOOKDA:

 

Mehmet Duru: Buyur kardeş diyeceklerin varmış, Dilek Hanım söyledi.

Lavinya Öz: Yok Mehmet Abi çok da önemli bir şey değil; Mayıs sayısını konuşuyorduk Dilekle, gündemle ilgili yazın demişsin, dedi ki “1 Mayıs ı ben alıyorum sen de 6 Mayıs anısına yaz bir şeyler”, yok, dedim, yazamam. MİZAH dergisinde mizahi bir yer edinmeyi düşünüyorum ben Deniz Gezmiş ile ilgili nasıl mizah yazılır, yapamam, dedim. Düzyazı yazsam yazının kralını yazarım ama dediğim gibi imaj meselesi, tarz meselesi. Sen ne diyorsun?

 Cevap Yok! 

Attılar kızım seni dergiden attılar. Vah vah, imajın oluşmadan yok oldu. Patron ne diyorsa o! Bunun nesini anlamıyorsun yıllardır, gitme öyle kafanın dikine dikine gitme!

-2 gün sonra, Mehmet Duru online-

Lavinya Öz: Abicim merhaba, nasılsın? Yeni yazılar gönderdiydim, aldın mı?

Mehmet Duru: Aldım kardeş aldım da çok yoğunum bu ara iletemedim sana, eee, ne oldu gündem?

(Halen gündem diyor yahu!)

Lavinya Öz: Dediğim gibi Mehmet Abi, ben pek gündemle alakalı yazmıyorum, imaj meselesi, tarz meselesi, bugünün gündemi yarının dündeni olduğu için tercih etmiyorum, kalıcı olmuyor, çerez gibi!

Mehmet Duru: Yahu yok mu 19 Mayıs ile ilgili mizahi bir anın? Onu yaz bari!

 (Ne de çok özel gün varmış yav bir ayın içinde, Haziran gelse de kurtulsak)

Lavinya Öz: Ben o halde 3 Mayıs ı alayım, uygun mudur?

Mehmet Duru: Yani?

Lavinya Öz: Yani “Dünya Basın Özgürlüğü” günü ya o bakımdan. Tüm yazarlar ne isterse onu yazar.

Mehmet Duru: Ya sabır! Kardeşim sen yaz bir şeyler ben değerlendiririm ama gündemle alakalı olsun gündemle.

Lavinya Öz: Tamam abicim denerim, saygılar…

 

DENEMELER

1 Mayısla başlayalım bakalım denemeye:

“1 Mayıs, Mayıs’ ın 1 i. ( Evet orijinal bir giriş oldu. Şimdi kilit bir noktaya değinmek lazım)

Sevgili anneler, size sesleniyorum. Hepimiz emekçiyiz hepimiz 1 Mayısız (sil sil)

Anneler, sevgililerimiz ben düşündüm taşındım bir karar verdim: İnanma ki anneler kadar emekçi kimse olsun, o halde; bundan sonra 1 Mayıs da anneannem, annem, ben ve kızım, yani 4 kuşak en ön saflardan kutlayacağız bayramımızı. Elimizde envai çeşit pankartlar olacak:

“HEPİMİZ ANNEYİZ HEPİMİZ EMEKÇİYİZ.”

“VEFA BORCUDUR EVLATLARIMIZDAN TEK İSTEĞİMİZ.”

“HAYDİ, UĞURLAR, TÜLAYLAR, MUSTAFALAR, TEZ ELDEN ÖPÜN ANALARINIZIN ELİNİ, YAZIKTIRLAR, GÜNAHTIRLAR, OLMAZ BÖYLE, BESLEDİLER BÜYÜTTÜLER BU YAŞA GETİRDİLER, SORMAYIN, SAYMAYIN TÜH! VİCDANSIZLAR SİZİ, SİZİ VEFASIZLAR… Yazıklar olsun…”

Olmaz öyle, yazı kısa slogan uzun etik değil ve alakasız bir yere doğru gidiyor muhabbet. Aslında bir pankarta da “ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN” yazıp 10 Mayıs ı da mı aradan çıkartsam?

 

6 Mayıs evet 6 Mayıs:

“Nice NAMUSTAN VE ŞEREFTEN YOKSUN; tecavüzcüler, vatan hainleri, uyuşturucu ve kadın tüccarları kâh dışarılarda serbest gezerken kâh hapislerde rahat lokmalar yerken; yıl 1972 üç özgürlükçüye anarşist dediler, komünist dediler ipe götürdüler, aslında ceza diyerek ölüme gönderildikleri gün, ipin ucunda sallandıkları an nice canlarla hayata geri döndüler. Şimdi soruyorum sizlere: Birkaçını sallandırdınız da ne oldu, kurtuldu mu memleket, bitti mi memleket meseleleri!”

Şşşşt kızım ne yapıyorsun yav, geçti senin deli zamanların şimdi 3 çocuğunla bu yaşta sürüm sürüm sürünecek misin hapislerde. Sus!

 

Tamam, o halde 19 Mayıs ı alayım ben.

“Yıl 19 Mayıs 1919, Mayıs’ ın 19’ u (Bak uydu buraya).

Atatürk Samsun’ a çıktı (Ney!?)

Henüz 38 yaşında idi ama ruhu hep 19 kaldı, gençlerin halinden anlardı atam ve  çiftçinin ve çocukların ve yaşlıların ve kadınların ve milletinin… Anlardı gençlerin halinden anlamsına da gençler pek onu anlayamadı. Sandılar ki; 19 Mayıs günü, 23 Nisan günü, 10 Kasım günü… profil resimlerine Atatürk resmi koymak onu anmak ve onun izinden gitmektir. Değildi öyle! Bilemediler ne yapsınlar gençler işte hamlar daha, öyle hamlar ki bir de bu profil resminin altında küfürlü paylaşımlarda bulunarak, eksik Türkçeler kullanarak kemiklerini sızlatarak andılar Atalarını.”

Ooooo çok sert!

Bir anı mı yazsam hani bir keresinde beni de almışlardı ekibe, 19 Mayıs günü ben de çıkacaktım stada… Hani kurdele dansı yapacaktım da arkadaşlarımın hepsinin şifon kurdeleleri havada raks ederken benim saten ve de ağır kurdelelerim(en güzelini aldım kızıma derken annem; o an ben; bazen en güzelin en doğru olmadığına karar verdim) yerden kalkmıyor rezil olmayayım, ben çıkayım, hatta hasta olayım hiç gitmeyeyim dediğim günü mü yazsam? Yok yok olmayacak bu iş, yazamıyorum hiçbir şey! Meğer ne gündemsizmişim ben ya! En iyisi mi ben “pas” deme hakkımı kullanayım!

 

FACEBOOKDA

 

Mehmet Duru: Ne yaptın kardeşim? Yazdın mı gündem yazısı?

Lavinya Öz: Yok Mehmet Abi yazı mazı yok, pas yani benden bu sayı, önümüzdeki sayılara bakacağız artık. Gündemsizin tekiymişim onu anladım ben. Ya da dur dur en iyisi mi 4 Mayıs ı yazayım? Öylesine özelliksiz bir gündür kendisi!



Bu yazı 1452 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Berker Yorguc dedi ki:

    Bu üçüncü okuyuşum heralde:)Elinize sağlık.

  2. Lavinya Oz. dedi ki:

    🙂 TEŞEKKÜR EDERİM BEĞENİN İÇİN.

You must be logged in to post a comment.