Güneşedir kızgınlığı, fakat

Tüm öfkesini benden çıkarıyor gökyüzü, ağlayarak.

 

O halde soruyorum bak;

“Güneş yağmurla söner mi?

Bu kalp sensiz diner mi?

Sevdam içine siner mi?”

Söyle.

 

Şemsiyesiz ve yalın ayaktım,

Gördüm seni ama pek bir uzaktın.

Yemyeşil ve ıslak çimenlerden yürüdüm sana,

Yemyeşil umutlarla.

Hiç ayaksız ve sek duygularla.

 

Söyle;

“Yağmur karanlıkta kurur mu?

Kalbin bensiz durur mu?

Sevdam gönlüne sorun mu?”

 

Ahmakıslatan tadında ki şiirlerimdir yağar bugün gökten.

Gök değil, “kalbim delinmiş olmalı”

Bellidir neden.

Sen ve ben;

El ele uzanmışız yağmurun içine,

ve yağmur ahmakıslatan cinsi,

ve biz sırılsıklam âşık birbirimize.

Âşık; “ahmak” a özdeş bir kelime.

Hayat bazen rest der sizin dilinizle ecele.

Cesaret aptallıktır, susmak korkaklık.

Biz seninle; iki arada bir derede kaldık.

 

“Kalbim delinmiş mi delirmiş mi?

Sevdan gönlüme; kapalı giriş mi yoksa açık görüş mü?

Bu şiir başlamış mı bitmiş mi?”

 

Susma söyle!

 

Saygılarla

Lavinya Öz.



Bu yazı 1056 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.