ABDÜLHAMİT ve AFRODİT/ İskender F. Sertelli

Açıklama : Herkesin birbirinden şüphe ettiği, Padişah’ın tüm tebaasından korktuğu, korku ve şiddetin hüküm sürdüğü bir dönem… II. Abdülhamit Devri… İstibdat döneminin tüm baskı ve entrikalarını, Abdülhamit’in nasıl ve neden Abdülhamit olduğunu bu romanda göreceksiniz. Yaptıklarıyla bir döneme damgasını vurmuş, Osmanlı tarihinde önemli bir yeri olan Kızıl Sultan’ın, güzel bir kız karşısındaki çaresizliğine şahit olacaksınız. Bursa’da doğan ve adını bir güzellik tanrıçasından, Afrodit’ten alan bu Rum kızının Melahat Hanım oluşunu, saraya girişini ve bir imparatorluğun kaderiyle oynayışını hayretler içinde okuyacaksınız. Abdülhamit ve Afrodit bir aşk ve macera romanı, ama aynı zamanda bir devrin otopsisidir.

 

 

 

 

2050/ David Passig

Yeni yüzyılın ortalarında Dünya’yı neler Bekliyor? Önümüzdeki 40 yılda hangi teknolojik gelişmeler yaşanacak?
Dünya nüfusu nasıl değişecek?
Yeni güç dengeleri ne olacak?
Türkiye ‘süpergüç” lüğe soyunacak mı?
Ticarette kimler başarılı olacak?
Hangi yeni enerji kaynakları kullanılacak?
Bütün bu soruların ve fazlasının cevabı Ekim ayının ilk günlerinde raflardaki yerini alacak olan 2050’de…
Dünyaca ünlü gelecek bilimci Prof. David Passig’in yeni
kitabı 2050, geleceğin alacağı şekli bilimsel
yöntemlerle inceleyip akıl almaz sonuçlara varan
etkileyici bir kitap. Birbirinden önemli dünya liderlerinin
sıklıkla danıştığı Passig’in Türkiye baskısı için özel bir önsözle kaleme aldığı 2050’yi geleceğe kafa yoran
herkes zevkle okuyacak.

 

m

BİRKAÇ ARPA BOYU/ Serpil sancar

Açıklama : Türkiyede 1980lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları sorgulamak, bir durum saptaması yapmak için uygun bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. Böyle bir bilanço çıkarmayı amaçlayan bu kitap, kadın çalışmalarının mevcut durumunun eleştirel bir bu alandaki öncü araştırmaları ve yayınlarıyla tanıyoruz. Öte yandan bu alanda henüz yeni ama o ölçüde önemli genç feminist akademisyenler de derlemeye katıldılar. Bu derlemedeki yazıların her biri kendi alanından, son otuz yılın temalarını, bakış açılarını, yapılmış çalışma ve araştırmaları, yazarları ve görüşleri tartışıyor. Yazıların ortaya koyduğu literatüre göz atıp yapılmış çalışmaların temalarına, öne çıkan araştırma alanlarına baktığımızda, feminist tarih çalışmaları ve kadın araştırmalarında metodoloji sorunlarından tıp etiğinde kadın tartışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede çok farklı ilgi alanlarının ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların yaşam deneyimleri, sorunları, kadın biyografileri, otobiyografileri, sözlü tarih ve bellek çalışmaları, kadın emeğinin farklı biçimlerini araştıran çalışmalarla ele alınıyor. Ayrıca hukuki hakların ve kadınların insan haklarını koruma mekanizmalarının ulusal ve uluslararası durumu; edebiyat, medya ve sanatta cinsiyetçilik üzerine yapılan araştırmalar; kent, mekân ve beden üzerine yapılan çalışmalar ile Türkiyede kadın hareketinin farklı boyutlarına değinen çalışmalar da bu derlemede yer alıyor. Kitap, Türkiyede kadın çalışmaları alanının gelişimini ve mevcut durumunu tanımak isteyen okurlar için bir başucu kitabı olmaya aday.


HASAN CEMAL/ Barışa Emanet Olun

Açıklama : SAVAŞA YETER ARTIK!… KÜRT SORUNU KONUSUNDA EN YETKİN KALEMLERDEN BİRİ OLAN HASAN CEMALDEN YEPYENİ BİR BAKIŞ. ÇARPICI VE SORUN ARAYICI TESPİTLER. Kürt sorunuyla ilgili ilk kitabım Kürtler 2003te yayımlandı. Meselenin peşini bırakmadım. Kürt sorununun silah ve şiddetle bağı nasıl kopar, PKK dağdan nasıl iner sorusunun yanıtını araştırmaya devam ettim. Bu çabalarım her zaman ‘gazeteci kimliği’ çerçevesi içinde kaldı. 2010 yılının ekimiydi. Kızıltepe’de PKK üyeliğinden on yıl hapis yatmış belediye başkan yardımcısı Haşim Baday’la sohbet ederken “Kürtler kitabını bugün yazsanız bence farklı yazardınız,” dedi. “haklısın,” dedim. Anlaşılan dikkatli bir okurumdu. Çünkü geçen sekiz yıl içinde Kürt sorunu ve PKK’ye ilişkin bakış açılarımda bazı değişiklikler yaşamıştım. Bu değişim ‘Kürt Realitesi’yle PKK realitesinin giderek iç içe geçmesinde düğümleniyordu. Bu kitap savaşa Kürtçe “edî beşe!”, Türkçe “yeter artık!” diyor.

 


 

   

TOBIAS DANTZIG/ Sayı Bilimin Dili

 

Açıklama : Sayı kavramı tarih boyunca nasıl bir gelişim izledi? Einstein’ın ” sayının evrimi üzerine okuduğum en ilginç kitap” diye nitelediği bu klasikleşmiş eserinde matematikçi Tobias Dantzig, bu sorudan yola çıkarak sayıyı mercek altına yatırıyor. Dantzig, matematik tarihini emin adımlarla ilerleyen bir süreç olarak değil, rastlantıların ve sezginin büyük rol oynadığı bir süreç olarak canlandırıyor. Üzerinde nadiren durduğumuz sıfır kavramının icadı, sayıların mistik anlamları ve onlara atfedilen gizem, sayı ibadeti, ilginç paradokslar, matematikçileri asırlardır düşündüren problemler ve daha birçok konu, Dantzig’in anlattığı ilginç öykünün birbirine bağlı halkalarını oluşturuyor. Bu kitabı okurken görüyoruz ki, yaşadığımız gerçekliğin dokusuna bu kadar derinlemesine işlemiş olan sayı kavramını daha yakından tanımak, bize kendi düşünce yapımız hakkında da önemli ipuçları veriyor.

 

 

 

 DERLEYEN: LAVİNYA ÖZ.

KAYNAK

 

öZ.



Bu yazı 1181 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.