Kuzey yıldızını aradım mağaramdan ilk çıktığım gün, tıpkı bir gündüz körü gibi. Kovaladım tüm yıldızları, benim yüzümden çoğu kaydı.“Kuzey yıldızı da çoktan kaymıştır çoktan yönsüz bırakmıştır beni” dedim güneşin peşine düştüm. Sonsuz ışığıyla kılavuzum olsun istedim kör etti beni ve güneşin gölgesini kovaladım bu kez kör bir ruhtan beklendiği gibi… Köreldim.

O gün bugündür, yazılarımla arama hiçbir kovalamaca almamam gerektiğini öğrendim.

Sadece yaz!

Ve abartılan duygularda pek de gerçek bir yan olmadığını düşündüm. Tüm gerçeklerin aslında maskelerin ardına saklanmış olduğunu…

(Abartıyor muyum? : ) )

Her şey olduğu gibi kalsın ister insan ve bilir ki tüm maskeli balolarda herkes; kendinde sadece bir parçasını barındırdığı, olmak istediği şeydir.

Duyguların da bazen gizlenmeye ihtiyacı vardır. Bazen ağlamak isteriz gülerken. Bazen gülmek isteriz ağlarken. Öfkemizi belli etmekten kaçınır, sevgimizin gün ışığına çıkmasıyla şımartmaktan korkarız. Evet. Böylesi durumlarda bir maskeli baloda kaybolmak en iyisidir.

Bu arada sonuna kadar saklana bilen tek duygu KİNDİR. Fırsat kollayan bir akreptir “kin”. Ruhumuzu sancar. Ama o denli alışmışızdır ki zehrine, kendimize de zarar vereceğini düşünmeyiz bile. –Nereden nereye? Bu konuların yeri ayrı bir yazı olmalıydı. Bu yazının konusu “yazı” olarak kalmalıydı- mı diyorsun? Birazcık yazan ve okuyan birisi bilir ki burada yazılanların tümü “yazı” ile ilgili. Bir kere yazmaya başlamaya görsün insan… O an hangi maskeli baloda neci olacağı bir muamma.

“Benim de maskem var mıdır acaba?” diye düşünmeden edemiyorum.

Bekli de benim maskemin altında bir maske daha vardır! : )

Kim bilir?

(BEN BİLEMEM!)

Saygılarla

Lavinya Öz.

http://www.yazarak.com/Yazi/2270/Yazmak-ustune-yazi-/2.aspx



Bu yazı 981 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.