Çok gündemde olan bir konuyu konuşmak üzere davet ediyorum hepinizi
KONU: EROVİSİON
SORU: CAN BONOMO EROVİSİON İÇİN DOĞRU İSİM Mİ?
Can Bonomo Kimdir?
İzmirli Can Bonomo, müziğe 8 yaşında gitar çalarak başladı. Ortaokul ve lise boyunca sürdürdüğü müzik çalışmalarına İstanbul’da devam etti. 17 yaşında İstanbul semalarına açılmaya karar veren Bonomo, müzik dünyasına ses prodüksiyonculuğu yaparak atıldı. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudu. Üniversite yıllarında Radyo Klas, Number One FM ve Radio N101′de radyoculuk yaptı. Daha sonra, televizyona geçerek Number One TV ve MTV’de televizyon programları hazırladı. Televizyonculuk kariyeri süresince çeşitli reklamlarda rol aldı.
Müzisyenlik kariyeri, Irwin Welsh’in Porno adlı kitabının ilk yaprağına sardığı demosunu Can Saban’a gönderdiğinde yeni bir boyut kazandı. Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da birçok konser veren Bonomo, sonunda “Hazırım” diyerek ilk albümü için kolları sıvadı. Yaklaşık iki yıllık hummalı bir hazırlıktan sonra da Ocak 2011′de Can Saban’ın yapımcılığı ile ilk albümü “Meczup”u yayınladı. Can Bonomo ve ilk göz ağrısı “Meczup”, 24 Ocak’ta Babylon’da düzenlenen bir geceyle dinleyicileriyle buluştu.
“Meczup”un biri hariç tüm parçalarının söz ve bestesi Can Bonomo imzasını taşıyor.Düzenlemeler ise aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü üstlenen Can Saban’a ait. Parçaların miksing ve mastering’i Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. TheFatLab’de kaydedilen “Meczup”, We Play – TheFatLab etiketiyle yayınlandı. Albüm kapağındaki albümün art work’leri bizzat Can Bonomo’ya ait, kapak fotoğrafını ise Dilan Bozyel çekti.
Albümün çıkışparçası “Şaşkın”ın klibinin yönetmeni ise Can Eskinazi. Haziran ayı başında yayınlanan 2. klibi Bana Bir Saz Verin’in yönetmen koltuğunda ise Can Saban vardı. Aslında sık sık arkadaşlarıyla yaptığı doğaçlama müzik ve sohbetlere, takipçilerini de dahil ederek, kendine özgü online performanslar yapıyor.
Müzikal yolculuğu boyunca The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles’dan etkilenen ve esinlenen Bonomo, Alaturka nağmelerden indie melodilere gezinen müziğini ‘İstanbul Müziği’ olarak tanımlıyor.
Sanatın hemen her dalına ilgi duyan Can Bonomo, müziğin yanı sıra illüstrasyon yapmaya ve fotoğraf çekmeye bayılıyor!
Aldığı Ödüller:
- 8. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Sanatçı’
- 38. Altın Kelebek Televizyon Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Solist’
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.You must be logged in to post a comment.


Yakında şarkımız belli olacak nasıl bir şarkı bekliyoruz?
Ben Can Bonomo’yu bu olaylardan önce duymuş olan azınlıktayım.
Ama pek benim müzik zevkime uymadığı için çok dinlemezdim. Seçildikten sonra o kadar dalga geçildi, o kadar itilip kakıldı ki bu isim; kazanırsa sadece rakiplerini değil, kendi ülkesindeki insanları da yenmiş olacak aslında.
Garip bir kişilik, garip bir müzik tarzı var. Ama umarım başarılı olur. Şarkısını gerçekten merakla bekliyorum. Dediğim gibi, her ne kadar müzik tarzı pek hoşuma gitmese de, genel olarak vasat bir müzik yapmıyor bence.
Ben çok öncelerdendir dinliyorum ve keyifle dinliyorum, sesi yorumu hoşuma gidiyor hatta “bana bir saz verin” şarkısını ilk dinlediğimde dedim ki içimden “bu şarkıyla erovisiona katılsak harika olur” bu gibi durumlarda ne kadar ileri görüşlüyüm, KEŞİF BENİM İŞİM
bence de keyifli müzik yapan bir ses. şarkılarının masalsı bir havası var klipler falan da çok güzel. bana bir saz verini ben de sevmiştim ilk dinlediğimde.Eurovision için farklı bir seçim. TRT’e sağ gösterip sol vurdu bu sene. Ama artık bu yarışmanın müzik yarışmasından daha çok uluslararası gündemin içinde bir vitrin olmaktan çok da öteye gidemediğini düşünüyorum.Tabi ki yine de anne babamızın hatıralardan kalma hikayelerle nostaljik bir hevesle ve birinciliği bir kez tatmış olmanın gururuyla ekran başında kitlenip izleyeceğim o ayrı:))
Bence TRT bu sene oldukça iyi bir seçim yaptı.Eurovision’u uzun zamandan beridir takip ediyorum, diğer bir anlamda takipçisiyim yani. Bana göre Eurovision’da artık şu darbuka, oryantal tarzı (yani Türkiye’nin çoğunlukla katıldığı tarzda ) şarkılar pek fazla iş yapmıyor.Diyeceksiniz ki; “Evet ama Can Bonomo kültürel ezgilerimizi taşıyan şarkılar yapıyor, o da mı iş yapamaz?” Can Bonomo pekala güzel işler yapacaktır, kendisi bile müziğine “İstanbul Müziği” diyor. Yani farklı işler yapıyor.Eurovision sahnesinde bizim kültürel ezgilerimizle batı müziğini harmanlıyacağına eminim.O basında hakkında çıkan birçok habere kulağını tıkayıp bu kadar kısa bir sürede üç şarkı hazırladı ve TRT’ye sundu.Kısacası “Ona bir saz verin, sallasın Avrupayı” derim ben
Erken veda ederiz…
Atiye katılmalıydı bence.
hiç dinlemedim ama çok yüksek bir derece bekliyorum ben, ister his deyin ister başka bir şey ama garip bir düşünce, bir içime doğuş karışımı bir şeyler var
ama duygusal değil bu.. en azından pek değil yani
Bence Eurovision artık farklı tarzlar ve sesler arıyor. Atiye,Hadise,Hande Yener vs. alacağı belli bir derece vardır. Ayrıca ben Eurovision’a artık bir veya bir kaç ülkede ünlü olan bir ismin değilde ünlü olmaya aday olan kişilerin gitmesi taraftarıyım
Buna en uygun isimlerden biri seçildi bence
BEN ÇOK SEVDİM
MÜZİKAL GİBİ
http://www.youtube.com/watch?v=wju_tZDDOu8
can bonomo’yu hiç tanımıyordum son zamanlarda meraktan açıp dinledim. müziğe bakış açısı biraz farklı ama müziğini beğendiğimi söyleyemem. Eurovision meselesine gelince can bonomo’nun ne yapacağı biraz da rakiplerine bağlı diye düşünüyorum çünkü adı üstünde bu bir yarışma!