“daloy” ismi ile dergimize böyle bir görüş gelmiş bulunuyor bu ayın yorum köşesini bunun üzerinden kuralım dedim.

 

“dergi çıkarıyorsunuz bir emek söz konusu fakat sizce yeni ve kaliteli şeyler üretmenin bu üretimleri paylaşmanın zamanı orhan veli ve arkadaşları şiirde kafiyeyi yıktı ve sonrasındaki ikinci yeni şiirin çıtasını iyice yükseltti fakat siz ısrarla hala kafiyeli şiirler basıyorsunuz tamam kafiyeli şiirde de çığır açıldı murat menteş ah muhsin ünlü ismet özel bu isimlerden bazıları şayet derginiz sadece muhafazakar tutumdaysa bu dediklerimi bir eleştiri olarak almayınız tabi yani ben bu siteye bakınca sammiyetten çok yapmacıklık görüyorum ister istemez çünkü diyorum ki eğer edip cansever sezai karakoç vs okusaydı bu insanlar hala böyle basit düzeyde şiirlere yer vermezlerdi bu şiiri antoloji.comda elli küsür yaşında olan amcalar teyzeler yazıyor veya posta gazetesine gönderilen şiirlerden farksız. düz yazılara gelince onlar da bundan farksız yani edebi temeli olan bir şey gibi durmuyor bu oluşum. daha çok küçük yaşta bir araya gelmiş muhafazakar birkaç kişiden oluşan bir topluluk gibi yanlış anlamayın ben muhafazakar şairleri veya yazarları da severim bakınız sezai karakoç tarık tufan ibrahim tenekeci nuri pakdil cahit zarifoğlu vs kalite önemlidir bu işi ne kadar iyi yaptığınla alakalı bir durum. tek başına kendi blogunu yöneten birkaç genç edebiyatçı biliyorum ki şahaneler.”

 

SİZCE?



Bu yazı 947 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Suskun Geveze ( Düşbaz ) dedi ki:

    Süregelen şiir kafiyedir düşüncesi
    Kimi okuyucunun şiirde kafiye arayışı
    Kimi yazarın kalemini kafiyeye zorlaması
    Kimisine cazip gelirken kimisine itici geldi…
    Şiirde düz yazıda denemede vs. bir bütünlük yoksa
    Tek başına kafiye ona istenilen tadı ve rengi katamaz.!
    Ama yazman diye geçinen azmanlar kattığını düşündüğü
    Ve bu düşünceyi savunduğu için kafiye faciaya dönüşmekte.!
    Ki korkarım bu facia biraz daha büyümekte ve yaygınlaşmakta
    Çünkü iki kafiyeyi ardı ardına getirebilen eline kalem alabilmekte.!
    Kafiye sadece kenar süsü, küçük detay, bezende ufak ayrıntı olabilir
    Yazar ve okuyucu şiiri kafiye gerekliliği ararsa o zaman bocalayabilir.!

  2. Husûf dedi ki:

    öncelikle şairler ve yazarlar yaşanmışlıklarıyla şair ve yazar olmuşlardır, biz burda sadece düşünceler ve empati yardımıyla yazıyoruz.. bir şeyler yaşamayı bekliyoruz.. ben demedim ki ve zaten sanmıyorum ki sezai karakoç, necip fazıl, mehmet akif vs. beni gördüklerinde bağırlarına basacaklar ve ‘koçum benim ne iyi yazıyorsun’ deyip öpüp okşayacaklar.. ama eminim yukarıdaki cümleleri de kurmazlardı..
    belli şeyler yaşanmadan istenen olgunlukta yazılar elbette çıkmayacaktır amma velakin bize yapılacak değerlendirme ancak yaşadıklarımız ölçüsünde olmalıdır.. yaşamadıklarımızdan ve ya yaşayamadıklarımızdan ve bundan mütevellit bunların meyvelerini sunamayışımızdan sorumlu olamayız..
    (bu yazı boyunca biz dediğim kalemim ve benimdir, isteyen kendini de katabilir)

  3. Lavinya Oz. dedi ki:

    daloy isimli kullanıcıdan şöyle bir yorum gelmiş, kendisi pek tenezzül etmediği için üye olmaya mail adresimize göndermiş. Cevapları buradan vereceğim kendisini mail adresinden engelleyeceğim merak ederse buradan okur ve cevap hakkını kullanır. Diyor ki;

    “merhaba yazılan yorumları okudum lakin blogunuza yazmak için üyelik vs gibi şeyler istediğinden buradan cevap veriyorum. ben tabi ki yazdıklarınıza sadece kendimce eleştiride bulundum ve bunun gerekliliği üzerinde durmadım nasıl yazmakta iseniz öyledir zaten. o örnek verdiğim şairler elbette yaşadıkları şair olmuşlardır ve ben sen neden onlar gibi değilsin demedim zaten ne demek istediğimi de anlamamışsın sadece şunu belirtmek istedim bu adamları okuyup etkilenip daha kaliteli şeyler yazamaz mıydın madem necip fazıl çok eskide bir şairdir ve pusulasını yahut tavrını bilmem ama ben şiirlerini beğenmiyorum mehmet akif ise daha çok marş havasında yazmıştır nazımın düz yazı şiirlerine benzer inanç ve cihatçılık vardır. her eline kalemi alan şair veya yazan bundan kastın örneklerimdeki şairler ise bir daha düşün bence ve oku ve araştır hem ben küçümsemedim ve sataşmak da değil amacım sadece yenilikçi bir şeylerden bahsetmek istedim üslup ve tavır yazdıklarını da oluşturan bir şeydir aslında. içerik önemlidir belli bir doygunluk vermiyorsa kafiye olsa da olmasa da bu okutmaz o şiiri demek istediğim sadece kafiyeye bağlılık veya terk değil çabalarınıza da bir şey demiyorum bahsettiğim başkaydı. husuf bey katılmayabilir ama ben çok hafif ve yoksun buluyorum yazdıklarını çok tekrar ediyor ve anlatmak istediği şey hep aynı başka şeyler de var hak helallik düstur dışında. ve bunu daha da sürdürmek istemiyorum size yorum hakkı doğmuştur fakat ben cevap vermeyeceğim bu hakkımı kullanarak. kolay gelsin.”

    demiş ve benim buraya davet edip buradan tartışalım dediğim mailimin üzerine bir de mizahtaki küfre değinmiş ondan önce buraya bir cevap yazmak isterim:
    “üslup ve tavır yazdıklarını da oluşturan bir şeydir aslında” bu kadar!
    Herkesin bir tarzı vardır okuyucu istediği tarzı beğenip okumakta beğenmediği tarzı okumamakta serbesttir. Önemli olan tek şey “manalı bir şeyler üretmektir” kaos yaratmak değil. Ayrıca ilk kez muhatap olduğunuz kişilerle SEN diye konuşmanız ve adı geçen yazar ve şairlerimizin adını anarken küçük harf kullanmanız sizi büyük yapmaz. Yenilikçilik bu değil!

    Ne diyor yenilikçi harflerden oluşan Türkçe’ de ÖZEL isimler büyük harfle başlar. Tüm şair ve yazarlar da özel insanlardır tarzları nasıl olursa olsun.

    daloy isimli kullanıcının diğer tartışma hakkında söylediklerini vereceğm linkten takip edebilirsiniz:

    http://www.lavinyaoz.com/lavinya-oz/yorulmayalim-yorumlayalim-sayi-42

  4. Husûf dedi ki:

    hak, helallik ve düstur? deyip gülmek istiyorum 🙂 son şiirlerimde, elimde de olmadan maalesef, insan aşkından bahsediyorum (Allah affetsin, bahsedemediğim için) nedense.. ayrıca her şiir ve yazı yazan da her şeye değinmek zorunda değildir, ki bu da imkansızdır zaten.. hasret (insan da Allah da dahil), optimist bakış, pessimist bakış, sağlam duruş, gevşek duruş, sabır, umut, hayat hakkında çeşitli düşünceler, iyilik-kötülük mefhumları, sevda-aşk, davranışlar ve etkileri vs. gibi konular ve şu an aklıma dahi gelmeyen konularda yazmışlığım vardır evelallah.. elimden geldiğince değindiğim şeyleri farklılaştırmaya çalışıyorum, belki bunlar bazı şiirlerimde Hakk çevresinde gelişmiştir ama sonuç olarak farklı konular.. merkezi Allah diye çevresindeki konuları görmezden gelmek garip, ki benim inancıma göre zaten her şeyin merkezi Allah.. O’nu merkez edinip de bazı şeylere ulaşmam gayet doğal.. buna rağmen insanı, ona olan aşkı yahut diğer ilişkileri, dostlukları anlatan şiirlerim de yadsınmayacak ölçüde çoktur.. birkaç şiirimi okuyup da ‘tekrara düşüyor’ demekle hakkımı yemekten başka bir şey yapılmış sayılmaz.. şimdi ‘eleştiriyi de kaldıramıyor’ denmesin, etrafımda beni eleştiri yağmuruna tutan arkadaşlarım da var ve bilirler ki hiç darılmam. yapıcı eleştiri olduğu sürece, dalgaya alınmadığım sürece hepsini de değerlendirmeye çalışırım.. Selametle..

You must be logged in to post a comment.