DERGİLER KAPANMASIN   DELİLER TEKNESİ, Temmuz- Ağustos sayısında bi öykümle, ALAMET DERGİ 2. sayısında “Vivaldi’ nin Kızları” isimli öykümle yer alacağım ve KALENDER DERGİ    10. sayı/52. sayfada “Gece Düşü” isimli şiirimle yer almaktayım 🙂 dergiyurdu.com dan temin edebilirsiniz 🙂 #dergilerkapanmasın, #edebiyatlakalın, #gecedüşü PEYOTE DERGİ  2. SAYISINDA “Keder ve Şölen” isimli bir öykümle yer almaktayım 🙂 Temin […]
0
Eklemeyi unuttuğum 4. Bölüm 🙂 Yakında “ARA SICAK TİPLER” de görüşmek üzere 🙂      
0
12.05.2017     Merhaba Rapunzel…   Uzunca bir aradan sonra sana mektup yazmak için masanın başına oturmuş bulunuyorum. Bu kadar zaman neden yazmadım ya da şimdi neden yazıyorum? Bilmem. Yazacak bir şey de yok aslında. Anlatılmasında kelimelerin, cümlelerin yetersiz kaldığı şeyler var.   Ama yine de deneyeceğim. Dramatik olanı daha da dramatize etmeye çalışacağım. Belki […]
0
Annem dünyanın en güzel kadını En güzel gülümseyen kadını… Suya şeker katsa Sütlaç olur Toprağa kül dökse gül / Nurşen Alıcıer
0
  YARIŞMAMIZ SONUÇLANDI İŞTE KAZANAN ESERLER
0
  Hakkı Hanımlar ve kaynANAlar 🙂 3. Bölüm/ SÜPER HAKKI Ben yazdım, İpek oynadı 🙂 Beğenmeniz dileğiyle, keyifli seyirler 🙂 HAKKI HANIMLAR face sayfamız    
0
Erkekleri “maç günlerinde” nasıl alış-verişe ikna ederiz? Şşşşşt! OYNAYAN: İpek Ayaz Kortunç YAZAN: Lavinya Öz   Facebook sayfamızdan da takip etmeyi ve youtube kanalımızdan abone olmayı unutmayın 😀  
0
TÜM KADINLARI OYNAYAN: İpek Ayaz Kortunç YAZAN: Lavinya Öz. “Dünya Kadınlar Günü Farkındalığı” yaratmak istedik, başarmış olmayı umuyoruz 🙂 HAKKI HANIMLAR başlığı altında elimizden geldiğince haftada bir video yayınlamaya karar verdik, abone olunuz! 🙂  
0
KISMET OLAN HER YENİ SAYI BU LOGO ALTINDA “ÇANGAL” DA GÖRÜŞMEK ÜZERE
0
“Sigarayı Bıraktığını Nasıl Anlarsın?” >>> Aynı; “diyete başladım” cümlesi gibi “sigarayı bıraktım” cümlesi de çevrenizce ciddiye alınmaz çünkü iradenizin %80 oranında en fazla 4 gün süreceği düşünülür ama siz %20 lik dilimde olduğunuza inandırabilirsiniz; önce kendinizi. “Sigarayı bıraktığını nasıl anlarsın?” Artık “sigaranın zararları” temalı yazı ve görsellere kaçmadan bakıyorsan ve “sigara” kelimesini cümle içlerinde çok […]
0
      Bugüne kadar kimsenin başına gelmemiş, fakat herkesin başına gelebilecek hikâyeleri ile yönetmenliğini İbrahim Sevinç’in yaptığı “Dört Köşe Komedi” adlı oyunumuz ikinci gösterimde sürprizleri ile sizi bekliyor. Tam bir müzikal diyemesek de bu kez pek çok müzikli hallerin de bulunacağı yeni bir uyarlama ile bu sezon; sezon boyunca Tiyatro Run oyuncuları tarafından sahnelenecek. […]
0
    02. 0001   Geçen gün ”Bana ne ulan İsa’nın doğumundan!?” dedim ve bize özgü yeni bir takvim yaptım. Benim ütopyamın sınırları içerisinde geçerli olan bu takvimin adı: Takvim-i Rapunzel. Takvim-i Rapunzel’e göre bu gün birinci yılın ikinci ayının son günü. Herkes iyice bellesin bunu. Bir daha hesaplayayım da bir yanlışlık olmasın. Çünkü senin […]
0
SEVGİLİ KIZIM Şimdi gece, Noel gecesi. Benim küçük kalemimdeki silahsız muhafızların hepsi derin uykuda. Kardeşlerin uyuyor, annende uykuya daldı. Ne var ki sen çok uzaklardasın; eğer şu anda şu dakikada fotoğraflarına bakmıyorsam kör olayım. Fotoğrafların burada, masanın üzerinde, kalbime en yakın yerde duruyor. Oysa sen neredesin? Uzaksı, masalsı, Pariste, Camps Elyees’deki tiyatroda, görkemli bir sahnede […]
0
0
0
  2 Aralık 2016 “bana bir şey olursa, diye korktum seni birkaç saniye daha düşünürsem.” *K. İskender Zor günler geçirdim. Seni daha az düşünmek için zihnimi meşgul edecek uğraşlara tutundum: Gündüzleri resim yaptım… Geceleri bazen Neşet Ertaş’ın bazen de Mahsuni Şerif’in sesi eşliğinde Tevrat okudum… Sabahlara kadar İbranice çalıştım… Günü karşılamadan uyumamayı adet edindim… Her […]
0
Kısmetse benim kalemimin tozunun da sahne tozuna karışacağı “DÖRT KÖŞE KOMEDİ” adlı tek perde tiyatro oyunu, Aralık da seyircisi ile buluşmaya hazırlanıyor Gelişmeleri bu sayfadan takip edebilirsiniz >>>>>>> TİYATRO RUN Skeçler: Kemal Oruç – Lavinya Öz Yöneten: İbrahim Sevinç  
0
SERDAR TÜTÜN’ ün son kitabı SEN, BEN VE BİZ… TÜM KİTAPÇILARDA… “Kitap deneme değil. Vaktiyle sinema filmi olması için yazılan 15 öykümün toplamından oluşan bir derleme. 15 öykü, 15 Film!” http://www.dr.com.tr/Kitap/Sen-Ben-ve-Biz/Serdar-Tutun/Edebiyat/Deneme-Yazin/urunno=0000000722759 https://www.facebook.com/yazarserdartutun/  
0
0
Kalemdaşlarımızdan Berker Yörgüç’ ün de artık bir kitabı var 🙂 Tebrikler Okuyucun bol olsun Berker.   “Kime desem, konuşmayı yeni öğrenmiş çocuklar Bilmediği yola çıkan yolcular yüzlerinde Zili çalsam açarlardı da ben kendi kapımı zorladım hep Üst katından ranzamın, eve dönerdim uyuyunca arkadaşlar İlkin bir uzun yolculuktaydı çıktı sakallarım Başka sorular sorarlardı, gözlüklü ve dağınıktılar […]
0
Adet olduğu üzere bir ‘MERHABA’ sana. Yoksa içimden bu mektuba kesinlikle böyle başlamak gelmiyor. Ötelemeye çalıştığım bütün kırgınlıklarım depreşti. Ağzıma kadar öfkeyle doluyum. Köpürüp taşmamak elde değil. Seninle başa çıkamayacağımı da biliyorum. Çünkü sen dünyanın en tehlikeli silahına sahipsin. Ne tabancalar, ne tüfekler, ne roketler, ne uçaksavarlar, ne de füzeler… Hiçbirinin tahrip gücü senin zehirli […]
1
6 Ekim 2016         Bir şiirin içinden geçen altıkırkbeş vapurunun düdüğü değil, bir roman karakterini uykusundan uyandıran savaş uçağının çığlığı değil, suya düşen yassı bir taşın çıkardığı ses de değil, ben bozuyorum harflerimin uygun adımlarıyla aramıza konuşlanan sessizliğin bekaretini. Sakın ”Bu devirde mektup mu kaldı?” deme.   Önce Alexander Graham Bell’den sonra […]
0
“KİMSEDEN MEKTUP VAR” Ömer Fikret Şen’in ilk kitabı olan ‘Kimse’den Mektup Var’, geçmişini bilmeyen bir adamın (Adem) kilitli bir odada çaresizce çırpınışını anlatıyor. Hiçbir şey hakkında hiçbir fikri olmayan Adem, aldığı ve yazdığı mektuplarla odaya nasıl girdiğini, nasıl çıkacağını ve nasıl yaşayacağını çözmeye çalışıyor. Psikolojik bir durumu anlatan kitap, yetkin bir bilim kurgu örneği olarak […]
0
AHMET ZEKİ YEŞİL‘ in yazmış olduğu HUNİLİ KRAL isimli kitap MÜHÜR KİTAPLIĞI yayınları aracılığıyla önümüzdeki günlerde kitapevlerinde yerini alacak… Kendisine “Ütopya E-dergi” olarak bol okurlu bir basım dileriz 🙂 kaleminize sağlık efendim. Ahmet Zeki Yeşil, yaptığı bir açıklamada “Komik olan her şey mizah değildir. Mizah, haksızlığa bir tepki olup, temelinde hoşgörü olmalıdır. Mizah susarsa, bir […]
0
KAYIP ARMUT ekibinden mini bir dublaj denemesi 🙂
0
“KAYIP ARMUT” EKİBİNDEN; Yeşilçam Aromalı GAME OF THRONES S8B3 Tamamen gerçek çeviridir Yeşilçam dili ve müziği kullanılmıştır 🙂 Seslendiren(tüm erkek sesler ve bayan sesi dahil): Doga Yaltirik  
0
Bu yazımızda psikolojik işkence yöntemlerinin belki de en acımasız, en rahatsız edici türlerinden birini işleyeceğiz: Gaslighting. Bu manipülasyon yöntemini hemen tüm hatlarıyla ele almaya başlayalım. Baştan belirtelim: Yazı oldukça uzun olacak, çayınızı kahvenizi hazır etmeniz yararınıza olabilir. İyi okumalar! İlk iş olarak “Gaslighting” teriminin nereden geldiğini açıklayalım. Terimin çıkış noktası 1938 tarihli Gas Light adında […]
0
0
Sen bir sokak çocuğusun İbrahim Bizimkine bakma sen Aldırma işte Öyle nazlı oluşuna, kaprislerine İtip kakmalarına Senin gibi sokakta öğrenmedi ki o Sevmeyi Sevilmeyi Kavgaya tutuşmayı Sen vurur gibi yapıp vurmuyorsun Farkındayım İbrahim Her şeyin farkındayım Ekmek de zamlanıyor Su da, Hayat zorlaşıyor gün geçtikçe Savaş kapımızda Ama sen onun kusuruna bakma A evladım Kara […]
0
Bir yazı yazmalı şimdi şu anda Nasıl da karamsarım oysa Neden diye bağırmak geliyor içimden Şu kalabalığın içinde mahzun bir balık gibi hissediyorum kendimi. Pis bir akvaryum sanki bu dünya Siyahı sevmek suç muydu? Ya da çok mu önemsemiştik çocuk olmayı? Pamuk şeker alasım var yolda gördüğüm şu Suriyeli çocuğa ”Kınayı getir annem” diyor türküde ”Parmağın batır […]
0
bir gün ama bir gün yavrum bizim de bir uçurtmamız olacak salacağız göklere dans edecek kuşlarla bir gün ama bir gün yavrum oyunlar oynayacağız seninle körebeler, saklambaçlar, ip atlamalar savulun çocuklar bir gün ama bir gün yavrum mutlu olacağız seninle tebessümler, gülücükler, kahkahalar, kıskanacak insanlar bir gün ama bir gün yavrum umut da olacak, yaşamak […]
2
Haya sağanağında kupkuru geceleri; Hıyanet ve isyan kumandasında, Bağlılık yemini edip düşman ağırlayan gözetleme kuleleri… Dili sarkmış köpeklerin istilasında, Hakikatte bir ricattır tövbeleri, Haya sağanağında kupkuru geceleri. Kuşlar konar mı göğüne yumruk sallayanın başına; Öyle asi ki yapayalnız kuleler, Öyle asi ki alkış tutulur yıkılışına… Hem soğuk hem de ıssız kuleler, Bir cehennem yakıştırılır kışına; […]
0
Haham kendini takip eden öfkeli kalabalığa aldırmadan suçu sabit görülmüş kadını iki Roma askeriyle birlikte surların dışına, tören için özel hazırlanmış alana götürüyordu. Kadın, otuzlu yaşlarda üstü başı yırtılmış, kaderine razı, kafası önde, gözler  bastığı toprağa sabitlenmiş, kollarından sıkı sıkıya tutan askerlerde olmasa toprağa kapaklanıverecek, kaderine küçük adımlarla yürüyordu. Yapmadığı bir suçtan ölüme gidiyordu, çok […]
0
Küçük bir hanım, ufak adımlarla sokakta yürürken ve birden kuşlar aman Allah’ım ne de güzel kuşlar, ve simitçi, sıcak simitleriyle geçerken; sokak ağlamaklı olmuştu çünkü o küçük hanım da ağlıyordu belki sevgilisinden ayrılmıştı ama pek de naifti bedeni ince, zarif çıt kırıldım ama ona yakışıyordu yakışmayan ise belki onu terk eden adamın yaptığıydı kaba saba, […]
0
Sahte bir kuş gördüm, Döşekler içinde, rahat; Taze nimetler, geniş bir hayat. Buna rağmen saldırgan… Saldırgan ve hoyrat; Kanatları daima gergin, ötüşü keskin ve bayat. O, sahte bir kuştu. Hakikat sanan kulları vardı, onlar da Uçmak için oradan oraya koşuştu. Halbuki kuşun kendi ne bir kere uçmuş Ne de bir kere konmuştu. Bir de hakiki […]
0
“Kendi toplumunu sevmenin yanında, farklı toplumlara karşı nefreti de barındıran düşünce biçimi” diyor sözlükler. Evet özü bu! Lakin bu bence yinede tek boyutlu bir bakışçısı ve işin aslında herkes en az bir kere ırkçı.   a-Kendi inancını diğer inançlardan üstün tutan, bununla da kalmayıp diğer inançlara sahip kişileri; şeytan, kafir ve ateist kelimeleri ile yaftalayan […]
0
Kalem türleri içinde en çok klasik  kurşun kalemleri seviyorum, uçlu kalemler gibi nankör değildirler, hiçbir sınavda sizi yarı yolda bırakmazlar, kolay kolay kırılmazlar ve hatta kalemtıraş bulamadığınız zaman bir çakı ile bile açılırlar. Kurşun kalemler ile yazarken hata yapmaktan korkmazsınız.   Ben; elimde kurşun kalemim yeni bir yazı yazmak için konu düşünürken, birden dedim ki; […]
0
Kadim şehir Diyarbakır… Tarih boyunca üç ana dini ağırlamakla kalmamış, birçok dili de bağrına basmayı bilmiş şehir… Kadim sıfatını en küçük, atomik toz zerresine varıncaya dek hak eden şehir… Çocukluğum herkese nasip olmayan surların ninnileriyle emekledi, gençliğim Dicle’nin ele avuca sığmaz sularıyla yıkandı. Küçük bir çocuktum, farklı dilleri, şarkıları, ağıtları canlı canlı dinledim, farklı dinlerle […]
0
*Ağzındaki kötü tat, ben çok sigara içtiğim için. *Çayın dibini dökecek bir saksım bile yok. Ev ancak kendine yetiyor. * Senin sesinle sıyrılırdım Bu şarkılar karmaşasından Dağda sıkılmışların mırıldandığı Bir ezgi duyardım yüzünde *Günlerden sadece Pazartesinin sendromu olması insanın kaypaklığına bir işarettir. Aynı sıkıntıyı Salı da yaşarsak başlar değiştirme ihtiyacı. *İnsan ancak bir kişiyi kurtarabilir. […]
3
“Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadına şiddete hayır”   NE KADAR KLİŞE BİR YAZI GİRİŞİ OLDU BU BÖYLE?   Kadına şiddete hayır, denildiğinde çoğumuz aklına gelen; morarmış gözler, darp olmuş bir ten, kirpiklerde takılı kalmış yaşlar, zorla sahip olunmuş bir beden ve başına gelenleri artık kabul etmek zorunda kalmış yok yok zorunda kalmamış zorunda […]
0
Gözlerinin beyazı dışında tümüyle karalara bulanmıştı. Eşinin hazırladığı sefer tasını yavaşça açtı, birinde çorba diğerinde 2 adet biber dolması vardı. Afiyetle yedi, ne de güzel yapmıştı. Yeni evlenmişlerdi, son kontrole gittiklerinde baba olmasına iki ay kaldığını söylemişti doktor, eli kulağındaydı. Yemek sonrası sendromu, sigara çekti canı, yasak olduğunu hatırladı. Abisinin tüm ısrarlarına rağmen bırakamamıştı mereti. […]
0
Mor menekşe: Bülbül güle aşık olmuş duydun mu? Papatya: gülün derdi, bana ne? Mor menekşe: bülbülün derdi demek istedin galiba. Papatya: gülün derdi. Aşk yanmayı göze alabilmektir, gün gelecek BÜL-BÜL yanıp KÜL,KÜL olacak, ve bir gün gül hiç böyle sevilemeyeceğini geç de olsa anlayacak… gülün derdi… *Dip not: BÜL: Cilt yanıklarında ortaya çıkan içi su […]
0
Günlerdir televizyonlarda-sosyal medyada Özgecan ile uyuyoruz Özgecan ile kalkıyoruz. Kimisi tüm içtenliğiyle idamı, kimisi biyolojik hadımı dile getiriyordu. Kimisi  iktidarı suçluyor, kimisi mini eteği. Deyim yerindeyse, demokrasinin gereği olsa gerek, ağzı olan konuşuyordu. Olayı abartanlarda oluyordu arada, olaydan siyasi rant elde etmeye çalışan Özgecan’ın katili kadar tehlikeli, cani ruhlu, iktidarı bununla da köşeye sıkıştırabilir miyim […]
0
Her yerde çiçekler açmıyor, Görülen yalnızca serap! O da cüzdana ısmarlı… Siyâh değil, siyâha boyalı çiçekler Satılıyor, satılıyor..! Gerçek siyâh vakarlı, Gerçek siyâh karlı. Yâh gibi, Siyâh… Siyâh düşünmezler, Siyâhı düşünmezler; Kara satarlar, Zifir satarlar, Siyâh satarlar… Yâh gibi, Siyâh… Onu ancak, Üşüyen anlar.  
0
Gökyüzüne bakın, Hayli daraldı. Kuşbakışı tadında temaslar, Ehli bile sınıfta kaldı. Şunun şurasında, Bunun burasında, Onun neresinde.? Murdar olmaya ne kaldı… Simülasyon sevinçler, ‘Beş boyutlu taş’ çatlasın Üç boyutlu özgürlükler, Bilmem kaç gigabyte ömür vesaire… Hepsi bir sıcak nefese kafa tutuyor; Ağlama ifadesi takının millet çünkü Korkarım ki, İnsanlar kuş renginde robotuyor…
0
Koparılan çiçeği sapına dikmeye niyetlen; Tutmasa dahi, niyetinden nice bahçeler doğar. Toprağa toprak, fenere güneş ekmeye niyetlen; Toprağa ne topraklar, fenere ne güneşler sığar. Ölmeden, dünyaya kefeninden bakmaya niyetlen; Üzerine sağanak sağanak ne hayatlar yağar. Dünyada ne bir kuruşa, ne bir lokmaya niyetlen; Bırak! Bak, kefenine ahireti sığdıranlar var.
0
Şehir, havada uçan kapalı bir cam fanus. Şehirli insanlarsa kendilerini özgür sanan kuşlar. Halbuki fanus nereye, kuşlar oraya… Şehirde tefekkürün merkezi gök (belki de bir çocuğun gözleri). Çünkü insanın elinin değemediği tek yer orası. Elinin değdiği yerde tefekkür mahpus. Şehre dikilen ağacın meyvesi, hasret… Bir kuşun hüznü, kendinden önce uçar… Şehir, yıkılışlar meskeni. Kahkaha, çöküş […]
0
En güzel isimler veriyor insan kendine, En güzel sıfatlar… Vitrine sürükleniyor her şey, Cansızlaşıyorlar. Bazı gerçekler hayal edilebiliyor belki, Hayaller gerçek edilemiyor. Aynadaki akislerden amin yükselmiyor, Boydan boya methiye. Etlere gömülü ruhlar… Etlerin insafı yok! Olanı da şerre yor. Dünyalanan gönül, Gönüllükten azil.
0
Adaleti ile nam yapmış bir padişah, yaşlı, dürüst bir adamı, saraya her sabah gelip ezandan önce; “SEN DOĞRU OL PADİŞAHIM, EĞRİ BULUR BELASINI” demesiyle görevlendirmiş. Yaşlı adam her sabah sözünü söyler bir kese altını alır evinin yolunu tutarmış. Günlerden bir gün bu yaşlı adamın saraya girip çıkması ile edindiği bir kese altından işin özünü bilmeyen […]
0
0
Masa kalabalıktı, herkes demlenmiş, koyu sohbetin, yılda birde olsa bir araya gelmenin keyfini çıkarmaktaydı. Ortamı dolduran fondaki sanat müziğimi, müziğe eşlik etmenin coşkusu mu, ağır ama emin adımlarla boşalan kadehlerin verdiği rehavet mi sıcak ortamın oluşmasına etkendi bilinmese de, felekten çalınacak bir gece için yer zaman denklemi tümüyle hazırdı. Şarkılar, yan masayı rahatsız etmeyecek şiddetteki […]
0
0
Suikast çemberi (asssasins) denilen filmi izlediniz mi bilmiyorum, öyle aman aman bahsedilecek bir film olmasa da, uvertür diyebileceğim kadar da vasat bir film değil. En azından oyuncuları ( Sylvester Stallone, Antonio Banderas, Tulianne Moore) ve başarılı aksiyon çekimleri ile dişimizin kovuğuna sığar. Yönetmen Richard Donner, yapım yılı 1995. Bu filmi köşeye taşıyacak önemli bir yanı […]
0
Mutluluk unsuru umut; Sonlu uyku uçurum dolu, Fuzuli hudut. Uzun çocukluk sorusu; Uslu, masum dünkü ruzum. El’an buğulu unutuş, Bir ulu susuş, Duru boyunduruğa maruzum.
0