Adaleti ile nam yapmış bir padişah, yaşlı, dürüst bir adamı, saraya her sabah gelip ezandan önce; “SEN DOĞRU OL PADİŞAHIM, EĞRİ BULUR BELASINI” demesiyle görevlendirmiş. Yaşlı adam her sabah sözünü söyler bir kese altını alır evinin yolunu tutarmış.

Günlerden bir gün bu yaşlı adamın saraya girip çıkması ile edindiği bir kese altından işin özünü bilmeyen bir haydut şüphe etmiş. Ben ölümle koyun koyuna yatarken, bir tek altın için nice canlar alırken bu yaşlı adam ne eder de her sabah bu kadar kısa sürede bir kese altın edinir diye, hem merak eder hem de kıskanırmış. Ama ben yapacağımı biliyorum demiş, bir sabah; yaşlı adamı saraya girmeden durdurmuş silah zoru ile bir kase sarımsaklı yoğurt yedirmiş sonra göndermiş saraya. Yaşlı adam padişahın yanına gitmiş ve bu defa sözünü söylerken ağzını kapatmış: “SEN DOĞRU OL PADİŞAHIM, EĞRİ BULUR BELASINI”, padişah halinden şüphelense de üstünde durmamış yaşlı adamın bu davranışının. Arka arkaya 3-4 gün daha aynı şekilde geçmiş, 4. günün sonunda yaşlı adam saraydan ayrılınca haydut kişi padişahın huzuruna çıkmak istemiş, çıkmış huzura, padişaha demiş ki: “Yüce padişahım bu yaşlı adam her gün sizin ardınızdan konuşur, tüm ahaliye tüm gün, sizin ağzınızın koktuğunu söyler durur, bilesiniz” demiş çıkmış saraydan, padişah bu duruma çok sinirlenmiş ve “demek o sebeple yanıma geldiği zaman ağzını burnunu kapatır” demiş.

 

Ertesi sabah yine aynı seremoni, yine ağzı, burnu kapalı: “SEN DOĞRU OL PADİŞAHIM, EĞRİ BULUR BELASINI” der. Bu sözün hatırına padişah hemen oracıkta vurdurmaz garibanın kellesini ama  ona ölüm fermanını yazar, mühürler verir, al bunu falanca kalesine götür der.

 

Yaşlı adam;  “BU FERMANI GETİRENİN SORGUSUZ SUALSİZ TEZ ELDEN KELLESİ VURULA” yazılı olan, kendi ölüm fermanını alıp kendisine söylenen adrese doğru yola koyulur ki haydut yine önünü keser nereye gidiyorsun bu kez diye sorar, bu fermanı falanca kalesine götürüyorum der, haydut padişahın kendi sözlerine inanmadığını ve bu kez de yaşlı adamı bir başka sarayına terfi ettirdiğini zannederek, mühürlü fermanı alır söylenilen adrese yola koyulur. Eğri olanın belası!

 

Ertesi gün olur. Yaşlı adam yine sabah ezanından önce sarayın kapısında dikilir. Padişaha haber verirler, şaşırır ve yanına çağırır, yaşlı adam her şeyin aslını anlatır padişaha ve bu kez padişah elini adamın omzuna koyarak şöyle der: “SEN DOĞRU OL, EĞRİ BULUR BELASINI”.

 

 

DİP NOT: Masallar; ne kadar adına “MASAL BU YA!” dense de gerçek kişi veya olaylarla mutlaka ki alakalıdır. Dilerim ki herkes bir masaldan her daim payına düşen elmayı yesin! Sağlıcakla.

 

YAKUBİ DOKTOR

TİGRİS



Bu yazı 811 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.