“Sen okumuyorsun değil mi? (*)

“Ne okuması? İşim gücüm var benim.”

“Ama bak, sen okusan büyük adam olursun”

“Ben kardeşimi okutuyorum, beni kim okutacak?”

“Baban yok mu?”

“Ne babası? Bizi peydahlamış kaçmış, ne bir resim ne bir cisim… Kısacası piçiz biz abla. Merak ediyorsan daha da söyleyeyim. Hasta annem, ben ve bir de erkek kardeşim var şu dünyada. İşte tüm varlığım. Ben Cemal Süreya’ nın okul kitaplarına giremeyen şiirleri gibiyim”

“Cemal Süreyya’yı da mı biliyorsun?”

“Tek -y ile  hem ne ayıp, sen bilmiyor musun?” diyor muzur ve devam ediyor:

“…şanssızım diyemem ben kendi payıma/ oluyor böyle şeyler ara sıra/ sözgelimi okul kitaplarına girmez şiirim/ bütün çocuklar anlar da …”

 

Boyacı çocuğun dediği gibi tek  “y” ile çünkü bir bahiste y’lerden birini kaybeder(**) ama edebiyata kazandırdığı nice eşsiz kelimeler, fikir ve eserler karşısında kaybettiği bir harfin, ne lafı olur? Her “okuyorum” diyenin bilemeyeceği güzel bir ayrıntı sadece.

 

(şeklinde başlar muhabbet)

Otomatik alternatif metin yok.

 

DELİLER TEKNESİ, Kasım-Aralık sayısındayım, “Üstatlardan Üst Tatlar” başlığı altında Cemal Süreya’ yı anıyorum, naçizane  28. sayfadan itibaren bekliyorum okur ile buluşmayı  görüşmek üzere.
Emeği geçen herkesin emeğine, kalemine sağlık.

Görüntünün olası içeriği: yazı

Otomatik alternatif metin yok.



Bu yazı 169 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

You must be logged in to post a comment.