bence küfür olmalıdır ama bunu her çizgide, her satırda görmek mide bulandırıcı. bazı noktalarda, hallerde mesela; bir tepki, bir şaşkınlık, bir dumur hali, bir ünlem, bir bir bir bir.. bunlar küfürsüz çok da doğal durmuyor, yani yansıtılan insanın karakteri buna müsaitse, olur.. ya da müsait olmadığı halde durumu komik bir hale getirecekse olabilir.. yani maalesef ki toplumun büyük kısmı küfüre yatkın olduğu için, küfür bizim doğallık ihtiyacımızı karşılar hale gelmiş.. olması gereken ya da istediğim bu değil ama doğallığın bir kısmını küfür karşılar, keşke toplum böyle olmasaydı.. velhasıl küfür ayrılmaz bir parça değildir mizah için amma velakin bazı noktalarda önemli bir unsurdur.
Teşekkür ediyorum.Gurur duydum:)
Aslında benim de yükseklik korkum var... :)
O kadar sürükleyici ve çarpıcı yazıyorsunuz ki ilk cümleye yakalanan tüm yazıyı bir solukta okuyor! Harika! Saygılar sunarım.
Yüzünde binlerce çocuk Elinde pamuk şekeri bir mutluluk Beyaz bir bulut gibi ayakları ne hoş ne hoş betimlemeler, çok hoş!
ÇOK İYİ MISRALAR BERKER :) KALEMİNE SAĞLIK!
eyvallah :)
hak, helallik ve düstur? deyip gülmek istiyorum :) son şiirlerimde, elimde de olmadan maalesef, insan aşkından bahsediyorum (Allah affetsin, bahsedemediğim için) nedense.. ayrıca her şiir ve yazı yazan da her şeye değinmek zorunda değildir, ki bu da imkansızdır zaten.. hasret (insan da Allah da dahil), optimist bakış, pessimist bakış, sağlam duruş, gevşek duruş, sabır, umut, hayat hakkında çeşitli düşünceler, iyilik-kötülük mefhumları, sevda-aşk, davranışlar ve etkileri vs. gibi konular ve şu an aklıma dahi gelmeyen konularda yazmışlığım vardır evelallah.. elimden geldiğince değindiğim şeyleri farklılaştırmaya çalışıyorum, belki bunlar bazı şiirlerimde Hakk çevresinde gelişmiştir ama sonuç olarak farklı konular.. merkezi Allah diye çevresindeki konuları görmezden gelmek garip, ki benim inancıma göre zaten her şeyin merkezi Allah.. O'nu merkez edinip de bazı şeylere ulaşmam gayet doğal.. buna rağmen insanı, ona olan aşkı yahut diğer ilişkileri, dostlukları anlatan şiirlerim de yadsınma
"Ben kalem olmuştum ve sema da kağıdım. Uçtukça yazıyordum. Yazdıkça… Uçmak tahmin ettiğimden daha güzel bir duyguymuş." :) İlla ki de kalemim kağıda basacak benim çünkü yükseklik korkum var :)
ÇOK HOŞ!
daloy isimli kullanıcı: "bu yazdıklarımı tartışmak için değil size sadece size söylüyorum belki üye olabilirdim ama tamamen farklı bir düşünce içerisindeyiz biraz baktım derginize ve mizah küfür filan hala aşılamadı şu küfür vs mizahta küfür sanatta küfür gayet normaldir hiç yeraltı edebiyatı diye bir şey duymadınız mı yani koca dergilerdeki karikatüristler salak adamlar mı kalitesiz adamlar mı yapmayın allah aşkına yani tam dediğim gibi muhafazakar ve sığ bir topluluk oluşturmuşsunuz siz küfretmiyor olabilirsiniz ama küfür hayatta var nü var çıplak heykeller var edebiyatı var küfre karşı durmak tüm bunlara karşı olmaktır yani bu mudur o küfür size edilse güler misiniz çok gereksiz bir yaklaşım mizah böyle bir şey değil ki çünkü küfür her zaman hakaretli ayrıca koca edebiyat yahut karikatür dünyası size sövmez bir söylem değildir ve belli ki penguen uykusuz veya leman okumamışsınız küfürlü şiir de öyleyse güzel değil küfürlü roman da bence açıp bir william s. burroughs okumanın za
daloy isimli kullanıcıdan şöyle bir yorum gelmiş, kendisi pek tenezzül etmediği için üye olmaya mail adresimize göndermiş. Cevapları buradan vereceğim kendisini mail adresinden engelleyeceğim merak ederse buradan okur ve cevap hakkını kullanır. Diyor ki; "merhaba yazılan yorumları okudum lakin blogunuza yazmak için üyelik vs gibi şeyler istediğinden buradan cevap veriyorum. ben tabi ki yazdıklarınıza sadece kendimce eleştiride bulundum ve bunun gerekliliği üzerinde durmadım nasıl yazmakta iseniz öyledir zaten. o örnek verdiğim şairler elbette yaşadıkları şair olmuşlardır ve ben sen neden onlar gibi değilsin demedim zaten ne demek istediğimi de anlamamışsın sadece şunu belirtmek istedim bu adamları okuyup etkilenip daha kaliteli şeyler yazamaz mıydın madem necip fazıl çok eskide bir şairdir ve pusulasını yahut tavrını bilmem ama ben şiirlerini beğenmiyorum mehmet akif ise daha çok marş havasında yazmıştır nazımın düz yazı şiirlerine benzer inanç ve cihatçılık vardır. her eline kalem
http://www.ismailkar.com/delidolumayis2012.pdf Buradan dergiyi okuyabilirsiniz :)
öncelikle şairler ve yazarlar yaşanmışlıklarıyla şair ve yazar olmuşlardır, biz burda sadece düşünceler ve empati yardımıyla yazıyoruz.. bir şeyler yaşamayı bekliyoruz.. ben demedim ki ve zaten sanmıyorum ki sezai karakoç, necip fazıl, mehmet akif vs. beni gördüklerinde bağırlarına basacaklar ve 'koçum benim ne iyi yazıyorsun' deyip öpüp okşayacaklar.. ama eminim yukarıdaki cümleleri de kurmazlardı.. belli şeyler yaşanmadan istenen olgunlukta yazılar elbette çıkmayacaktır amma velakin bize yapılacak değerlendirme ancak yaşadıklarımız ölçüsünde olmalıdır.. yaşamadıklarımızdan ve ya yaşayamadıklarımızdan ve bundan mütevellit bunların meyvelerini sunamayışımızdan sorumlu olamayız.. (bu yazı boyunca biz dediğim kalemim ve benimdir, isteyen kendini de katabilir)
Süregelen şiir kafiyedir düşüncesi Kimi okuyucunun şiirde kafiye arayışı Kimi yazarın kalemini kafiyeye zorlaması Kimisine cazip gelirken kimisine itici geldi… Şiirde düz yazıda denemede vs. bir bütünlük yoksa Tek başına kafiye ona istenilen tadı ve rengi katamaz.! Ama yazman diye geçinen azmanlar kattığını düşündüğü Ve bu düşünceyi savunduğu için kafiye faciaya dönüşmekte.! Ki korkarım bu facia biraz daha büyümekte ve yaygınlaşmakta Çünkü iki kafiyeyi ardı ardına getirebilen eline kalem alabilmekte.! Kafiye sadece kenar süsü, küçük detay, bezende ufak ayrıntı olabilir Yazar ve okuyucu şiiri kafiye gerekliliği ararsa o zaman bocalayabilir.!
Seni üyelerimizin arasında görmek mutluluk verici :) hoş geldin sefalar getirdin :) güzel temennilerin için de ayrıca teşekkür ederim :)
Canım arkadaşım, başarılarının devamını dilerim, vefan için de sonsuz teşekkürler:)! Ne diyorduk? Yolumuz umut, yoldaşımız sevgi olsun! Sağlıcakla! Kalemine kuvvet:))
"Toplumun gözünün içine baka baka toplumla alay ediyorlar, zavallı toplumda mizahçıları sistemin eleştirisini yapan cesur adamlar sanıyor. Oysa mizahçılar sistemle değil toplumla alay ediyorlar ve üstelik bu şekilde büyük paralar da kazanıp; barlarda yiyorlar…" ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜ?
Birşey çoğalmışsa azalmıştır. Mizahçılar çoğaldıkça (Bu ülkede) mizah azalmıştır. Mizah azalmış olduğu gibi, tek düzeleşmiştir de. Fotokopi mizahtır bu. Dergi mizahıyla, televizyon mizahıyla, tiyatro mizahıyla, mizah tükenmiştir. Mizah ucuz bir popilizme kurban edilmiştir. Ama mizah yapan bu komik adamlar(!) kesinlikle çok zeki adamlardır. Türkiye toplumunu çok iyi biliyorlar; toplumu kandırmada, sömürmede (kesinlikle) uzmanlar. Toplumun gözünün içine baka baka toplumla alay ediyorlar, zavallı toplumda mizahçıları sistemin eleştirisini yapan cesur adamlar sanıyor. Oysa mizahçılar sistemle değil toplumla alay ediyorlar ve üstelik bu şekilde büyük paralar da kazanıp; barlarda yiyorlar...
Son Yorumlar
bence küfür olmalıdır ama bunu her çizgide, her satırda görmek mide bulandırıcı. bazı noktalarda, hallerde mesela; bir tepki, bir şaşkınlık, bir dumur hali, bir ünlem, bir bir bir bir.. bunlar küfürsüz çok da doğal durmuyor, yani yansıtılan insanın karakteri buna müsaitse, olur.. ya da müsait olmadığı halde durumu komik bir hale getirecekse olabilir.. yani maalesef ki toplumun büyük kısmı küfüre yatkın olduğu için, küfür bizim doğallık ihtiyacımızı karşılar hale gelmiş.. olması gereken ya da istediğim bu değil ama doğallığın bir kısmını küfür karşılar, keşke toplum böyle olmasaydı.. velhasıl küfür ayrılmaz bir parça değildir mizah için amma velakin bazı noktalarda önemli bir unsurdur.
Teşekkür ediyorum.Gurur duydum:)
Aslında benim de yükseklik korkum var... :)
O kadar sürükleyici ve çarpıcı yazıyorsunuz ki ilk cümleye yakalanan tüm yazıyı bir solukta okuyor! Harika! Saygılar sunarım.
Yüzünde binlerce çocuk Elinde pamuk şekeri bir mutluluk Beyaz bir bulut gibi ayakları ne hoş ne hoş betimlemeler, çok hoş!
ÇOK İYİ MISRALAR BERKER :) KALEMİNE SAĞLIK!
eyvallah :)
hak, helallik ve düstur? deyip gülmek istiyorum :) son şiirlerimde, elimde de olmadan maalesef, insan aşkından bahsediyorum (Allah affetsin, bahsedemediğim için) nedense.. ayrıca her şiir ve yazı yazan da her şeye değinmek zorunda değildir, ki bu da imkansızdır zaten.. hasret (insan da Allah da dahil), optimist bakış, pessimist bakış, sağlam duruş, gevşek duruş, sabır, umut, hayat hakkında çeşitli düşünceler, iyilik-kötülük mefhumları, sevda-aşk, davranışlar ve etkileri vs. gibi konular ve şu an aklıma dahi gelmeyen konularda yazmışlığım vardır evelallah.. elimden geldiğince değindiğim şeyleri farklılaştırmaya çalışıyorum, belki bunlar bazı şiirlerimde Hakk çevresinde gelişmiştir ama sonuç olarak farklı konular.. merkezi Allah diye çevresindeki konuları görmezden gelmek garip, ki benim inancıma göre zaten her şeyin merkezi Allah.. O'nu merkez edinip de bazı şeylere ulaşmam gayet doğal.. buna rağmen insanı, ona olan aşkı yahut diğer ilişkileri, dostlukları anlatan şiirlerim de yadsınma
"Ben kalem olmuştum ve sema da kağıdım. Uçtukça yazıyordum. Yazdıkça… Uçmak tahmin ettiğimden daha güzel bir duyguymuş." :) İlla ki de kalemim kağıda basacak benim çünkü yükseklik korkum var :)
ÇOK HOŞ!
daloy isimli kullanıcı: "bu yazdıklarımı tartışmak için değil size sadece size söylüyorum belki üye olabilirdim ama tamamen farklı bir düşünce içerisindeyiz biraz baktım derginize ve mizah küfür filan hala aşılamadı şu küfür vs mizahta küfür sanatta küfür gayet normaldir hiç yeraltı edebiyatı diye bir şey duymadınız mı yani koca dergilerdeki karikatüristler salak adamlar mı kalitesiz adamlar mı yapmayın allah aşkına yani tam dediğim gibi muhafazakar ve sığ bir topluluk oluşturmuşsunuz siz küfretmiyor olabilirsiniz ama küfür hayatta var nü var çıplak heykeller var edebiyatı var küfre karşı durmak tüm bunlara karşı olmaktır yani bu mudur o küfür size edilse güler misiniz çok gereksiz bir yaklaşım mizah böyle bir şey değil ki çünkü küfür her zaman hakaretli ayrıca koca edebiyat yahut karikatür dünyası size sövmez bir söylem değildir ve belli ki penguen uykusuz veya leman okumamışsınız küfürlü şiir de öyleyse güzel değil küfürlü roman da bence açıp bir william s. burroughs okumanın za
daloy isimli kullanıcıdan şöyle bir yorum gelmiş, kendisi pek tenezzül etmediği için üye olmaya mail adresimize göndermiş. Cevapları buradan vereceğim kendisini mail adresinden engelleyeceğim merak ederse buradan okur ve cevap hakkını kullanır. Diyor ki; "merhaba yazılan yorumları okudum lakin blogunuza yazmak için üyelik vs gibi şeyler istediğinden buradan cevap veriyorum. ben tabi ki yazdıklarınıza sadece kendimce eleştiride bulundum ve bunun gerekliliği üzerinde durmadım nasıl yazmakta iseniz öyledir zaten. o örnek verdiğim şairler elbette yaşadıkları şair olmuşlardır ve ben sen neden onlar gibi değilsin demedim zaten ne demek istediğimi de anlamamışsın sadece şunu belirtmek istedim bu adamları okuyup etkilenip daha kaliteli şeyler yazamaz mıydın madem necip fazıl çok eskide bir şairdir ve pusulasını yahut tavrını bilmem ama ben şiirlerini beğenmiyorum mehmet akif ise daha çok marş havasında yazmıştır nazımın düz yazı şiirlerine benzer inanç ve cihatçılık vardır. her eline kalem
http://www.ismailkar.com/delidolumayis2012.pdf Buradan dergiyi okuyabilirsiniz :)
öncelikle şairler ve yazarlar yaşanmışlıklarıyla şair ve yazar olmuşlardır, biz burda sadece düşünceler ve empati yardımıyla yazıyoruz.. bir şeyler yaşamayı bekliyoruz.. ben demedim ki ve zaten sanmıyorum ki sezai karakoç, necip fazıl, mehmet akif vs. beni gördüklerinde bağırlarına basacaklar ve 'koçum benim ne iyi yazıyorsun' deyip öpüp okşayacaklar.. ama eminim yukarıdaki cümleleri de kurmazlardı.. belli şeyler yaşanmadan istenen olgunlukta yazılar elbette çıkmayacaktır amma velakin bize yapılacak değerlendirme ancak yaşadıklarımız ölçüsünde olmalıdır.. yaşamadıklarımızdan ve ya yaşayamadıklarımızdan ve bundan mütevellit bunların meyvelerini sunamayışımızdan sorumlu olamayız.. (bu yazı boyunca biz dediğim kalemim ve benimdir, isteyen kendini de katabilir)
Süregelen şiir kafiyedir düşüncesi Kimi okuyucunun şiirde kafiye arayışı Kimi yazarın kalemini kafiyeye zorlaması Kimisine cazip gelirken kimisine itici geldi… Şiirde düz yazıda denemede vs. bir bütünlük yoksa Tek başına kafiye ona istenilen tadı ve rengi katamaz.! Ama yazman diye geçinen azmanlar kattığını düşündüğü Ve bu düşünceyi savunduğu için kafiye faciaya dönüşmekte.! Ki korkarım bu facia biraz daha büyümekte ve yaygınlaşmakta Çünkü iki kafiyeyi ardı ardına getirebilen eline kalem alabilmekte.! Kafiye sadece kenar süsü, küçük detay, bezende ufak ayrıntı olabilir Yazar ve okuyucu şiiri kafiye gerekliliği ararsa o zaman bocalayabilir.!
Seni üyelerimizin arasında görmek mutluluk verici :) hoş geldin sefalar getirdin :) güzel temennilerin için de ayrıca teşekkür ederim :)
Canım arkadaşım, başarılarının devamını dilerim, vefan için de sonsuz teşekkürler:)! Ne diyorduk? Yolumuz umut, yoldaşımız sevgi olsun! Sağlıcakla! Kalemine kuvvet:))
"Toplumun gözünün içine baka baka toplumla alay ediyorlar, zavallı toplumda mizahçıları sistemin eleştirisini yapan cesur adamlar sanıyor. Oysa mizahçılar sistemle değil toplumla alay ediyorlar ve üstelik bu şekilde büyük paralar da kazanıp; barlarda yiyorlar…" ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜ?
Birşey çoğalmışsa azalmıştır. Mizahçılar çoğaldıkça (Bu ülkede) mizah azalmıştır. Mizah azalmış olduğu gibi, tek düzeleşmiştir de. Fotokopi mizahtır bu. Dergi mizahıyla, televizyon mizahıyla, tiyatro mizahıyla, mizah tükenmiştir. Mizah ucuz bir popilizme kurban edilmiştir. Ama mizah yapan bu komik adamlar(!) kesinlikle çok zeki adamlardır. Türkiye toplumunu çok iyi biliyorlar; toplumu kandırmada, sömürmede (kesinlikle) uzmanlar. Toplumun gözünün içine baka baka toplumla alay ediyorlar, zavallı toplumda mizahçıları sistemin eleştirisini yapan cesur adamlar sanıyor. Oysa mizahçılar sistemle değil toplumla alay ediyorlar ve üstelik bu şekilde büyük paralar da kazanıp; barlarda yiyorlar...