Nice sahte kahramanlar sunar önümüze, nice mürşidleri saklar toplumlara söylenmiş yalanlar.Merhameti kanlı, zulmü ve diktayıysa meşru kisveye bürüyüverir.Fakat yalan mumundaki her fitil gibi yatsıya değin sürer bu etki.Hakikate zorla örtülmüş yalan örtüsü, bir silkelenmeyle yerle yeksân olur.Fakat bu silkelenme belli bir zaman gerektirir.Ölüme yatan nice zaman…

Hakikatin nuruna sırt çevirmiş düşünceler…Bir güneşi yok sayıp gecenin karanlığında kendi ışıklarına güvenen ateş böcekleri gibi.Yalnızca kendileri ve etrafındaki bir kısım hısım nemalanır.Fani bir küçük ışıktan nemalanmak, ne yavan! Hepsinin ömrü güneş doğana kadardır.Hakikat, cilve yapar.Bir güneş gibi, bazen her yanı aydınlatır nuruyla, bazen de tekrar doğmak üzere batar.Battığında güneşi unutmak hangi mantığa sığar? Onu unutup ateş böceklerine takılmak…Toplum yalancılarının kelamlarını yutup onların bir temsilcisi olmak ve isabet noktasına yerleşmek…Hangi mantığa?

Toplumlara hiçbir zaman küçük yalan söylenemez.Bir mihrak noktası gibi küçük görünebilir bu yalanlar fakat etkisi göz ardı edilmemelidir.Bir yalan söylenir ve bu ne kadar küçük olursa olsun etkisi topluma ve istikbale yansıyacağı için küçük kabul edilemez.Köklere atılmış bir tohum gibi.Küçük fakat doğurdukları misli misli.Bir düşünce/dava uğruna söylenir genellikle, düşüncenin/davanın kusurlarını örtmek amacıyla.Ateş böceklerinin faniliğini örtbas etmek amacıyla…Bu yalanlar bir avuç içindeki su gibidir.Yalan söylenir ve ebediyete göçen düşünce/dava temsilcileri bir sonrakinin avucuna bu suyu boşaltır.Fakat avuçtan avuca geçtikçe azalır, toprağa düşer, buhar olur bu yalan suyu.Avuçtan avuca geçe geçe istikbalde bir zaman, artık su kalmaz.Ve kalan son temsilci(ler) de yalanın yalan olduğuna inanır.Geçmişten beri o düşen her yalan damlası bir hakikat filizini ifşa eder.Son damla düştüğündeyse hakikatten bir bahçe oluşmuştur.Fakat avuçta kalan her damla, bulunduğu dönemde nice bahçeler kurutmuştur bile…

Artık önemli olan; hakikat bahçesini geleceğe sağ salim taşıyabilmek, yeni yalan sularına gebe avuçlara sahip ateş böceklerinin doğmasına mahal vermemektir.Hakikate temaşayla bakan yüzlerin, hafızalarını canlı tutmaktır…



Bu yazı 998 kez okundu.
EMEĞE SAYGI. LÜTFEN KULLANDIĞINIZ İÇERİKLERİN LİNKİNİ VERİNİZ.

  1. Lavinya Oz. dedi ki:

    “Hakikatin nuruna sırt çevirmiş düşünceler…Bir güneşi yok sayıp gecenin karanlığında kendi ışıklarına güvenen ateş böcekleri gibi.Yalnızca kendileri ve etrafındaki bir kısım hısım nemalanır.Fani bir küçük ışıktan nemalanmak, ne yavan! Hepsinin ömrü güneş doğana kadardır.”

    Harika!

  2. Yusufener dedi ki:

    mealden biraz ilhamın yardımıyla 🙂 eyvallah ablam..

  3. nelliy dedi ki:

    Güneşi unutup, Ateş böceklerine takılmak…

    Artık pek çoğumuzun yaptığı bu değil mi?O, şu bu diye ayrım yapamıyorum bile. Herkes değişti zamanla birlikte kirlendi…Yüreğinize sağlık

You must be logged in to post a comment.